Kırmızı renk, ve siyah renk, gündüzün geceye daimi değişimini temsil ederler.Красный и чёрный, символизирующие постоянный переход от дня к ночи.
Kırmızı renk, ve siyah renk, gündüzün geceye daimi değişimini temsil ederler.ישנו הצבע האדום והצבע השחור, מסמלים את השינוי הנצחי
Kırmızı renk, ve siyah renk, gündüzün geceye daimi değişimini temsil ederler.هناك اللون الأحمر واللون الأسود، ممثلة التغيير المستمر
Kırmızı renk, ve siyah renk, gündüzün geceye daimi değişimini temsil ederler.黒いカードです 絶え間なく入れ替わる - 昼と夜を表しています
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.A lányom -- a lányom írta, azt mondta: "Mindig egy viccel indíts."
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.Córka powiedziała mi: "Zawsze zaczynaj przemowę od żartu".
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.Fiica mea -- fiica mea a scris asta, mi-a spus, "Întotdeauna să îţi începi conferinţa cu umor."
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.제 딸이 저에게 말했죠. "언제나 유머로 말을 시작하라"고요.
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.Ma fille -- ma fille a écrit cela, elle m'a dit, "Commence toujours ton discours avec de l'humour".
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.Meine Tochter - meine Tochter hat das geschrieben, sie sagte mir, "Beginne Deinen Vortrag immer mit Humor."
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.Mi hija -- mi hija escribió eso, ella me dijo, "siempre comienza tu discurso con humor".
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.Quello l'ha scritto mia figlia, mi ha detto: "Inizia sempre un discorso con una battuta".
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.Моя дочь, она это написала, сказала мне: "Всегда начинай своей выступление с шутки".
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.Моята дъщеря ... моята дъщеря написа това, каза ми, "Винаги почвай речта си с шега."
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.בתי -- בתי כתבה, היא אמרה לי, "תמיד תתחילי את נאומך עם הומור."
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.إبنتي.. إبنتي كتبت هذا، أخبرتني " ابدئي حديثك دائماً بنكته."
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.「スピーチはユーモアから始める事」と 私の生まれ育った所では•••
# Koşarım daima # Çok uzun zaman # Çok uzun zamandır sürüyorЭто длится долго, много времени прошло
# Koşarım daima#とても長く
Koşullarınız değiştiğinde, bunu daima HEK'e (Halk Emeklilik Kurumu) bildirin.Anmäl alltid förändringar i omständigheterna till FPA.
Koşullarınız değiştiğinde, bunu daima HEK'e (Halk Emeklilik Kurumu) bildirin.Annoncez toujours à Kela tout changement de votre situation.
Koşullarınız değiştiğinde, bunu daima HEK'e (Halk Emeklilik Kurumu) bildirin.Ilmoita olosuhteiden muuttumisesta aina Kelaan.
Koşullarınız değiştiğinde, bunu daima HEK'e (Halk Emeklilik Kurumu) bildirin.Informe siempre a Kela de las posibles modificaciones de sus condicionantes personales.
Koşullarınız değiştiğinde, bunu daima HEK'e (Halk Emeklilik Kurumu) bildirin.Всегда сообщайте об изменениях ваших условий в Kela.
Koşullarınız değiştiğinde, bunu daima HEK'e (Halk Emeklilik Kurumu) bildirin.أبلغ عن تغير الظروف دائماً إلى الكيلا.
Koşullarınız değiştiğinde, bunu daima HEK'e (Halk Emeklilik Kurumu) bildirin.在国外居住期间,芬兰的社会保障可能会对你的学习及工作产生影响。生活状况出现变动时,请务必通知国家社会保险局。
Kriz durumlarında Vantaa şehrinin her daim açık olan acil sosyal ve kriz servisi yardımcı olacaktır.Kriisitilanteissa auttaa Vantaan kaupungin sosiaali- ja kriisipäivystys, joka on avoinna kaikkina aikoina.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Aproape că se aud tobele vibrând în cabana în care stăm când suntem acolo.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Casí podréis escuchar los tambores retumbando allá en esa pequeña cabaña donde nos hospedamos.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Je kunt de trommels bijna horen in dat kleine huisje waar we verblijven.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.여러분은 우리가 머무르는 그곳 작은 오두막의 뒤쪽에서 드럼이 진동하는 소리를 거의 들을 수 있습니다.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Man kann fast die Trommeln hören, die in dem kleinen Häuschen gespielt werden, wenn wir dort sind.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Możecie niemal usłyszeć dźwięki bębenków dochodzące z domku, w którym mieszkamy, kiedy tam jesteśmy.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.On peut presque entendre la pulsation des tambours dans la petite maison où on s'installe quand on est là-bas.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Potete quasi sentire i tamburi che provengono da quella piccola casetta quando ci stiamo per un po'.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Szinte hallani lehet a dobok lüktetését abban a kis kunyhóban, ahol élünk, amikor ott vagyunk.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Μπορείτε σχεδόν να ακούσετε τα τύμπανα να ηχούν στο μικρό εκείνο εξοχικό σπίτι που μέναμε, όταν ήμασταν εκεί.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Кажется, что слышится бой барабана в том маленьком доме, где мы живём во время нашего пребывания.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Почти може да се чуят барабаните, биещи в онази малка вила, в която отсядаме, когато сме там.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.אתם כמעט יכולים לשמוע את רעם התופים בקוטג' הקטן בו אנו שוהים כאשר אנחנו נמצאים שם.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.يمكنك سماع الطبول تقريبا تخفق في ذلك الكوخ الذي نعيش فيه
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.ドンドンとドラムの音も聞こえてきます 私達はまず現地の人達と知り合いになる必要がありました
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.Depuis que je suis enfant, tu es toujours à mes côtés.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.Desde que era chica, siempre estuviste de mi lado.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.Desde que era pequeño, siempre estabas a mi lado.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.Elle devient folle devant un chili et des spaghettis.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.Karena aku masih kecil, kau selalu di sisiku.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.Karena aku masih kecil, kau selalu di sisiku.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.Khi em còn bé, anh luôn ở bên cạnh em.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.Ko sem bila majhna, si bila vedno na moji strani.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.Sedan jag var liten, var du alltid vid min sida.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.Sinds ik klein was, was je altijd aan mijn zijde.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.Už když jsem byla malá, vždycky jsi byl u mě.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.До мен си, откакто бях малка.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.С самого детства ты всегда защищал меня.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.منذ أنا كنت صغيرة أنت كنت دائما في جانبي
Lenny Bernstein, benim kendi maestrom Müthiş bir öğretmen olduğu için Lenny Bernstein daima anlamdan başlardı.Lenny Bernstein, mi propio maestro, como era un gran profesor, siempre empezaba por el significado.
Lenny Bernstein, benim kendi maestrom Müthiş bir öğretmen olduğu için Lenny Bernstein daima anlamdan başlardı.Lenny Bernstein, můj osobní mistr, který byl skvělým učitelem, a tak začínal vždycky od významu.
Lenny Bernstein daima anlamdan başlardı.Bernstein partait toujours du sens.
Lenny Bernstein daima anlamdan başlardı.Lenny Bernstein ging altijd uit van de bedoeling.