Bu fotografi kurarken, insanlar oglen yemegi icin oratalama 8-10 dakika harciyorlardi.While setting up this shot, people on average would spend eight to 10 minutes having a lunch.
İşte Andy'nin teorisi. [Gelecekte, herkes 15 dakikalığına dünya çapında ünlü olacak.][In the future, everybody will be world famous for 15 minutes.]
Ya eğer 15 dakikalığına anonim olacaksınız?What if you're only going to be anonymous for 15 minutes?
Ve bir dakika içerisinde,bunu inceleyeceğiz.And in a minute now, I'm going to put this map into motion.
Yalnızca 15 dakika kaldı.There are only fifteen minutes left.
Bildiğiniz gibi, on dakikada anlatıyoruz, anlaması çok zor konular değil. .You know, we show it in 10 minutes, so it's not this impossibly hard thing to understand.
(Kadın) Bir dakikaya oradayım tatlım.(Woman) I'll be ready in just a minute, darling.
Bir dakika dışarıda konuşabilir miyiz?Can we talk outside for a moment?
Gözlerimizi yalnızca bir dakikalığına kapatırız ve bir çok yeni fikirle açarız.We just close our eyes for a minute we all come back with a lot of new ideas.
Bir kaç dakika sonra Patrick geliyor.A few minutes later, Patrick arrives.
O dakika değişiyor.He is changing by the minute.
Burada bir dakika olacak.He will be here any minute. So we are just gonna stand here and wait all day or what?
Bir dakika önce ne olduğunu bilmiyordum hakkında, şimdi biliyorsunuz.A minute ago you did not know what is all about, now you know.
Ve belki de bir dakika için şimdiye kadar çalıştırdıysanız scaliest sessizlikleri biri vardı karşı.And for perhaps a minute there was one of the scaliest silences I've ever run up against.
Ben tek başıma onunla bir dakika vardı olabilirdi diledi.I wished I could have had a minute with him alone.
"Ve daha sonra her dakika," dedim."And getting later every minute," I said.
Her dakika doğan kimse yok. " >There is one born every minute." >
Ahmet'in eve gitmesi 39 dakika sürmektedir.So let's draw a time line and then think about what has to happen here.
CA: Peki bize çok hızlı bir son dakika hikayesi anlatın; İzlanda'da ne oldu?So just tell us, very quickly in the last minute, the story: what happened in Iceland?
Ve ulusal televizyon kanalı yayına girmesine beş dakika kala men edildi.And the national TV station was injuncted five minutes before it went on air,
Bunlara, umuyorum ki, önümüzdeki 18 dakikada değineceğim.All of this I'm going to get to in the next 18 minutes, I hope.
Önümüzdeki birkaç dakika, hepimiz deniz sülüğünün seviyesine çıkacağız.The next few minutes is, we're all going to get raised up to the level of a sea slug.
Kusura bakmayın, bir dakika.I'm sorry. Just a moment.
Ne zamanki 3 ziyaret oldu 3 ziyaret 5 dakikada sonra studio bile yapılmamıştıIn that time, there were three visits.
Profesör Nam... ...bir dakika konuşabilir miyiz?Professor Nam, can you see me for a moment?
2 dakika) (Kahkahalar)Moderator: Two minutes. (Laughter)
Tamam, bir dakika izin verin, ekibe teşekkür edeyim.All right, let me just take a moment and thank the team.
Birkaç dakikam kaldı.So I have a couple minutes.
Bu 1 dakika 59 saniye burası 3:19.This is a minute 59. 3:19.
1 dakika sonra başlayacak.1 minute to go.
Ne kadar vakit var? Bir dakikadan az! Tamam.How much time?
Dakikasında, tam şu an'da. -Burada.Instantly, just now.
Ve buradaki tüm bu kristaller mikroskop altında birkaç dakika önce öldüler, canlı gibi görünüyorlar.And all these crystals here under the microscope were dead a few minutes ago, and they look alive.
Bu yüzden bir kimyager olarak demek istiyorum ki, "Bir dakika.So as a chemist, I wanted to say, "Hang on. What is going on here?
R:Evet,hala buradasın.1 dakika sonra burada olacağız.Pekala.Yes, you are still here. And we will be for a minute. Okay.
Bu aslında lise öğrencilerine iki saatte yaptığım sunumun, üç dakikaya indirilmiş hali.This is really a two-hour presentation I give to high school students, cut down to three minutes.
Geliyorlar. Arabayla 10 dakika sürer gelmeleri. Nasıl olsa oturduğumuz yeri biliyorlar.He's on his way; it won't take him ten minutes by car
Pekala konumumuz 62 derece 0 dakika ve 33 saniye.So our position is 62 degrees 0 minutes and 33 seconds.
Tam bir acemi araçları dokunmaktan ve eser ofset dakika içinde ayarlamaA complete novice will be touching off tools and setting work offsets within minutes
20 dakikadır duş alıyordu.And he was having a shower for 20 minutes.
Bu, yaklaşık her 15 dakikada bir kişi anlamına geliyor.That means one about every 15 minutes.
Bu konuda birkaç dakika sonra konuşacağız.You'll hear more about this in a few minutes.
Bunları dakikası 1500 ile 800 dolar arasında bir para için üretiyorlar.They're producing things for between 1,500 and 800 dollars a minute.
Bir dakika sonra patastes cipsi yemek ne kadar hoşuna gidecek?How much will you enjoy eating potato chips one minute from now?
[Yedi haftadaki dakika sayisini basan bir Python programi yaziniz.][Write a Python program that prints out the number of minutes in seven weeks.]
Bir dakika tut şunu.BF: Yeah, hold this a minute.
Bu bizim "Yedi Dakikalık Terör" diye adlandırdığımız birşey.That's what we call the seven minutes of terror.
Ve EDL de yaklaşık olarak 7 dakikalık bir mesafede.And EDL itself is all over in a matter of seven minutes.
Öğretmenim, bir dakika bekleyin lütfen.Teacher, Wait a moment please.
Bir dakika bekle!Wait a moment!
Şimdi bir kaç dakikanızı alıp size sistemin nasıl çalıştığını göstermek istiyorum.So what I'd like to do is take a couple minutes and show you, actually, how it works.
Ya da... ya da bir kaç dakika?Or...
Risk al biraz Dur bir dakikaWhoa, wait a minute.
İnsanların hayatta ihtiyaç duyabilecekleri birçok şey 5 ya da 10 dakika uzaklıkta olabilir.Most of what people need in life can be within a five- or 10-minute walk.
Yani insanların en çok istediklerini 20 dakikalık yürüyüş mesafesi içinde sağlıyoruz.So provide most of what most people want within that 20-minute walk.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.And that's this piece of metal I'm going to be talking about in a minute.
İki dakika içinde beş hipotezi deneyebilen bu zeki kelebeklerden birisi olmak nasıl bir şey?What's it like to be one of these brilliant butterflies who can test five hypotheses in two minutes?
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu."Drop carrot. Drop stick. Bring meaning."
Tipik bir balina şarkısı 15 dakika sürebiliyor.A typical whale song lasts maybe 15 minutes.
"Bakkala gidiyorum, beş dakikaya dönerim.""I'm going to the store, I'll be back in five minutes."