Bana bir dakika ver.Give me a minute.
Bu odaya girdiğim dakikadan beri gözlerimi senden ayıramadım.I couldn't take my eyes off of you from the minute I entered this room.
"Bay Ogawa ne zaman geldi?" "On dakika önce.""When did Mr Ogawa arrive?" "Ten minutes ago."
Bir dakika içinde sana hayat hikayemi anlatacağım.In a minute, I'm going to tell you my life story.
Saatim beş dakika ileri.My clock is five minutes fast.
Bir nöbet yaklaşık beş dakika sürer.A bout lasts about five minutes.
Hiçbir günahkar bir vaazın ilk yirmi dakikasından sonra hiç kurtarılmaz.No sinner is ever saved after the first twenty minutes of a sermon.
Soran beş dakika bir aptaldır fakat sormayan her zaman bir aptal kalır.He who asks is a fool for five minutes, but he who does not ask remains a fool forever.
Bir boksörün nakavt edildikten on dakika sonra bilinci yerine geldi.A boxer regained his consciousness ten minutes after he was knocked-out.
Her on beş dakikada bir kez karıştırın.Stir once every fifteen minutes.
Taze kahve bir dakika içinde hazır olacak.Fresh coffee will be ready in a minute.
Tom beş dakika önce çıktı.Tom left five minutes ago.
Tom'un treni beş dakika önce ayrıldı.Tom's train left five minutes ago.
Neredeyse bitirdim. Bana sadece bir dakika ver.I'm almost done. Just give me a minute.
Ondan on dakika uzaklıkta yaşıyoruz.We live ten minutes away from him.
Bir yumurtayı kaynatmak yaklaşık on dakika sürer.It takes about ten minutes to boil an egg.
İnsanlar normalde dakikada 12 ile 20 kez arası nefes alır.People normally breathe 12 to 20 times a minute.
Köpekler yaklaşık olarak dakikada otuz kez nefes alır.Dogs breathe approximately 30 times a minute.
Sadece bir dakika bana yardım edebilir misin?Can you help me for just a minute?
Bir saatte altmış dakika vardır ve bir dakikada altmış saniye vardır.An hour has sixty minutes, and a minute has sixty seconds.
Benim doğduğum yer büyük bir şehre yaklaşık 20 dakikalık mesafede yer almaktadır.My hometown is located about 20 minutes from a large city.
O zaman hala beş dakika daha uyuyabilirim.Then I can still have five more minutes of sleep.
Bir dakika bekle.Wait a minute.
Koşmaya başlamasından sonra beş dakika olmamıştı ki bir kayaya takılıp düştü.Not five minutes after he started running, he tripped on a rock.
Tren 30 dakika gecikiyor.The train is 30 minutes late.
On beş dakika daha ve burada kalmayacağım.Fifteen more minutes and I'll be out of here.
Gelecek beş dakika önceydi.The future was five minutes ago.
Saatim beş dakika geri kalmış.My watch is five minutes slow.
İki dakika içerisinde arabamızın benzini biter.Our car will run out of petrol in 2 minutes.
Ben sadece birkaç dakika ile treni kaçırdım.I missed the train by only a few minutes.
Sen şanssızdın; Sen ayrıldıktan beş dakika sonra geri döndüm.You were unlucky; I came back five minutes after you'd left.
İstasyona yürümek on dakika alır.It takes 10 minutes to walk to the station.
On sekiz dakika sonra, savaş sona erdi.Eighteen minutes later, the battle was over.
Lusitania 18 dakika içinde battı.The Lusitania sank in 18 minutes.
Kalabalık birkaç dakika alkışladı.The crowd applauded for several minutes.
Başkan Jackson birkaç dakika sonra gitti.President Jackson left a few minutes later.
Birkaç dakikalığına, tam bir sessizlik vardı.For a few moments, there was complete silence.
Shepard sadece yaklaşık on beş dakika uzayda kaldı.Shepard remained in space only about 15 minutes.
Shepard yalnızca 15 dakika kadar uzayda kaldı.Shepard remained in space only about 15 minutes.
Truman, Beyaz Saray'a dakikalar içinde ulaştı.Truman arrived at the White House within minutes.
Bir saatte altmış dakika vardır.An hour has sixty minutes.
Biz birkaç dakikadır buradayız.We've been here for a couple of minutes.
Oyuncularımızdan biri maç başladıktan sadece beş dakika sonra bir gol attı.One of our players scored a goal just five minutes after the match started.
Saatim on dakika ileri.My watch is ten minutes late.
Birkaç dakika gidebilir miyim?Do you mind if I leave for a few minutes?
Lütfen bu konuda düşünerek birkaç dakika harcayın.Please spend a few minutes thinking about this.
16 dakikada kaç cümle ekleyebilirim, merak ediyorum... Deneyelim ve görelim!How many sentences can I add in 16 minutes, I wonder... Let's try and see!
Ortalama bir kişi bir dakikada kaç kez göz kırpar?How many times a minute does the average person blink?
Lütfen bir dakika bekleyin ve telefonu kapatmayın.Please wait a moment and don't hang up.
Az önce kalktım. Hazırlanmam için bana birkaç dakika ver.I just got up. Give me a few minutes to get ready.
Son dakikaya kadar ev ödevimi ertelememiş olmam gerektiğini biliyordum.I knew I shouldn't have put off doing my homework until the last minute.
Birkaç dakika içerisinde hazır olacağım.I'll be ready in a few moments.
Hazır olsan da ya da olmasan da, sınav on dakika içinde başlar.Ready or not, the exam begins in ten minutes.
Hazır olsanda olmasanda sınav on dakika içinde başlar.Ready or not, the exam begins in ten minutes.
Hazır ol ya da olma, beş dakika içinde sahnede olmamız gerekiyor.Ready or not, we have to be on stage in five minutes.
Doktor bir dakika içinde burada olacak.The doctor will be here in a minute.
Bu saatin tamir edilmesi gerekiyor. O günde 20 dakika ileri gidiyor.This watch needs to be repaired. It gains 20 minutes a day.
Bu saatin onarılması gerekiyor. O günde 20 dakika ileri gidiyor.This watch needs to be fixed. It gains 20 minutes a day.
Bir dakikan var mı?Do you have a moment?
Bir dakika bekle, benim çamaşır tamam, çamaşırı asmaya gideceğim.Wait a minute. The wash is done. I'm going to hang out the laundry to dry.