Ana içeriğe geç
Sözlük

daim ile cümle

daim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Geleneksel olarak ve Japonya daima lider hissedar konumunda olduğundan başkanlar Japon seçilmiştir.歷年來,因為日本是最大的股東,行长一直是日本人。
Daima düşünceliydi.一向不可意。
Daima doğru amaç için, tabii.它总是正值。
Milyar teriminin anlamı kesindir ve daima 109 anlamına gelir.Miliardo 一词明确地表示的是 109。
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.後來此祠被颱風吹毀。
Daimi ikamet izni ve geçici statü vermek.勝以關陝既定,輒引兵還。
Ama istisnalar daima olur.总是莫名其妙出现。
Redifler daima mısranın en sonunda bulunur, yani kafiyeden sonra gelir.後代都是寄合,幕末時還存在。
Mao, bu konu hakkındaki görüşlerini daima açıklamıştır.杜预对此事发表了自己的意见。
2000-2002 yıllarında Birleşmiş Milletler nezdinde Fransa Daimi Temsilcisi olmuştur.1999年-2000年中国首脑积极参加联合国几次高峰会。
Müzenin daimi sergisi Ocak 2017 yılında, Saraybosna'daki Logavina Caddesi'ne açılmıştır.2017年1月,戰爭兒童博物館的常設展覽於塞拉耶佛的洛加維納街(Logavina Street)開幕。
Ama istisnalar daima olur.물론 예외는 항상 존재한다.
Sonradan tüm sayısal deliller, π(x)'nin daima li(x)'den daha az olduğunu gösterdi.그러나 모든 수치적 계산으로는 π(x) 가 항상 li(x)보다 작은 것처럼 보인다.
Her daim gülümser.언제나 웃고 있다.
Daima bir savaş vardı.여성은 늘 싸웠다.
Daima aptalca şeyleri yapar."가끔은 다들 바보 같은 짓을 했죠.
Kardeşi Tonraq'ı daima kıskanmıştır.그녀의 배프 블레어는 세레나를 항상 질투한다.
Daimi bir buz bölgesinde yer alır.전작의 얼음 탑이 있던 자리에 있다.
Onlara Pond'ların daima iyi olacaklarını söyler.그래서 수인 팬덤의 이미지가 항상 좋게 보이지 않는다고 한다.
Aslında daima aynı görünür.평소에는 항상 이 모습이다.
Daima düşünceliydi.난 항상 생각해 왔다.
"Algı, daima var olan bir şeydir.희망은 언제나, 거기에 있다.’
Ama arkadaşlarını daima korur.그는 언제나 교우들을 보호했다.
Ettikleri yemine göre savaş alanına daima en önde çıkacaklar ve alanı en son terk edeceklerdi.전투에서 승리하여도 출진한 장수는 점령한 지역에 있지 않고 원래 있던 영토로 돌아온다.
Daima yalnız yaşarlardı.평생을 홀로 살았다.
Jamestown Amerika'daki ilk daimi İngiliz yerleşimi olarak kabul edilmektedir.제임스타운은 북아메리카 대륙 최초의 영국 영구 식민지가 되었다.
Sadaka ehli olanlar /daima sadaka verenler, Sadaka kapısından çağrılır.”이 시대의 사상가들을 제자(諸子)라 하며 그 학파들을 백가(百家)라 부른다.
H&M, koleksiyonun Madonna'nın "zamansız, eşsiz ve daima göz alıcı stilini" yansıttığını belirtti.또한 이 의류 라인은 마돈나의 "시대를 초월한 독특하고 항상 화려한 스타일"을 반영했다고 H&M이 전했다.
Yargı gücünün daima Galiçyalılar tarafından icra edilmesi.현실은 언제나 강자의 정의를 옹호했었기 때문이다.
Bize kalkan ol ve bizi koru, Daimi Tanrımız.우리를 더욱 견고하게 해주소서, 영원하신 주여.
Aynı yaz gösterime girdikleri için daima bağlantıları bulunacak.여름동안에는 신호 강도가 세어지기 때문에 인기가 있다.
Daimi ordu, bir devletin hem barış zamanı, hem de savaş zamanında bulunan ordusudur.국방과 군사 동원, 그리고 평화, 전쟁 두 시기의 군대 편성에 관한 사항이다.
Bunlardan 16'sı daimi üye 1 tanesi geçici üyedir.1위에서 16위까지의 16명이 표제 곡의 선발 멤버가 된다.
Planck, oranın dört daimi başkanından biriydi.랜돌프는 그 때의 의장이었다.
Çünkü dizide her şey aleyhine olduğundan bu durum onu daima kavgaya çekmektedir.그가 관직에 등용되면 바로 따라서 그를 파직하라는 상소가 항상 있었다.
Sermaye maddi mallar değil o malların değeridir ve daima aynı değerini muhafaza eder.이 가치는 무엇인가를 위해서가 아니라 그것만으로도 가치가 있는 절대 가치이다.
Tüm kırsıçanımsılar daima otoburdur.모든 위상 동형은 항상 호모토피 동치이다.
Ofisteki çalışma masası daima kâğıtlarla doluydu.골초로, 책상이 항상 담배 꽁초가 가득 있다.
Şimdi ise geriye baktığımda bu filmin her daim böyle olması gerektiğini görüyorum.이 후 해당 영상은 언제든지 감상 할 수 있게 된다.
Köylüleri bedava ve daimi olarak üretilir.이들은 주로 고등식물에 일시적으로 또는 영구적으로 기생한다.
Daima doğru amaç için, tabii.항상 옳은 일에만 따른다.
Daimi tam zamanlı gücü ise 3.357 subay ve 10.697 ilanlı personelden oluşur.כוח האדם בשירות קבע כולל 3357 קצינים ו-10,697 בעלי דרגות אחרות.
Kuyruğunun ucu daima siyahtır.קצה זנבו תמיד שחור.
Domuzgillerin her ayaklarında daima 4 parmakları vardır.בכל רגל יש לחזיר 4 אצבעות.
Ama arkadaşlarını daima korur.תמיד לצידם של חבריה.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden biridir.חמישה מהשופטים הם מחמש החברות הקבועות במועצת הביטחון.
"Algı, daima var olan bir şeydir.האם דבר ה' מתקיים תמיד?
Lisemizle özdeşleşmiş biri olarak onu daima yaşatacağız."מרגע שיש לך תואר, הוא שלך לתמיד".
Sizlerin de sakin ve huzur içinde yaşamanız beni daima müsterih edecektir.מטרותיו היו תמיד לחיות בשלום ובשלווה ולעסוק בשלו.
Gitarlarında daima EMG 81/85 aktif manyetikler bulunur.כמו כן על רובן המוחלט של הגיטרות ויילד משתמש בפיקאפים אקטיביים מסוג EMG 81/85.
Daimler denizaltılar için yedek parça yapar.המספנה נערכה גם לשיפוצי צוללות.
Martina'nın üvey oğlu ile ilişkileri daima zordu.היחסים בין ההורים של כריס היו עכורים.
1957-1959 yıllarında ise Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi olmuştur.בשנים 1957-1959 שימש כנציג ההסתדרות בארצות הברית.
Ülkenin en geniş bölgelerini bu daimyolar kontrol ederdi.היא כללה את השטחים המתועשים ביותר של הממלכה.
Ama istisnalar daima olur.אבל זרות מסוימת תמיד הייתה.
Buna karşılık sözcük sonundaki ünlüler daima belirtilmiştir.ליריבם ניתנה תמיד זכות המילה האחרונה.
Bu geçici toplanma zamanla daimi iskana dönüşmüştür.ההדפסה המדויקת היוותה מאז ומתמיד אתגר.
Daima cephede olmak isterler.תמיד רצית שהוא יהיה בקבוצה שלך.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden biridir.Тези пет страни са също петте постоянни членове на Съвета за сигурност на ООН.
Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin.Беше безкрайно търпелив и невероятно добър с мен.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
daim ile cümle - Sayfa 24 - daim kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App