Ana içeriğe geç
Sözlük

dakik ile cümle

dakik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Beni bekle. Bir ya da on dakika içinde orada olacağım.Wait for me. I'll be there in a minute or ten.
Muhtemelen sana yedi dakika verebilirim.I can probably give you seven minutes.
On dakika içerisinde orada olacak.He'll be there in ten minutes.
Beş dakika daha bekleyelim.Let's wait for another 5 minutes.
Bir dakika...Just a moment ...
Her on dakikada bir otobüs kalkar.Buses run every ten minutes.
Bir dakika sonra geri gelir misin, lütfen?Could you come back in a minute, please?
Bir dakika bekle! Dayan!Wait a minute! Hang on!
Bir taksi tut. 5 dakika içinde gelecek.Take a taxi. It will arrive in five minutes.
Yirmi dakikalık bir gecikme var.There is a twenty minute delay.
Birkaç dakika beklemek zorunda kalacağız.We'll have to wait a few minutes.
Lütfen beş dakika bekleyiniz.Please wait five minutes.
Tren bugün 10 dakika geç kaldı.The train is 10 minutes late today.
48 saati dakikaya dönüştürürseniz, kaç dakika yapar?If you convert 48 hours into minutes, how many minutes does that make?
Otobüs on beş dakika içinde istasyona gelecek.The bus will arrive at the station in fifteen minutes.
Lütfen otuz dakika bekleyin.Please wait for thirty minutes.
Bir dakikada altmış saniye vardır.There are sixty seconds in a minute.
Kırk dakika içerisinde sınıftan çıkacaklar.They'll get out of class in forty minutes.
İstasyondan yürüyerek eve gitmek sadece beş dakika.Walking from the station to the house takes only five minutes.
Birisi bana içtiğin her sigara ömründen yedi dakika alır dedi.Someone told me that every cigarette you smoke takes seven minutes away from your life.
Nakavttan on dakika sonra,boksör yeniden bilincini kazandı.Ten minutes after the knockout, the boxer regained consciousness.
Bizim planlar son dakikada suya düştü.Our plans fell through at the last minute.
Bizim planlar son dakikada başarısız oldu.Our plans fell through at the last minute.
Birkaç dakika sonra, konuşmaya olan ilgimi kaybetmeye başladım.After a few minutes, I began to lose interest in the conversation.
Damat düğünden dakikalar önce tereddütlü idi.The groom was getting cold feet just minutes before the wedding.
Bomba, patlamadan birkaç dakika önce etkisiz hale getirildi.The bomb was defused just minutes before it would have exploded.
Bavuluma bir dakika göz kulak olabilir misiniz?Would you mind watching my suitcase for a minute?
Bana bir dakika ver.Give me a minute.
Bu odaya girdiğim dakikadan beri gözlerimi senden ayıramadım.I couldn't take my eyes off of you from the minute I entered this room.
"Bay Ogawa ne zaman geldi?" "On dakika önce.""When did Mr Ogawa arrive?" "Ten minutes ago."
Bir dakika içinde sana hayat hikayemi anlatacağım.In a minute, I'm going to tell you my life story.
Saatim beş dakika ileri.My clock is five minutes fast.
Bir nöbet yaklaşık beş dakika sürer.A bout lasts about five minutes.
Saatim çok dakik.My watch is very precise.
Hiçbir günahkar bir vaazın ilk yirmi dakikasından sonra hiç kurtarılmaz.No sinner is ever saved after the first twenty minutes of a sermon.
Soran beş dakika bir aptaldır fakat sormayan her zaman bir aptal kalır.He who asks is a fool for five minutes, but he who does not ask remains a fool forever.
Bir boksörün nakavt edildikten on dakika sonra bilinci yerine geldi.A boxer regained his consciousness ten minutes after he was knocked-out.
Her on beş dakikada bir kez karıştırın.Stir once every fifteen minutes.
Taze kahve bir dakika içinde hazır olacak.Fresh coffee will be ready in a minute.
Tom beş dakika önce çıktı.Tom left five minutes ago.
Tom'un treni beş dakika önce ayrıldı.Tom's train left five minutes ago.
Neredeyse bitirdim. Bana sadece bir dakika ver.I'm almost done. Just give me a minute.
Ondan on dakika uzaklıkta yaşıyoruz.We live ten minutes away from him.
Bir yumurtayı kaynatmak yaklaşık on dakika sürer.It takes about ten minutes to boil an egg.
İnsanlar normalde dakikada 12 ile 20 kez arası nefes alır.People normally breathe 12 to 20 times a minute.
Köpekler yaklaşık olarak dakikada otuz kez nefes alır.Dogs breathe approximately 30 times a minute.
Sadece bir dakika bana yardım edebilir misin?Can you help me for just a minute?
Bir saatte altmış dakika vardır ve bir dakikada altmış saniye vardır.An hour has sixty minutes, and a minute has sixty seconds.
Benim doğduğum yer büyük bir şehre yaklaşık 20 dakikalık mesafede yer almaktadır.My hometown is located about 20 minutes from a large city.
O zaman hala beş dakika daha uyuyabilirim.Then I can still have five more minutes of sleep.
Bir dakika bekle.Wait a minute.
Koşmaya başlamasından sonra beş dakika olmamıştı ki bir kayaya takılıp düştü.Not five minutes after he started running, he tripped on a rock.
Tren 30 dakika gecikiyor.The train is 30 minutes late.
On beş dakika daha ve burada kalmayacağım.Fifteen more minutes and I'll be out of here.
Gelecek beş dakika önceydi.The future was five minutes ago.
Saatim beş dakika geri kalmış.My watch is five minutes slow.
İki dakika içerisinde arabamızın benzini biter.Our car will run out of petrol in 2 minutes.
Ben sadece birkaç dakika ile treni kaçırdım.I missed the train by only a few minutes.
Sen şanssızdın; Sen ayrıldıktan beş dakika sonra geri döndüm.You were unlucky; I came back five minutes after you'd left.
İstasyona yürümek on dakika alır.It takes 10 minutes to walk to the station.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod