Ana içeriğe geç
Sözlük

dakika ile cümle

dakika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Elimizdeki standart bir musluk dakikada 2.5 litre su akıyor. .The current standard for low-flow showerheads is 2.5 gallons per minute.
Yani, dakikada 2.5 galon çarpı dakika miktarı. . .So it's going to be 2.5 gallons per minute times the number of minutes.
Dakika için d, galonlar için de gyazacağım.I'll say m for minutes and g for gallons.
Bir dakika sonra, 1 çarpı 2.5, 2.5 galon suyumuz oldu.So after 1 minute, 1 times 2.5, we have 2.5 gallons.
İki dakika sonra ise, 2 çarpı 2.5, 5 litre su doldu.After 2 minutes, we have 2 times 2.5, we have 5 gallons.
Dakika için d'yi kullandığımızdan, d-ekseni diyoruz.So that's the m-axis for minutes.
Bu grafikte sadece pozitif tarafla ilgileniyoruz çünkü dakika sadece pozitif olabilir. .I'm only going to deal in the positive quadrant assuming we can only have positive minutes.
Çünkü dakika, negatif olamaz. .Or you shouldn't have negative minutes.
Şimdi de, 30 galonluk bir küvetin kaç dakikada doldurulabileceği soruluyor. .Now they're asking how long will it take to fill a 30-gallon bathtub?
Kaç dakika alıyor?How many minutes does it take?
Galon başına düşen dakika miktarıyla çarpmakla aynı işlem. .That's the same thing as multiplying by minutes per gallon.
Elimizde 30 bölü 2.5 dakika kaldı.So I'm left with 30 divided by 2.5 minutes.
10 dakika mola.10 minutes break.
10 dakika sonra devam edeceğiz.We will resume in 10 minutes.
Tut şunu bir dakika.Hold onto it for just a moment.
Üzgünüm. Bir dakika burada kal.Stay for just a moment.
Youtube'un 10 dakika limiti nedeni ile bölmek zorunda kaldım.Welcome back, because I was hitting against the YouTube 10-minute limit.
Ve buraya 30 saniye kadar bakacağız. 18 dakikalık konuşmada biraz israf ama... (Gülme sesleri)We're going to look at it for about 30 seconds, which is a bit of a killer in an 18-minute talk.
Bir dakika içerisinde rezerve edilebilir olmaları gerekirdi.They'd have to be bookable in about the next minute.
Bu dakikada dünya üzerinde kaç insan coşku ve mutluluk ile dans etmektedir?How many people around the world are dancing with elation at this very minute?
Kalp atışım dakikada 61 idi. Kan basıncım, 127 ve 74 idi.My heart rate was 61 beats per minute -- my blood pressure, 127 over 74.
Peki tamam sana 5 dakika oturman için izin veriyorum.All right, you can sit down for 5 minutes.
Neyse, 9 dakikayı doldurdum.Anyway, I realize I've already pushed 9 minutes.
Bir dakika, nesin sen, sosyal hizmetler görevlisi mi?Hold on a second, what are you, some kind of outreach social worker?
- Bitmesi lazým, 38 dakika oldu.- It has to be over, 38 minutes. - Wow.
Selam, bir dakika...Hi, could we...?
Yani bir dakika susar mýsýnýz?So can you all just shut it for a minute?
Bir dakikamız falan var.We've got about a minute left.
Ve bütün bunları 18 dakika içinde yapacağımıza söz veriyorum.And we're going to do all of that in 18 minutes, I promise.
Böylece 18 dakikam doldu.So my 18 minutes is up.
"Bu arada, beş dakika, motosikletçi , dikkat et."like, "By the way, five minutes, motorcyclist, watch out."
Televizyon izlemek yerine, beş dakika?Five minutes, instead of watching TV?
Beş dakika harcıyacağım çünkü o ilginç.Five minutes I'll spend just because it's interesting.
2 dakika sonra... ...aynı anda 3 şey birden oldu.Two minutes later, three things happened at the same time.
Cerrahi takımlar için 19 maddelik iki dakikalık doğrulama kisteleri oluşturduk.We created a 19-item two-minute checklist for surgical teams.
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)... he can run a kilometer in four minutes and 30 seconds ...)
Bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşmak.One kilometer in four minutes and 30 seconds.
Bu 18 dakikadan korkuyorum.I was also afraid of those 18 minutes.
Hala bir buçuk dakikam var.I've still one and a half to go.
Bu soru üzerinde 20-30 dakika veya bir gün düşünmek isteyebilirsiniz. -I think if you think about this one for maybe 20 or 30 minutes, or at most a day.
"10 dakika içinde bitirmemiz lazım.""We have to finish in 10 minutes."
O on dakika içinde hızlıca bir karara vardık.We quickly came to a decision in those 10 minutes.
"Çalışma zamanı: iki dakika."Running time: two minutes.
90 dakika."90 minutes."
431 saat, 15 dakika ve 18 saniye.We got 18 days. That's 431 hours, 15 minutes and 18 seconds.
Bir dakika bekle.Wait a minute.
Grace'den sadece 5 dakika büyüksün. Neden seni dinleyecekmişim?You are about five minutes older than Grace is.
- Doğu Asya, 11 dakika.Give me a projected impact. East Asia, 11 minutes.
Independence ve Freedom, burası Kennedy Ateşleme Merkezi. Fırlatmaya bir dakika.Independence and Freedom, this is Kennedy firing room.
1 dakika içinde oradayız.All right, gentlemen. We're gonna dock in a minute.
Geri sayım saati, 20 dakikada ve...Prepping for fuel transfer. Countdown clock will hold at T minus 20 minutes and...
Kapağı kapat. Bir dakika bekle.Close the hatch!
11 dakika boyunca 9,5 Gs.We're out. Nine and a half Gs for 11 minutes.
Öleceğiz! 12 dakika.Oh, we're gonna die!
Mekikle en çok 7 dakika daha bağlantı kurabiliriz.- Not good. We'll have definite contact with the shuttle for only seven more minutes.
Mekikle bağlantıyı kaybetsek bile, bombayla bağlantımız 5 dakika daha sürer.If we've got the shuttle for seven minutes, we can remote detonate for an additional five.
Şanzuman 20 dakikada patladı. - Albay!- Transmission change.
O bombayı sadece 5 dakika daha kontrol edebiliriz.We can remote detonate the bomb for only another five minutes.
O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.We've only got a few minutes left of guaranteed ability to remote detonate that nuke.
- Hey, bir dakika.- Max, Rockhound!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dakika ile cümle - Sayfa 39 - dakika kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App