Hani ya iyimisin ? bir dakika herkes iyimiWait a minute! Is everyone alright!?
Bile olmadan, onlara sırt, ya da bir dakika gözlerinizi onları keşfetmek.You may even tread on them, or have your eyes on them for a minute, without discovering them.
Aslında size konuşmam süresince altışar dakikalık üç örnek vereceğim.In fact, I'm giving you three examples, six minutes each, during this talk.
Bir dakika içinde o noktaya geleceğim.And I'll get to that in a minute.
Son gösteri için bir dakika rica etsem?The last demonstration -- can I take one minute?
Bunu hızlı yapmaya çalışayım, çünkü Youtube bana 10 dakikalık sınır koyuyor.Let me try to do this fast, because YouTube puts a ten minute limit on me.
Önümüzdeki sekiz dakikada sizinle hikayemi paylaşmak istiyorum.So, in the next eight minutes I would like to share with you my story.
Bunları beş dakika içinde sayabilirsiniz.You could count them in five minutes.
2 dakika içinde sahnedeyiz.We're on in two minutes.
20 dakika boyunca müthiş bir müziği dinledi.He had had 20 minutes of glorious music.
Bu konuyu kalan birkaç dakikanızda bizimle paylaşmanız mümkün mü?Is that something you can share since you do have a few moments left now?
"Bir dakika.And I remember that proverbial light going off in my head, thinking, "Wait a minute.
Eğer 1 saat 60 dakikaysa x 7/8= 52.5 dakika.If we have 60 mins in an hour x7/8=52.5 mins
Düşündümde, bekle bir dakika, ben ne yapıyorum?Then I thought, "Wait a minute, what am I doing?"
Her dakikayı Tanrı mı düzenliyor?Does God order each moment?
Bir kaç dakika önce halk hareketlerinin filizlendiğinden bahsediyordum.A few minutes ago, I talked about all the citizens' campaigns that are springing up.
Başladığımızdan beri 14 dakika geçmiş, süreyi çok aştık.Anyway I've spent 14 minutes of your time.
O zaman diyelimki oraya varması t dakika sürüyor. t herhangi bir birim olabilir.So let's say it takes him t minutes to get there, whatever t is given in.
Eğer 30 dakikaysa, 5:30 olur.If t is 30 minutes, it would be 5:30.
Eve dönmesi t dakika sürer, yani eve 6 artı t'de varmış olur.Well, it's going to take him t minutes to get back, so he's going to arrive at 6 o'clock plus t.
Eğer gitmesi için t ve dönmesi içinde t dakika gerekliyse, toplam t dakika tutar.If it takes him t minutes to go and t minutes to come back, he traveled t minutes.
Kocası kadınla yolda buluşuyor, ve eve 20 dakika erken varıyorlar.He meets her on the way, and then they arrive home 20 minutes early.
Bugün, eve 20 dakika erken gidecekler.So today, they're going to arrive 20 minutes early.
20 dakika erken varacaklar.They're going to arrive 20 minutes early.
Aslında normalde gittiğinden 20 dakika daha az gidecek, değil mi?Well, he essentially travels 20 minutes less than he does on a normal day, right?
Her zamanki saatinde evden ayrılacak ama 20 dakika erken gidecek.He leaves at the same time and he gets there 20 minutes early.
Yani bu sefer kadına varması 10 dakika daha az sürdü.So it took him 10 minutes less to reach her this time.
Normalde, t dakika sürünce, oraya saat 6'da varıyor.So normally, when it takes him t minutes, he gets there at 6 o'clock.
Bugün 10 dakika erken gidiyor.Today he reaches her 10 minutes earlier.
Soru ise, Bev kaç dakika yürüdü?Now, the question is, how many minutes did Bev walk?
Bev yürümek için kaç dakika harcadı?How many minutes did Bev walk?
Yani kadın 50 dakika yürüdü.So she walked for 50 minutes.
Bir kaç dakika sonra şu e-postayı aldım.So a couple minutes later, this I got by email.
Ama bir kaç dakika sonra, cep telefonuma mesaj olarak geldi.But a couple minutes after that, I got the text message version.
Bir dakikalık bir şarkı daha söyleyebilir miyim?Can I do one more one-minute song?
Birkaç dakika içinde ne aslında ne kadar para bankalar oluşturabilirsiniz sınırlar görürsünüz.In a few minutes, we'll see what actually limits how much money the banks can create.
Bütün bir şiiri ezberlemeleri yalnızca bir kaç dakika sürüyordu.They were memorizing entire poems in just a few minutes.
Pekala hızlı, kolay, beş dakikalık görünüm yaratmak istiyoruz.Okay so we want to create a look that's fast, easy, five minutes.
"Der Rosenkavalier", dünya kupası maçında enfes bir son dakika golü,"Der Rosenkavalier," a stunning match-winning goal in a World Cup soccer match,
Bi dakika.Hold on a minute.
Neredeyse sonraki dakikaya o verandada sonra bileşik bir ayak sesi duydum ve.Almost the next minute she heard footsteps in the compound, and then on the veranda.
Mary birkaç kapı açıldığında kreş ortasında duruyordu dakika sonra.Mary was standing in the middle of the nursery when they opened the door a few minutes later.
O birkaç dakika için bir daha söylemek etmedi ve sonra yeniden başladı.She did not say any more for a few moments and then she began again.
"Yaklaşık on dakika içinde pencereden dışarı bakın ve göreceksiniz," kadın yanıtladı."Look out of the window in about ten minutes and you'll see," the woman answered.
Mary yatıyordu ve birkaç dakika için onu izledi ve sonra oda hakkında aramaya başladı.Mary lay and watched her for a few moments and then began to look about the room.
Bizim çocuklar bu masada ise beş dakika içinde çıplak temizlemek istiyorum. "If our children was at this table they'd clean it bare in five minutes."
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.The old gardener pushed his cap back on his bald head and stared at her a minute.
'Bu beni güldürdü' bu benim bana getirdi bir dakika içinde duyuları. "It made me laugh an' it brought me to my senses in a minute."
O bir dakika içinde tüm sana beni anlatacağım. "He'll tell me all about thee in a minute."
O ne diyeceğini bilmiyordu, bu yüzden tam bir dakika boyunca hiçbir şey söylemedi.She did not know what to say, so for a whole minute she said nothing.
- Son dakikada mı?- At the last minute?
Uluslararası poloda oyun her 7 dakikada bir durur.In international polo, play is stopped every seven minutes.
Ama aslında Sarah Jones sadece 18 dakikamız olduğunu söyledi.But then on top of that, you know, Sarah Jones told me we only have 18 minutes.
80 dakika sürüyor.It's about 80 minutes long. (Laughter)
Sadece dört dakika.It's four minutes long.
Bu resmi sadece birkaç dakika önce buradan 10 blok uzakta çektim.Just a few minutes ago, I took this picture about 10 blocks from here.
O bu işi tam 1400 dakikada (23s 20 dk) yapmayı başardı.He managed to do it in a mere 1,400 minutes.
Onun eski bir versiyonunun videosunu göstereceğim. Bir dakika uzunluğunda.And I'm going to show a video of the older version of it, which is just a minute long.
Bir dakikalığına bugününüzü bir gözden geçirin.Think about your day for a second.
Ve şimdi sonraki klip sadece 8 dakika sonrası.And now this next clip is just eight minutes later.