daima ile cümle
daima kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Öyleyse bu kenar 30 derecenin karşısında ve hipotenüsü daima iki katı olacak. *So this is a side opposite the 30 degree angle, the hypotenuse is always twice that
Daima ama daima katlanılmayacak şekilde hepimize eşit davranırdı.He always, always treated each of us, you know, equally unbearably during the class.
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.My daughter -- my daughter wrote that, she told me, "Always start your speech with humor."
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.It's what people always say when you ask them.
Charles ve Ray daima bir şeyleri modelliyorlardı.But the thing about Charles and Ray is that they were always modeling stuff.
Onlar daima bir şeyleri deniyorlardı.They were always trying things out.
Bence bir insan yaptığı şeyleri daha iyi anlamak için, daima yeni yollar keşfetmeli,I think one constantly tries to invent ways Of seeing into what one's doing
Nerede olursanız olun, daima şiirsel ve safsınız!Wherever you might go, you are always poetic and pure!
Daima kılıç kullanan birini öldürmek isterim Böylece güçlü ve zayıf daha iyi anlaşılır!I always want to kill someone using the sword as it can define the strong and the weak!
İnsanların daima dediği gibi Wu Hua dünyanın en beceriklisi. teşekkürlerNo wonder people always says Wu Hua is the cleverest man in the world. Thanks
Üsteyken emniyet daima kapalı olmalı.Another taxpayer-funded Delta safari?
Bu daima iyi bir işarettir.I'll fucking shoot him myself. Tell him I want his skinny ass parked in front of the building.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız. Bunu her zaman yapıyoruz.We're always in this stance of being the object of somebody else's subjectivity.
Ben daima arkadaşlarımı cesaretlendiriyorum:I always encourage my friends:
Merhamettin tablosu hakkinda konusmak. kalbimi daima rahatsız eden o tabloyu görüyorumTalk about a picture of compassion.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.And sound places us in time as well, because sound always has time embedded in it.
Benim de arabalar ile iligil en favori şarkım daimaAnd one of my favorites has always been,
İlk karakterimiz daima maviyle gösterdiğim B hücresiydi.So the first person or character we got exposed to was the B cell, which I always do in blue.
Ve aslında -- bu daima görsel kelime oyunları yapmak gibidir.And it really -- it's almost like doing visual puns all the time.
Zira daima çalışabilir.Because it could run all the time.
Fakat Einstein daima kara deliklerin matematiksel bir gariplik olduğunu düşündü.But Einstein always thought black holes were a mathematical oddity.
Cilt Yaşlanmasına Karşı Doğal Cilt Bakımı daima güneş kremi kullanmak.Yaşlanmaya karşı en iyi savunmanız, daima güneş kremi kullanmak.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.And then they always land in the sort of superman skydiving posture.
Sen her zaman gel.Ben daima burda olacağım.Whenever you come, I'll be always there.
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.And I will forever feel a need to make reparations to Iraq.
Ben daima her şeyi çıkarırım.I always take everything off.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.Since I was little, you were always at my side.
Yani "Bir başkası ile anlaşma yaparsanız biz daima daha avantajlı olmak istiyoruz"."Oh, we want most favored nations clause,
Çatıları daima üçgen yaparlar.They always make a triangular roof.
Onlardan biri daima diğerini yönlendirir.One of them always drives the other extinct.
Evet diyelim bu bir mıknatıs, biliyoruz ki mıknatısın daima iki kutbu vardır.So if this is a magnet, we know that a magnet always has two poles.
Manyetizm daima çift-kutuplu yapıdadır.Magnetism always comes in the form of a dipole.
Ancak manyetizmada daima iki-kutupluluk vardır.But with magnetism you always have a dipole.
Ben daima bakımlı ve dinlenmiş olacağım. Ama gerçeklerin bununla hiç ilgisi yok.I would always be perfectly coiffed and well rested, and in fact, it was not like that at all.
Bu gereksiz.) Daima, sonsuza dek?It's redundant.) In perpetuity, forever?
Şöyleydi, " Daima.It was, "In perpetuity.
Basari icin daima iyi is cikarmaya ve kendimi gelistirmeye calistim.Reaching success, I always tried to improve and do good work.
Basariya ulasirken, daima musteriler ve projeler uzerine yogunlastim ve parayi dusunmedim.Reaching success, I always focused on clients and projects, and ignored the money.
Benim gönlümde, sen daima küçük bir kız olacaksın evet ya, daha sütten bile kesilmediln my heart, you will always be a small girl yes, she's not even weaned
Aşk hikayelerinin daima kumsalda başladığına dair bir fantezim vardı.I had this fantasy that love stories always happened at the beach.
Daima nakit.Always cash.
İkimiz daima birlikte olamayız.You and I won't always be together.
Benim daima sizi izliyor olacağımı bilmelsin.Just know that I'm always going to be watching you.
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.And the Brahmins and the gods, like in my story, always get to tell their truth as The Truth.
Aslında anlamlı rakamlar hakkında düşündüğünüzde daima eleyebilirsiniz. Öndeki sıfırlar.So you can always rule out - when you're thinking about significant figures - the leading zero's.
Tarih çizgizel değildir. daima kazaların meydana geldiği tümsekli yollar varç ikinci neden iseHistory is not linear. There are often bumps along the road, accidents along the way.
Daima kendisini yeniler ve tazeler.It's always renewing and refreshing itself.
Sonlu bir kaynaktır, daima akıp gider.It's a finite resource; it's always draining away.
Daima bana aptalmışım gibi davranıyor.Always treating me like an idiot.
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.The digital world conspires to make us feel eternally busy, perpetually busy.
Daima çeneni kapat.Always keep your mouth shut
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.But there's always a need for resources close by.
Zaman daima var olmak için söz verdiğiniAlways be there when I call upon You
Neden benzin istasyonları daima diğer istasyonlarının tam yanına yapılır?Why are gas stations always built right next to other gas stations?
İnsanoğlu daima zorlukların üstesinden gelmiştir.Human beings have always risen to the challenge.
Bunlar, kurucular olarak daima aklınızın baş köşesinde tutmanız gereken sayılardır.All these numbers are ones that you as founders need to have on the top of your head.
'Daima.' Mezartaşı gibi geliyor"'Forever.' Sounds like a gravestone."
Ben "daima." istemiyorum. "Şimdi!" istiyorum.I don't want "forever." I want "now!"
Sağınızda daima bir bisikletçi olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.ALWAYS ASSUME THAT BlCYCLlSTS COULD BE ON YOUR RlGHT.
Sağa yanaşırken daima sinyal verin.ALWAYS USE YOUR TURN SlGNAL WHEN GETTlNG READY TO PULL OVER.