Ana içeriğe geç
Sözlük

dakikada ile cümle

dakikada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüzden avlanma sırasındaki koşusu genellikle bir dakikadan daha kısa sürer.In de jachtwereld is een rompbevrachting meestal voor een kortere periode.
Seyirciler stadyumu yaklaşık 8-10 dakikada boşaltabilmektedir.De jongen kunnen na 6 tot 8 maanden uitvliegen.
Her iki dakikada namlu değiştirerek yapılabilecek atış sayısı dakikada 200 mermidir.In crisissituaties kan men 20 schoten per minuut uitvoeren.
Hasta tedaviye iyi şekilde yanıt vermiyorsa, enjeksiyon 5 ila 15 dakikada bir tekrarlanabilir.De injectie kan om de 5 tot 15 minuten herhaald worden als de patiënt niet goed op de behandeling reageert.
Mallenco, Alman oyuncu Miroslav Klose'yi 37. dakikada kırmızı kart göstererek ihraç etmiştir.Bonucci krijgt van de Roemeense scheidsrechter Ovidiu Haţegan in de 73ste minuut een rode kaart.
71. dakikada yerini Luis'e bıraktı.Hij viel na 71 minuten in voor Luka Modrić.
"Team", dakikada 100 vuruşluk bir tempoyla ilerler.Ieder team begint met een penalty tijd van 0 minuten.
Havalimanı itfaiyesi yangını 10 dakikada söndürdü.Binnen 10 minuten stond het gehele passagiersdek in brand.
Trenler, yoğun saatlerde iki ile beş dakikada bir kalkar.Doorgaande treinen leggen de afstand af in 2 uur en 15 minuten.
63. dakikada yerini Mauro Díaz'a bıraktı.Hij viel na 63 minuten in voor Diego Rodríguez.
Bu maçta son 28 dakikada oynamıştır.Hij speelde die wedstrijd 72 minuten.
Zirve tork, dakikada 1500 devirde oluşur.Het brengt 1500 beelden per minuut over.
5 dakikada iki gol yemesine rağmen Arsenal karşılaşmayı deplasmanda 2-3 kazanmasını bilmiştir.Na twee tegengoals in de eerste vijf minuten won Arsenal de wedstrijd met 2-3.
Toplam 5 maçta, her biri 10 dakikadan az forma şansı buldu.De vijf wisten lang een voorsprong van boven de 10 minuten te halen.
Sözel bölüm 75 dakikada cevaplanması gereken 41 sorudan oluşur.De test beslaat 75 minuten en 41 vragen.
Staddan dakikada 9.552 seyirci çıkabilir.In het stadion kunnen 35.212 toeschouwers.
11,000 biletin tamamı 20 dakikada satıldı.De 120.000 kaarten waren in slecht enkele uren uitverkocht.
Sinüs taşikardisi, kalbin dakikada 100'den çok atmasıyla nitelendirilen bir bozukluktur.Een tachycardie is een hartritme waarbij het hart klopt met een frequentie van meer dan 100 slagen per minuut.
Köyün bir ucundan diğer ucuna 15 dakikada gezilebilmektedir.Het ligt op een kwartier rijden van de rest van het resort.
Dakikada 6000'den fazla mermi ateşleyebilir.Dit kanon kan 3000 granaten per minuut afvuren.
Ancak 74. dakikada sakatlanıp oyundan çıkmak zorunda kaldı.Hij raakte in die wedstrijd geblesseerd in de 74 minuut.
Tecrübeli bir Mors operatörü, dakikada 40'ın üzerinde kelimeyi okuyabilir.Ter vergelijking, een handbediende morsetelegraaf haalde in die tijd maximaal 40 woorden per minuut.
Apollo 15’in Ay Taşıtı 3 saat 2 dakikada toplam 27,8 km aldı.Met de eerste maanwagen (Apollo 15) werd in ruim drie uur tijd een afstand van 27,8 km afgelegd.
Beşikdüzü şehir merkezinden yürüyerek 60 dakikada zirveye ulaşılmaktadır.Van daaruit kan men in 10 minuten naar de top wandelen.
67. dakikada ise İbrahim sahneye çıktı.Hij kwam in de 67e minuut in het veld voor Mats Seuntjens.
Ancak bu tüfeklerle dakikada sadece iki kez ateş edilebiliyordu.En het kon maar twee keer per minuut vuren.
Şahsi aracla takribi 15 dakikada bilecik merkeze ulaşılmaktadır.Overgeven kan op deze map al na 15 minuten.
Ancak iyi bir maç çıkaramadı ve 53. dakikada oyundan çıktı.Hij wist echter geen grote resultaten te behalen en eindigde als vijftiende in het kampioenschap.
Niagara Şelalesi'nden yarım dakikada 168.000 m³ su akar.Hij won in 2006 de marathon van Nairobi op 1600 meter hoogte.
66. dakikada Emre Aşık'ın yerine girdi.In de 63ste minuut verving hij Teemu Pukki in de spits.
78. dakikada Marc Albrighton'a yerini bıraktı.Wszedł w 78 minucie na miejsce Marca Albrightona.
Oksijen konsantratörleri, dakikada beş litreye kadar üretim yapabilmektedir.Generator OGS może wyprodukować w ciągu dnia około 5 kg tlenu.
Bu yüzden avlanma sırasındaki koşusu genellikle bir dakikadan daha kısa sürer.Polowanie zazwyczaj kończy się w ciągu minuty.
Uluslararası yarışmalarda her taraf kendine verilen 73 dakikada tüm atışlarını tamamlamalıdır.Podczas międzynarodowych rozgrywek drużynom przyznawane są 73 minuty na wykonanie wszystkich rzutów.
Usta bir arbalestli dakikada iki ok atabilir.Wykwalifikowany arbalestier (arblaster) mógł wystrzelić dwa bełty w ciągu minuty.
89. dakikada oyuna girdi.Wszedł w 89. minucie spotkania.
Maçta Sebastian Svärd'in yerine 69. dakikada oyuna dahil oldu.Został wprowadzony na boisko w 69. minucie tego meczu za Sebastiana Svärda.
11. dakikada, Almanlar maçın ilk köşe vuruşunu kullandı.W jedenastej minucie Niemcy zyskali pierwszy rzut rożny.
Varsayılan zaman kayması 5 dakikadan fazla olmamalıdır.Według domyślnej konfiguracji, różnica czasu powinna wynosić nie więcej niż 5 minut.
Ana sorun silahın sadece dakikada 120 mermi atmasıydı.Szybkostrzelność pojedynczego działa wynosiła 120 pocisków na minutę.
Kalp, insanlarda dinlenme ânında dakikada 60-80 kez tüm vücuda kan pompalayan güçlü bir pompadır.60 – 80 razy i z każdym uderzeniem wyrzuca krew do naczyń tętniczych.
2. yarıda İtalya 57. dakikada son oyuncu değişikliğini yaparak Thiago Motta'yı oyuna aldı.W 67. minucie tego meczu zmienił Thiago Mottę.
Evra maçta 85 dakikadan fazla oynamıştı.Na boisku przebywał do 85 minuty meczu.
İstediğiniz Kişiye 8 dakikada Nasıl Evet Dedirtirsiniz?.Rumun przegrał przez TKO w 8 r.
81. dakikada Tranquillo Barnetta'nın yerine oyuna dahil oldu.W 83. minucie tego meczu zmienił Tranquillo Barnettę.
Bölüm her bir turu kırkyedi dakikada tamamlamaktadır.Każda z kobiet przesuwa wskazówkę o minutę.
Bir tam oyun süresi ortalama 30 dakikadan fazla sürer.Maksymalny czas gry wynosi 30 minut.
Beşikdüzü şehir merkezinden yürüyerek 60 dakikada zirveye ulaşılmaktadır.Stamtąd, na szczyt dociera w ciągu 5 minut kolejka elektryczna.
75. dakikada Carlos Tevez'in yerine oyuna girdi.Kun zastąpił Carlosa Teveza, w 65 minucie spotkania.
Maçta son on dakikada yer aldı.Tercje w meczach trwały po 10 minut.
İlk olarak, her bir sahne iki dakikadan daha kısa sürdü.Dawniej był o 2 minuty krótszy.
Uygulama yaklaşık olarak 25 dakikada tamamlanır.Jego typowe wykonanie trwa około 25 minut.
Türbin dakikada 3000 devirle dönmektedir.Wirowanie prowadzi się przy 3000 obrotach na minutę przez ok.
Maçın ilk golü 18. dakikada Hollanda adına geldi.Dopiero w półfinałowym meczu z Holandią pojawił się na boisku w 82 minucie.
79. dakikada eşitlik tekrar bozuldu.Dopiero w 93. minucie Real zdołał wyrównać.
Bu üç dakikadan daha fazla sürmeyecek.To nie zajmie więcej niż trzy minuty.
Bu üç dakikadan daha fazla sürmedi.To nie trwało więcej niż trzy sekundy.
Birkaç dakika içinde kademeli olarak ortaya çıkar ve genellikle 60 dakikadan daha kısa sürer.Dessa uppträder successivt under ett antal minuter och pågår vanligtvis i mindre än 60 minuter.
Bir dakikada en çok: 38 mm (1,5 in); Barst, Guadeloupe, 26 November 1970.Rekordet under en minut är 38 mm i Barst, Guadeloupe 26 november 1970.
Andrés Iniesta'nın yerine 92. dakikada girdi.Han byttes in för Andrés Iniesta i den 76:e minuten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod