İki dakika rahat bırak Bay Yapışkan!Why can't you give me a minute to myself Mr. Clingy!
İlk grup, en iyisiydi, hepsini 20 dakikada çözdüler.The first group -- the best one -- solved everything in 20 minutes.
En kötüsü 45 dakikada.The worst, in 45.
Gateshead'de 10 yaşındaki bir kız 15 dakikada Hinduizmin kalbine ulaşabiliyor.Back at Gateshead, a 10-year-old girl gets into the heart of Hinduism in 15 minutes.
15 dakika sonra...Fifteen minutes later --
Bu sadece 10 dakika sürdü.This one, they took only 10 minutes.
Ve sonra, 20 dakikada doğru açılı üçgenler ekranda belirmeye başladı.And then, in 20 minutes, the right-angled triangles began to appear on the screens.
Bir sonraki 30 dakikada bunlar İzafiyet teorisine ulaşabilirler.In another 30 minutes they would reach the Theory of Relativity.
Üç dakikamız daha var.I think I have three more minutes.
Bir dakika, zayıf omurilik fonksiyonları.Wait, poor spinal capacity.
Bir dakika, bu mu gay ajandası (amacı) ya, dedim.I was like, wait, this is the gay agenda?
Şimdi bir iki dakika övünmeme izin verin,If I could brag for a second,
Bu karşılaştırma hakkında birkaç dakika düşünelim.So, let's think about this a little bit and
Hepsinin soyu tükendi. Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.Well that's not true, but we'll get to the goose in a minute.
Size göstermek istediğim o videoların bir tanesinin sonunda, bir dakika birkaç saniye sürüyor,At the end of the one I'm going to show, it's only about a minute and a couple of seconds long,
Bir dakikalığına ikonların en büyüğüne bakalım, Leonardo da Vinci.Let's look for a minute at the greatest icon of all, Leonardo da Vinci.
Durun bir dakika, Florida'daki şu adamı duydunuz mu?Now wait a minute, we heard about a guy in Florida.
Kuzey Amerika'da her 13 dakikada yeteri kadar tahta yetiştiriyor olacağız.We'll grow enough wood in North America every 13 minutes.
Ama dur bir dakika!But hang on a minute!
1 eksi 2... Bir dakika.So 1 minus 1 is 0.
Bir 15 dakika daha değil.Not for another 15 minutes.
Bu çok güzel, Bir dakika önce Moscone'u gördük. >>Sergey Brin:>>Sergey Brin: [ Cheers and Applause ] >>Sergey Brin:
Her istasyona daha çok para kazanabilmeleri için ilaveden birbuçuk dakika verdik.And we gave every station half a minute extra for advertising to earn more money.
Üç dakika içinde katlarsınız.In three minutes, you just fold this up.
O kart destesinin üçte birini bu şekilde gözden geçirmem kırk beş dakikamı aldı.It took me 45 minutes to get one inch down inside of that stack of cards.
Bu kırk beş dakika boyunca, beynimin sol yarıküresindeki kanama gitgide büyümeye devam etmekteydi.In the meantime, for 45 minutes, the hemorrhage is getting bigger in my left hemisphere.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.When we got there, 20 minutes later, we started CPR on the kid.
15 dakika sonra ambulans geldiğinde, onlara yaşayan bir kazazede teslim etmiştim.When the ambulance arrived 15 minutes later, I gave them over a patient who was alive.
Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.Our average response time today went down to less than three minutes in Israel.
Size 20 dakika verirler -- bu ikaz süresidir.They give 20 minutes -- that's a time warning.
Sonra size 10 dakika verirler.Then they give you 10 minutes.
Doktorların normalde bir hasta için 3-6 dakikası vardır. Fakat bu değişecek.And doctors usually have three to six minutes for the patients, but now this will change.
Ve eğer matematiğe dökerseniz, bu, bir dakikada 130 kişi ediyor.And if you do the math, that's 130 people every minute.
Ve umuyorum, 5-10 dakika sonra verim eğrisi hakkında birçok şey biliyor olacaksınız. -And hopefully, after about the next five or ten minutes, you will know a lot about the yield curve.
10 dakika sonra yargıç ara vereceğimizi söyledi.About 10 minutes later the judge said we would take a break.
Bir dakikalığına sahip olacağımız şeyin yeterli olacağını varsaymak istemiyorum.I don't want to pretend for a minute that what we have is going to be enough.
O halde bir dakikalığına strese yoğunlaşalım.So let's kick out on stress for a minute.
40 dakika filan kaldı.Another 40 minutes.
Bir dakika, Cyril'in de profili var.Wait a minute, Cyril's got a profile on here.
-Bir dakika bekle.- Wait a minute.
Ve bunu yapmak için 13 dakikam kaldığından, bu biraz hızlıca olacak.And given that I have 13 minutes to do this, this is going to go kind of quick.
Ama bir saatlik bir oyun oynama süresinde, 10 dakikadan daha az diyalog vardır.But in 1 hour of gameplay, you'll often have less than 10 minutes.
Anne babaların birbirlerini kötüledikleri toplantılardan haritalar ve dakikalar vardı.There were maps and minutes from meetings where the parents were slagging each other off.
13 dakikalık zamanınızı aldım.And I've taken 13 minutes of your time.
Bazılarınız, dur bir dakika, bu nasıl molekül olur, diyebilir. .And some of you might say, wait, how is that even a molecule?
Bu noktada, birkaç dakikanızı alacağım.At this point, I'll take a few moments.
(Kahkaha) Neyse, hala 15 dakikamiz var.(Laughter) So, 15 minutes left.
"Problem değil, bir dakika içinde bilecekler", demiş kız.(Laughter)
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,And they watched for a few minutes and he turned to her mother and said,
Tren, hemzemin geçide kaç dakika sonra ulaşır?In how many minutes will the train reach the crossing.
Zamanı kullanacaksak, süremiz "a" saat. Ertesi gün, kadın 50 dakika geç kalıyor.If we care about the time, a hours.
O bu kez evden, "t eşittir sıfır" zamanında çıkmıyor, 50 dakika geç çıkıyor.She leaves not a t equals 0. She leaves 50 minutes late.
Zaman birimi "saat" olduğu için, 50 dakikayı saat cinsinden yazalım.Since we're dealing with hours, let's write 50 minutes in hours.
Tren kaç dakika sonra hemzemin geçide varır?In how many minutes will the train reach the crossing?
"1 bölü 6" saat de, 10 dakikadır.There are 60 minutes in an hour, so 1/6 of that is 10 minutes.
Dakikada yaklaşık 100 kompresyon. (basınç uygulamak)About 100 compressions per minute.
5 dakika hava gitmezse beyin hasarıdır ve 10 dakikanın üzeri de ölümdür.No air for 5 minutes is brain damage and over 10 minutes is death.
- Sadece bir dakikalığına!- It'll just be a minute!
Sadece bir dakika.Just for one minute.
Aslında, sekiz dakikaya yaklaştık.Actually, we're already pushing eight minutes.