Bu, yaptığım videoların en uzunlarından biri oldu. - 17 dakikaya yaklaştım.And I realize, this is probably one of longest videos I've done. I'm pushing 17 minutes.
Kadın bir dakika düşündükten sonra yanıt verdi:And she thought for a minute and said,
Bes dakika surer.Takes five minutes.
Kuliste 18 dakikam olduğu söylendi.I was told backstage that I have 18 minutes.
Ben sadece 15 dakika hazırladım.I only prepared 15.
Yani sizin için de uygunsa 3 dakika beklemek istiyorum.So if it's cool, I'd like to just wait for three.
Şunu okumanızı istiyorum çünkü bir dakika içinde buna geri döneceğiz.I want you to read this, because we're going to come back to it in a moment.
Ve evet siz dört dakika içinde dijital olarak arşivlendiniz.So you have been digitally preserved in about four minutes.
Ardından, 3 dakikadan sonrasına bakınThen, look at that after three minutes.
Kalp ritminiz düzensizleşir ve 45 dakika sonra olan budur.Your rhythm becomes irregular, and that's what happened 45 minutes later.
Bunu bir dakikalığına durdurmak istiyorum çünkü film çok kötü yapılmış.I want to stop it for a second because the movie is very badly made.
"Evet, sanırım içeri gelebilirim, fakat yalnızca bir dakikalığına.""Yeah, I guess I could come inside, but only for a minute."
Haydi size bir dakika önce gösterdiğim sorulara geri dönelim.Let's go back to the questions I posed you a moment ago.
Bunları söylemişken, bu konuşmamı yaklaşık 5 dakika önce hazırladım.Having said that, I outlined my talk about five minutes ago.
Tam hazırdım ki, bütün o düzeneği burada kurmak 10 dakika alıyor!I'm all set to do it, but then it turns out that to set up here, you have like 10 minutes to set up!
Bunu kesinlikle 10 dakika önce kullanmış olabilirdim.I could totally have used this 10 minutes ago.
Aslında, büyüyen parazit birkaç dakika sonra dışarda.The birth is almost complete.
Sadece 75 dakika...75 minutes.
Bir dakika bunu farklı bir renkle yazayım..Let me write that in a different color, just really for the sake of it.
Ve sonra diyecek ki ' Dur bir dakika, karşımdaki bunları almayı gerçekten çok istiyor'And he'd say, "Wow, there's this guy over there who really wants to buy it."
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.I can read 7000 words per minute; I also have an excellent memory.
- Bir dakika.- Just a minute.
- Beş dakika sonra aşağıda buluşalım.I'll meet you downstairs in five minutes. Thank you.
Ahh bir dakika bekle...- Ah, wait a moment then... - No...
Bir dakika. Burada neden "a" üssü "ne eksi 2" var?What-- is this a to the-- why did I write a to n minus 2 there?
Şu anda YouTube'ye dakika başına 48 saat video yüklenmekte.Right now there are 48 hours of video being uploaded to YouTube every single minute.
Bana bir dakika müsade edebilir misin? Menejerimle konuşmam lazım.You think you can give me a minute?
Bıraktığım yerden devam edeyim ne yapayım o zaman sadece 18 dakikam vardı.So I want to pick up from there because I only had 18 minutes, frankly. (Laughter)
Sevdiğiniz işi yaparken bir saat beş dakika gibi gelir.You know this, if you're doing something you love, an hour feels like five minutes.
Ruhunuzla uyuşmayan bir iş yaparken ise beş dakika saatler kadar uzun gelir.If you're doing something that doesn't resonate with your spirit, five minutes feels like an hour.
Bir buçuk dakikam daha olması lazım.I think I have another minute and a half.
- 5-6 dakika sürecektir.But I will do it. It'll probably take five or six minutes.
Olduğumuz pozisyonda beş dakika kalacağız ve sonra tekrar hareket edeceğiz ve çıkacağız.We're gonna hold that for five minutes, and then we're gonna unfreeze and we're out.
-Hayır, çünkü şu adam bir kaç dakika önce elindeki kağıtları düşürdü.-No, 'cause this guy just dropped his papers a couple minutes ago.
Bir dakika kadar önce.About a minute ago.
Bir dakikalığına geri adım atalım.Okay, step back a minute.
Sadece 5 dakika sürüyorI have got a workout for you today, 5 minutes, that s all it takes.
Ama 5 dakika, biz bugün bunu yapacağız.Just kidding! But, 5 minutes, this is how we are going to do it today.
Yaklaşık bir dakika sürdü.It was remarkable.
Şimdi bir dakikanızı ayırın ve bu sonuçları doğrulayın.So, take a moment to just verify those.
30 dakikalık şekerlemeler genellikle yalnızca ilk basamaklara girebilmenize izin verir.Naps 30 minutes in length generally only allow time to enter these first stages.
Her dakikam bir eziyet.My every moment.
Sadece bir dakika lütfen! Türkçe Çeviri:PAEDAGOGJust one moment, please.
Böylece planlama yapmak, o dakika gerektirmektedir.It requires minute planning so that...
Ve muhtemelen 10 dakika falan oradaydık, ta ki müdürler 911'i arayana kadar.And we were there probably 10 minutes before the managers decided to dial 911.
(Alkış) 20 dakikadır oradaydık; mağazadan çıktığımız için mutluyduk.(Applause) So we had been there for 20 minutes; we were happy to exit the store.
Gelecek 14 dakika içinde yada her neyse, bir şeyler hissedebilir misiniz?For the next 14 minutes or whatever it is, will you feel stuff?
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.It says I have two minutes left, so we can't do this.
On dakika daha.Ten more minutes.
Yaklaşık olarak, ortalama, üç buçuk dakika daha yavaş.Answer:
Üç buçuk dakika daha yavaş.3.5 min longer.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.He was underneath, not breathing for 45 minutes.
Nefesimi ilk tutma denemem 1 dakika bile sürmedi.In my first attempt to hold my breath, I couldn't even last a minute.
Bilirsiniz, tek bir nefesle 4 dakika aşağıya iniyorlar.You know, because they go down for four minutes on one breath.
Nefesimi 44 dakika tutuyordum. Yani arındırma yapıyordum,So, basically what that means is I would purge,
Yani bu 52 dakikanın içinde toplam sekiz dakika nefes alıyorsunuz.Out of 52 minutes, you're only breathing for eight minutes.
4 aylık idman sonunda nefesimi yedi dakika üzerinde tutuyordum.In four months of training, I was able to hold my breath for over seven minutes.
Ve yedinci dakikada o korkunç nöbetler başladı.And by seven minutes I had gone into these awful convulsions.
7 dakika 30 saniyede beni çıkarıp hayata geri döndürmeleri gerekti.And by seven minutes and 30 seconds, they had to pull my body out and bring me back.
Bu dünya rekoru Guiness'te 13 dakika olarak kaydedilmiş statik apne rekoru denemesiydi.This was a different record.