Ana içeriğe geç
Sözlük

dakik ile cümle

dakik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Aslında sadece beş dakika falan kalacağız.Actually, we'll only stay for five minutes or so.
Çıkış yolunu bulmak için on dakikadan daha fazla zamana ihtiyacı vardı.He needed more than ten minutes to find the way out.
Birkaç dakika laflayıp sonra gidelim.Let's just schmooze for a few minutes, then leave.
Görevi on dakikada çözdü.She solved the task in ten minutes.
Görevi on dakika içinde çözdü.She solved the task in ten minutes.
Dakikada kaç kelime okuyabiliyorsun?How many words can you read per minute?
Açılar derece ve dakika cinsinden ifade edilir.Angles are expressed in degrees and minutes.
20 dakikalık bir şekerleme yaptım.I took a 20-minute power nap.
Beş dakika içinde burada olmazsanız anlaşma iptal olur.If you're not here within five minutes, the deal is off.
Beş dakikaya burada olmazsan anlaşma yatar.If you're not here within five minutes, the deal is off.
Gecikilen her dakika canlara mal oluyor.Every minute of delay costs lives.
On beş dakika önce saat iki buçuktu.Fifteen minutes ago it was half past two.
On beş dakika önce saat 2.30'du.It was 2.30 fifteen minutes ago.
Keşke evden beş dakika daha erken çıksaydım.If only I'd left home five minutes earlier.
Karar vermek için üç dakikan var.You've got three minutes to decide.
Kelimenin tam anlamıyla sadece bir dakika sonra müdür içeri girdi.Literally, only a minute later, the principal walked in.
Beş dakika sonra William nihayet ayrıldı.After five minutes, William finally left.
Tom kısa mesajlara genellikle birkaç dakika içinde yanıt verir.Tom usually replies to text messages within a few minutes.
Birkaç dakika boyunca cevap yoktu.For a few minutes, there was no reply.
Lukas'ın sadece dört dakikası kaldı.Lukas has only four minutes left.
Stefan beş dakika kadar yürüdü.Stefan walked for like five minutes.
Stefan birkaç dakika sonra ayağa kalktı.Stefan got up after a couple minutes.
"Demet Akalın ve Okan Kurt 10 dakikada boşandı"."Demet Akalın ve Okan Kurt 10 dakikada boşandı".
2004, 42 dakika, Renkli.2004, 42 minutes, Color.
Konferans 1 dakika içerisinde satıldı.The conference was sold out in 1 minute.
"Son dakika haberi..."Son dakika haberi...
Cannes Film Festivali'ne nasıl gittim ve her dakika nefret ediyorum.How I went to the Cannes Film Festival and hated every minute of it.
15 dakikadan kısa videolar da sınır değerine dahil değildir.Videos shorter than 15 minutes also don't count towards the limit.
2002, ABD, 16 dakika.2002, US, 16 minutes.
Verilen doz 5 dakika içerisinde içilmelidir.The dose should be drunk within 5 minutes.
Bu bir son dakika çabası oldu ve işe yaradı.It was a last minute effort and it worked.
Bazen, 10 dakikalık kısıtlama bir sanatçının lehine çalışır.Sometimes, the 10-minute restriction works in an artist's favor.
Bu proje, Beit Shemesh'e olan seyahat süresini 10 dakikaya kadar düşürebilecektir.This project may cut down travel time to Beit Shemesh by up to 10 minutes.
59/61 dakika.59/61 minutes.
Maçın yaklaşık beş dakikasında dışarıdaki güreşçiler silahları çemberin içine atmaktadırlar.About 5 minutes into the match, the outside wrestlers throw weapons into the chamber.
Üreticiler genellikle 15 dakika için TTFF iddia ediyor.Manufacturers typically claim the factory TTFF to be 15 minutes.
5 dakikada hazırlanır. ^ Is this the fastest growing game company ever?"Is This The Fastest-Growing Game Company Ever?".
En uzun final – Sampras Henman'ı yendi 151 dakika içinde 1999.Longest final – Sampras beat Henman in 151 minutes in 1999.
Sovyet birlikleri, 90 dakikalık şiddetli bir bombardımanın ardından ileri harekâta geçtiler.Soviet troops moved forward after an intense 90-minute shelling.
Bu, Vitti'nin otuz dakikalık bir program için yazdığı ilk senaryoydu.It was Vitti's first script for a 30-minute television program.
2008 yılında ise, grafik 13 derece, 15 dakika Batıyı gösterir.The 2008 chart shows 13 degrees, 15 minutes West.
17-20 & 79-80 dakika.17-20 & 79-80 minutes in.
Oradan ayrılmak zorunda kalan Doktor, Amelia'ya beş dakikada döneceğine söz verir.The Doctor is forced to leave, but promises Amelia he will return in five minutes.
Madonna'nın BC Place Stadyumu'ndaki Vancouver konserinin 50.000 bileti 29 dakikada satıldı.50,000 tickets for Madonna's Vancouver concert at BC Place Stadium were sold in 29 minutes.
İstanbul, Tel-Aviv’den 90 dakikalık bir uçuş uzaklığındadır.Istanbul is a 90-minute flight from Tel Aviv.
Manchester City 12. dakikada öne geçti.Manchester City took the lead in the 12th minute.
En kısa final – Stich Ferreira'yı yendi 57 dakika içinde 1993.Shortest final – Stich beat Ferreira in 57 minutes in 1993.
Confessions on a Dance Floor 56 dakikalık enerjik anlardan meydana geliyor.Confessions on a Dance Floor is 56 minutes of energetic moments.
Tipik uçuş saatleri uçan tarzı ve pil kapasitesine bağlı olarak 4-12 dakikadır.Typical flight times are 4–12 minutes depending on the flying style and battery capacity.
Kazadan 37 dakika sonra, yerel zaman ile 14:55'te, yarış yeniden başladı.Thirty-seven minutes after the crash, at 2:55 pm local time, the race was restarted.
Stüdyon kayıtlarının bugünkü bölümünde, ikisi de "Cool"'u 15 dakikada bitirdi.During a studio session together, they finished "Cool" in 15 minutes.
3 Mart 2010 tarihinde dos Santos Yeni Zelanda maçında 61 dakika oynadı.On 3 March 2010, Dos Santos played 61 minutes against New Zealand.
Normal bir Amerikan stili işi tamamlamak yaklaşık 20 ila 30 dakika sürer.A normal American waxing job takes about 20 to 30 minutes to complete.
Tipik olarak, pişirme süreleri 60 dakikayı geçmez.Typically, cooking times do not exceed 60 minutes.
Michael Cole, ayrıntıları dakikalar sonra olay yerinde bildirdi.Michael Cole reported details from the scene minutes later.
Ortalama uçuş süresi genellikle 30 dakikadan az olup genellikle 5-20 dakika arasında değişir.The average flight time is less than 30 minutes; usually between five and 20 minutes.
Farazi bir 8m lik Hubble teleskobunun ise sadece 30 dakikaya ihtiyacı vardır.A hypothetical 8 m Hubble telescope would take about 30 minutes.
Haupt'un sandalyede can vermesi 7 dakika sürdü.It took Haupt seven minutes to die in the chair.
Gösteri bittikten sonra 250 gönüllü bir araya gelip sahneyi 6 dakikada söktü.Once the show concluded, a group of 250 volunteers dismantled the stage in six minutes.
En yüksek fiyatlı biletler on dakika içinde tükendi.The highest priced tickets sold out in ten minutes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dakik ile cümle - Sayfa 29 - dakik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App