Daima yeşil ağaç veya çalılardır.Chúng là cây luôn xanh hoặc rụng lá.
Daim(a) anber kokar, gülü türkmen'in.Phía Bắc: giáp xã Ninh Quới A, huyện Hồng Dân.
Mayıs 1928’de Amerika Birleşik Devletlerinde daimi kalma hakkı elde etti.Vào năm 1998 ông đã có được quyền thường trú tại Hoa Kỳ.
Hizmet ettim ve şerefimi daima muhafaza ettim.Chúng tôi sẽ mãi ghi nhớ và biết ơn.
Alt kısımlar ise daima kırmızıdır.Phần dưới là màu đỏ tươi.
Daimyo’lar, Samurayları daha fazla arazi kazanmak ve gücünü arttırmak için kullanırlardı.Các daimyō gây dựng lực lượng, đánh nhau với các daimyo khác để giành lãnh địa.
Mac hemen hemen daima yapacağı işte bir problem olacak gibi görünür.Khi Dante kiếm được một số tiền, nó thường là rất lãng phí.
Toplantı olmadığı sürede 150 UHM üyesinden oluşan daimi komite, devletin yüksek yetkilerini elinde tutar.Giữa các phiên họp này, Ủy ban thường vụ với khoảng 150 thành viên, thực hiện quyền lực.
Şipsi daima pasta ile yenir.Món này cũng thường ăn kèm với khoai tây.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Pháo đài này đã bị chiếm lấy bởi người Ottoman.
Daima kalın seslerle bitirilir.Kendine has mahalli kelimeler de vardır.Ông cũng thường có các câu nói cửa miệng ngớ ngẩn.
Daima aptalca şeyleri yapar."Ông ấy luôn hòa hợp tất cả với nhau."
Böke, daima kazanan demektir.Trong một cuộc chạy đua vũ trang, phòng thủ luôn luôn chiến thắng.
Ölüm Yiyenler onun büyü gücünden daima korkmuşlardır.そこで、死の恐怖を超越するために修行に励む。
Daimler, 1900'da hayata gözlerini yumdu ve Maybach DMG'den 1907 yılında ayrıldı.ダイムラーは1900年に死去し、マイバッハは1907年にDMGを退職した。
Ofisteki çalışma masası daima kâğıtlarla doluydu.教会内の執務室のデスクには、いつも書類がうず高く積まれている。
1885 - Gottlieb Daimler ilk motosiklet patentini aldı.1885年 - ゴットリープ・ダイムラーが二輪車の史上初の特許を取得。
Her daim gülümser.いつでも笑顔。
O, daima belli ölçülere göre yanan, belli ölçülere göre sönen ezeli ve ebedi ateştir."阿座化〔あざか〕、火美猛〔かみだけ〕 声 - 緒方賢一(阿座化) / 高木渉(火美猛) 阿重霞のガーディアン。
Daima cephede olmak isterler.常に最前線で戦う。
Şu an ikamet eden (daimi) olarak 6 hane vardır.また六老彦神だけを御子神として記載するものもある。
Yapıcı tenkide daima hazırız.祥造といつもつるんでいる。
Üyelerin daima bir tıkaç taşıması gerekiyor.その会員は栓を常に携帯しなければならない。
Alexander “Eğlendirmeyi her daim sevdim ve bu bir şekilde sanki benim ilahi görevim” demiştir.アリャクサンドル・ルィバークは「私は常に人を楽しませることが好きで、つまり、それが私の天職だ」と話している。
Hayali kütleye sahip bir kuramsal parçacık daima ışıktan daha hızlı hareket eder.虚静止質量を持つ仮説上の粒子は、常に光速よりも速く運動する。
Doğru mürit daima doğru mürşidi bulacaktır.願くは大徳常に真密の口味を受け給ふべし。
Birimler daima küçük harfle yazılır.十六進数の文字は常に小文字で書く。
Dövüş sporlarına ilgim her daim olmuştur.いつも体育すわりをしている。
Uninominal isimler daima büyük harfle başlar.オブジェクトの型は常に大文字から始まる。
"Algı, daima var olan bir şeydir.なんであれあったものは常にあったのであり、常にあるだろう。
Ülkenin en geniş bölgelerini bu daimyolar kontrol ederdi.同国の州のなかで最大の面積を誇る。
Sonraları, 1890'de, Daimler Motoren Gesellschaft'ı (DMG) kurdular.1890年、彼らはダイムラー・モトーレン・ゲゼルシャフト(Daimler Motoren Gesellschaft, DMG)を設立する。
Daima yeşil ağaç veya çalılardır.常緑の高木または低木。
Çünkü maksimum verimlilik için tasarlanmışlardır ve daima yüksek çıkış (enerji) verirler.それぞれ特技が設定されており効果は常時発動する。
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün daimi sekreteryasını oluşturur.常設国際平和局の事務局長を務めた。
Daima çok sayıda yavru dünyaya gelir.多くの渡り鳥が定期的にここに訪れる。
Alınında silahlılar (Pecora) daima yukarıda tarif ettiğimiz dört bölümlü mide yapısına sahiplerdir.また、キャラクターによっては上記4カテゴリ以外に固定武装を持っていることがある。
Filler daima tam iki adım çapraz çekir eğer birinci adımdakı nokta boş.頭角基部の突起は2本で、その先端は尖る。
Bit 0 : Daima sıfırdır ve kullanılmaz.ビット0は予備であり常に0。
Maddenin içerdiği enerji daima bir enerji artışına ya da azalışına eşlik eder.精神体、即ち凝縮されたエネルギーは電気抵抗の増加或いは減少として観察される。
Bu onları daimi bitkisel hayata benzer bir şekilde tamamen tepkisiz bırakmaktadır.今作も相変わらず不死身の変態集団でエロに命を全て賭ける。
Ama arkadaşlarını daima korur.いつも友達を募集している。
Sonradan şimdiki yerine geçerek daimi ikamete devam edilmiştir.このことより直ちに次の事実が従う。
Kardeşlerin en küçüğü olan Anne ise daima ağabeylerinin koruması altındadır.子だくさんの家の子で、いつも弟妹たちの子守をしている。
Ancak daimi olarak Dışişleri Bakanlığı'nın bir parçası değildir.つまり、政府総部の一部ではない。
Katlar daima birbirinden farklı büyüklüktedir.カラーは1体ずつ異なっている。
Ölüm Yiyenler onun büyü gücünden daima korkmuşlardır.成敗生死不計,則天下尚有何事可畏。
Yunan tiyatrosu ve oyunları Batı draması ve kültürüne daimi bir etki bıraktı.古希臘的劇場和劇作對西方戲劇和文化的發展產生了持續而深遠的影響。
H&M, koleksiyonun Madonna'nın "zamansız, eşsiz ve daima göz alıcı stilini" yansıttığını belirtti.H&M表示該系列服裝反映了瑪丹娜“永恆、獨特和永久具有魅力的風格。
1973'ten 2003 yılına kadar ödüller daima Ocak ayının ortalarında verildi.從1973年至2003年,全美音樂獎都在一月中下旬舉行。
Örnek olarak, birbiriyle daima mükemmel bağıntılı iki dalga düşünelim.舉例而言,設想完全同步相關的兩個波。
Şu an ikamet eden (daimi) olarak altı hane vardır.」於是六軍肅然。
Alexander “Eğlendirmeyi her daim sevdim ve bu bir şekilde sanki benim ilahi görevim” demiştir.他說:我總是喜歡娛樂,不論如何這就是我的職業。
Her daim gülümser.經常保持笑容。
Kübalılar ile Haitililer daimi düşmanlardır.西班牙裔和拉丁裔经常会被人们混用。
22 Aralık 2010'da da UNESCO daimi temsilciliğine atanmıştır.于2010年12月20日被任命为法国驻联合国教科文组织大使。
Çapraz çarpım sonucu daima orijinal vektörlerin her ikisine de diktir, yani F ⊥ v.外积结果恆垂直于兩原向量,因此F⊥v。
Daha önce Danimarka Dışişleri Bakanlığı Daimi Sekreteri ve daha sonra bir danışman olarak olarak çalıştı.此前,她曾在丹麥外交部(英语:Ministry of Foreign Affairs (Denmark))任職常務秘書及顧問。
Kuyruklarının uzunluğu vücut uzunlukları ile daima aynıdır.尾巴的长度几乎等同于躯干的长度。
Dosta düşmana karşı daima dik durmuş asla zaafiyet göstermemiştir.面對強敵,始終不見疲態。