Ana içeriğe geç
Sözlük

dakika ile cümle

dakika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Uçak sabah 11.00'de havalandı; planlanandan otuz dakika daha sonra.The plane took off at 11:00 a.m; thirty minutes later than scheduled.
Yaklaşık on dakika önce babam eve geldi.Father came home about ten minutes ago.
Yürüyerek on beş dakika.It's fifteen minutes on foot.
Annem on dakika önce evden ayrıldı.My mother left home ten minutes ago.
Ona bir dakika beklemesini rica ettim.I asked her to wait a minute.
On dakika içinde katılacağım.I'll join in ten minutes.
Her sabah on dakikalık oda toplantısı yaparız.We have a homeroom meeting for ten minutes every morning.
Çalar saat on dakika ileri.The alarm clock is ten minutes fast.
Postane buradan birkaç dakikalık yürüme mesafesindedir.The post office is a few minutes' walk from here.
Yumurtalarımı iki dakika kaynatır mısınız lütfen?Would you please boil my eggs for 2 minutes?
Tren on dakika içinde hareket edecek.The train leaves in ten minutes.
Tren on dakika rötarlı geldi.The train arrived ten minutes behind schedule.
Tren 30 dakika gecikti.The train is 30 minutes overdue.
Trenin beş dakika içinde hareket etmesi bekleniyor.The train is supposed to leave in five minutes.
Trenin beş dakika içinde gitmesi gerekiyor.The train is supposed to leave in five minutes.
Tren bugün on dakika geç kaldı.The train is ten minutes behind today.
Tren on dakika geç vardı.The train arrived ten minutes behind time.
Son dakikaya kadar bekledim.I waited until the last minute.
Coşku içerisinde, 30 dakikalık bir show-zamanı çok çabuk geçti.In all the excitement the 30 minute show-time passed in a flash.
Her zaman olduğu gibi, bu defa da son dakikada çalıştım.This time, the same as always, I crammed at the last minute.
Sana sadece 10 dakika ayırabilirim.I can spare you just 10 minutes.
Tren beş dakika içinde hareket ediyor.The train leaves in 5 minutes.
Otobüs, on dakika geç geldi.The bus arrived ten minutes late.
O, tam kapanmadan önce, o son dakikada dükkâna gitti.He went to the store at the last minute, just before it closed.
Konuşma otuz dakika sürdü.The speech lasted thirty minutes.
Diğerleri birkaç dakika içinde gelecek.The others will arrive in a few minutes.
Tabağını üç dakika içinde bitirmezsen tatlı almayacaksın.If you don't finish your plate in three minutes, you won't get dessert.
O, beni 30 dakika bekletti.She kept me waiting for 30 minutes.
O, 30 dakika içinde karşı tarafa vardı.She got to the other side in 30 minutes.
O, 10 dakika içinde diğer tarafa vardı.She got to the other side in 10 minutes.
10.30 trenine bindim. Ancak o on dakika geç kaldı.I took the 10:30 train. However, it was ten minutes late.
Yoğun kar yüzünden, Pekin uçağı 20 dakika geç geldi.Because of heavy snow, the plane from Beijing arrived 20 minutes late.
Saat 1.00'de öğle yemeği yiyeceğiz. Başka bir deyişle, 10 dakika içinde.We're going to lunch at 1 o'clock. In other words, in 10 minutes.
Beni bekle. Bir ya da on dakika içinde orada olacağım.Wait for me. I'll be there in a minute or ten.
Muhtemelen sana yedi dakika verebilirim.I can probably give you seven minutes.
On dakika içerisinde orada olacak.He'll be there in ten minutes.
Beş dakika daha bekleyelim.Let's wait for another 5 minutes.
Bir dakika...Just a moment ...
Her on dakikada bir otobüs kalkar.Buses run every ten minutes.
Bir dakika sonra geri gelir misin, lütfen?Could you come back in a minute, please?
Bir dakika bekle! Dayan!Wait a minute! Hang on!
Bir taksi tut. 5 dakika içinde gelecek.Take a taxi. It will arrive in five minutes.
Yirmi dakikalık bir gecikme var.There is a twenty minute delay.
Birkaç dakika beklemek zorunda kalacağız.We'll have to wait a few minutes.
Lütfen beş dakika bekleyiniz.Please wait five minutes.
Tren bugün 10 dakika geç kaldı.The train is 10 minutes late today.
48 saati dakikaya dönüştürürseniz, kaç dakika yapar?If you convert 48 hours into minutes, how many minutes does that make?
Otobüs on beş dakika içinde istasyona gelecek.The bus will arrive at the station in fifteen minutes.
Lütfen otuz dakika bekleyin.Please wait for thirty minutes.
Bir dakikada altmış saniye vardır.There are sixty seconds in a minute.
Kırk dakika içerisinde sınıftan çıkacaklar.They'll get out of class in forty minutes.
İstasyondan yürüyerek eve gitmek sadece beş dakika.Walking from the station to the house takes only five minutes.
Birisi bana içtiğin her sigara ömründen yedi dakika alır dedi.Someone told me that every cigarette you smoke takes seven minutes away from your life.
Nakavttan on dakika sonra,boksör yeniden bilincini kazandı.Ten minutes after the knockout, the boxer regained consciousness.
Bizim planlar son dakikada suya düştü.Our plans fell through at the last minute.
Bizim planlar son dakikada başarısız oldu.Our plans fell through at the last minute.
Birkaç dakika sonra, konuşmaya olan ilgimi kaybetmeye başladım.After a few minutes, I began to lose interest in the conversation.
Damat düğünden dakikalar önce tereddütlü idi.The groom was getting cold feet just minutes before the wedding.
Bomba, patlamadan birkaç dakika önce etkisiz hale getirildi.The bomb was defused just minutes before it would have exploded.
Bavuluma bir dakika göz kulak olabilir misiniz?Would you mind watching my suitcase for a minute?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dakika ile cümle - Sayfa 6 - dakika kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App