Ama aslında Sarah Jones sadece 18 dakikamız olduğunu söyledi.אבל בנוסף לכל, שרה ג'ונס אמרה לי שיש לי רק 18 דקות.
Ama aslında Sarah Jones sadece 18 dakikamız olduğunu söyledi.لكن بالإضافه إلي ذلك ، تعلمون، ساره جونز أخبرتني أن لدينا 18 دقيقه فقط.
Ama aslında Sarah Jones sadece 18 dakikamız olduğunu söyledi.で、私はえ、緊張しなきゃいけないかしら、きっとそっちのほうがいいかも
Aslında videoyu sonlandırmam için birkaç dakikam kaldı. -절벽 문제, 아 시간이 얼마 없으니까
- Aslında videoyu sonlandırmam için birkaç dakikam kaldı. -V tom příkladu, který jsem počítal pár videí zpět, jsme měli útes... počkat, už mám jen minutu.
Aslında videoyu sonlandırmam için birkaç dakikam kaldı. -היה לנו צוק - בעצם, נשארה לי רק דקה בסירטון הזה.
Aslında videoyu sonlandırmam için birkaç dakikam kaldı. -كان لدينا منحدر -- في الحقيقة لدي دقيقة واحدة فقط باقية في هذا الفيديو
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Chỉ còn vài phút nữa là còn có thể chắc chắn kích nổ quả bom đó từ xa!
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Il reste peu de temps pour déclencher la bombe.
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.In izgubili smo radijski signal.
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Ne-au mai rămas doar câteva minute ca să detonăm bomba.
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Изтича времето за дистанционна детонация.
Ben de öyle. Hadi. Bir dakikamız var.Nigeryjczykiem, do cholery!
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.Cred ca mai am un minut si jumatate.
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.제 생각엔 한 1분 30초쯤 시간이 있는 것 같습니다.
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.Credo di avere un altro minuto e mezzo.
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.Creo que tengo un minuto y medio.
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.Eu penso que eu tenho mais um minuto e meio.
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.Ich glaube ich habe noch eineinhalb Minuten.
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.Ik denk dat ik nog anderhalve minuut heb.
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.Minulla taitaa olla enää yli minuutti aikaa videolle.
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.Tôi nghĩ rằng tôi có một phút rưỡi.
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.Wydaje mi się, że mamy jeszcze półtorej minuty.
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.Zbývá minuta a půl.
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.Νομίζω ότι έχω μια άλλη ενάμιση λεπτό.
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.Мисля, че имам около една минута и 30 секунди.
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.أعتقد أنه لدي دقيقة ونصف
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.初級対数に入る準備はできましたね。
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Ani na okamžik toho nelituji.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Egy percet sem sajnálok.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."En kadu hetkeäkään.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Ich bereue keine Minute.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Ik heb geen seconde spijt.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Jeg har ikke et minuts beklagelse.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Je n'ai aucun regret.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Neľutujem ani minútu.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Niti malo mi ni žal.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Non ho un singolo minuto di rimpianto.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Nu regret nicio clipă.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum. Olağanüstü bir tecrübe idi.""Foi uma experiência gloriosa."
"Bir dakikama bile üzülmüyorum. Olağanüstü bir tecrübe idi.""Jag ångrar inte en minut, det var en underbar upplevelse."
"Bir dakikama bile üzülmüyorum. Olağanüstü bir tecrübe idi.""한 순간도 후회한 적 없죠. 영광스런 경험이었어요."
"Bir dakikama bile üzülmüyorum. Olağanüstü bir tecrübe idi." Olağanüstü!"אין לי דקת חרטה. זאת הייתה חוויה מופלאה." מופלאה!
"Bir dakikama bile üzülmüyorum. Olağanüstü bir tecrübe idi.""Беше великолепно."
"Bir dakikama bile üzülmüyorum. Olağanüstü bir tecrübe idi."انا لا املك اي دقيقة ندم . لقد كانت تجربة مبهرة !
"Bir dakikama bile üzülmüyorum. Olağanüstü bir tecrübe idi."栄光ですって!彼が言うべきことは
"Bir dakikama bile üzülmüyorum.Ten facet nie mówi:
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Tidak semenit pun saya menyesalinya.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Tôi không hối tiếc lấy một phút.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Δεν το μετανιώνω ούτε στιγμή.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Я не сожалею ни о единой минуте.
"Bir dakikama bile üzülmüyorum."Я не шкодую ані секунди.
Bir dakikamız falan var.약 1분정도 시간이 남았는데요.
Bir dakikamız falan var.Ci resta ancora circa un minuto.
Bir dakikamız falan var.Il nous reste environ une minute.
Bir dakikamız falan var.Mai avem aproximativ un minut.
Bir dakikamız falan var.Tenemos aún como un minuto
Bir dakikamız falan var.We hebben nog ongeveer een minuut over.
Bir dakikamız falan var.Wir haben noch etwas eine Minute.
Bir dakikamız falan var.Została może minuta.