Ana içeriğe geç
Sözlük

daim ile cümle

daim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu daimi ordu sayesinde Marius'un Roma lejyonlarının eğitim ve teçhizatlarını standardize etmesi mümkün oldu.Marius var istand til å standardisere treningen og utrustningen for alle romerske legioner.
Şiirin kapalı olmaması, kolay anlaşılması daima istenmiştir.For eksempel Jeg er lei av å alltid måtte rydde opp.
Standart bbl´in hacmi daima 42 U.S. gallon´udur veya metrik hesap üzerinde 158.987 litredir.Denne enheten tilsvarer 42 US gallons eller 158,987 liter.
Hava, daima yüksek basınç merkezinden alçak basınç merkezine doğru hareket eder.Samtidig strømmer luften alltid fra høytrykk mot lavtrykk.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Området blir ofte truffet av tyfoner.
Seferlere giderken yanlarında daimâ Bektaşî dede ve babaları eşlik ederlerdi.Likeledes var det vanlig å være dus med sine foreldre, men Des med svigerforeldre.
Daima gideceği yolu kendisi seçmiştir ve çok gururlu bir kral olmuştur.Han blir tradisjonelt regnet for å ha vært en god konge.
Korint daima İstmiya Oyunları´nın merkezi olmuştur.Korint var også verten for de isthmiske leker.
Örgütün daimi görevli organı ise Örgüt Sekreterliğidir.Sekretariatet er således organisasjonens utøvende organ.
1999'dan beri İsveç Akademisi'nin daimi sekreteridir.Hun har vært medlem av Svenska Akademien siden 2006.
Daimler denizaltılar için yedek parça yapar.Fartøyene fordeles til marinebaser.
Daima kalın bir sestir.For alltid Jeløy.
Şirket, şu anda Daimler AG'nin bir parçasıdır.Selskapet er i dag en del av Agder Energi.
Ettikleri yemine göre savaş alanına daima en önde çıkacaklar ve alanı en son terk edeceklerdi.De hadde for vane å snu ved første antydning til kamp og etterlate de regulære soldatene.
Devletler, daimi barış adına gönüllü bir birlik meydana getirmeliydiler.FN opprettet en fredsbevarende styrke for å holde fred i området.
Wallis daima temiz giysiler giyer ve kendisini iyi yapmaya zorlardı.Wallis selalu berpakaian rapi dan mendorong dirinya secara keras untuk melakukannya dengan baik.
Buna rağmen liberal reformlar gerçekleştirilmesine daima karşı çıktı.Namun, ia menolak untuk melakukan reformasi liberal.
Sonraları, 1890'de, Daimler Motoren Gesellschaft'ı (DMG) kurdular.Pada tahun 1890, ia mendirikan Daimler Motoren Gesellschaft (DMG).
Üçüncü raylı sistemler daima doğru akım elektriğinden tedarik edilir.Sistem rel ketiga selalu dipasok listrik arus searah.
Daimler, 1900'da hayata gözlerini yumdu ve Maybach DMG'den 1907 yılında ayrıldı.Daimler sendiri sudah meninggal tahun 1900, dan Maybach meninggal tahun 1907.
Yazın, bitkiler daima büyür.Saat musim panas, vegetasi tumbuhan mulai berkembang.
Yanında her daim tabanca taşır.Dia juga selalu membawa senjata api kemana-mana.
Matematikte sabit fonksiyon, her giriş değeri için çıkış değerini daima sabit kaldığı bir fonksiyondur.Dalam matematika, fungsi konstan adalah fungsi yang hasilnya tetap untuk setiap nilai masukan (input).
Hikâye efsanevi daimyo Mōri Motonari ve bir Shakespeare trajedisi olan King Lear üzerine kuruludur.Cerita tersebut berdasarkan pada legenda daimyo Mōri Motonari, serta tragedi Shakespeare King Lear.
1885 - Gottlieb Daimler ilk motosiklet patentini aldı.1885 - Gottlieb Daimler mematenkan sepeda motor pertama di dunia.
İnsanlara daima kötülükler yapar, zarar verirler.Kerjanya selalu bikin ulah dan merugikan orang lain.
Şirket, şu anda Daimler AG'nin bir parçasıdır.Perusahaan ini merupakan bagian dari Daimler AG.
Birimler daima küçük harfle yazılır.Nama dari satuan SI selalu ditulis dalam huruf kecil.
11) Yâd-daşt Anlamı; kendini daima Allah'ın huzurunda bilmektir.Dia adalah Yusya’ Bin Nun, dan Allah memberikan hikmah kenabian dan mukjizat yang nyata kepadanya.
Daima cephede olmak isterler.Kelompok pertama selalu berada di barisan terdepan.
Şipsi daima pasta ile yenir.Biasa disajikan dengan pasta.
"Algı, daima var olan bir şeydir.Pertama, keberadaan adalah apa yang ada.
Daima bir savaş vardı.Sering sekali terjadi perang.
Oyun oynamayı sevmektedir, herkese iyi davranır ve daima mutludur.Kucing ini suka bermain, sangat aktif, dan selalu ingin tahu.
Jacob, Bella için artık yeni bir arkadaş gibidir ve Jacob ona daima yanında olacağının sözünü verir.Jacob mengerti dan ia berjanji ia akan menjadi sahabat Bella selamanya.
Stuttgart'ta Daimler Motoren Gesellschaft (DMG) tarafından üretilmiştir.Mercedes adalah sebuah merek dari Daimler-Motoren-Gesellschaft (DMG).
Gökkuşağı daima güneşin tam karşısında olan kısımdadır.Di alam pencahayaan selalu berasal dari atas yaitu matahari.
Bize kalkan ol ve bizi koru, Daimi Tanrımız.Dan janganlah masukkan kami ke dalam pencobaan, tetapi bebaskanlah kami dari yang jahat, Amin.
Ve bu olayın onu daima belirsikliklere sürüklediğini ve bunu bir daha hiç hatırlamak istemediğini söyler.Dia tidak pernah menyembunyikan fakta ini dan menyatakan bahwa ia tidak menyesali keputusannya itu.
De Broglie ayrıca Académie des sciences'ın daimi sekreteriydi.Dimas juga merupakan akademikus dari Universitas Jambi.
Prezidium için aday üyeleri Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi belirler.Ketua Komite Tetap Kongres Rakyat Nasional.
Alfred, Zofingia'nın kişisel gelişiminde çok önemli bir etkisi olduğunu daima belirtti.Tetapi sebagai pribadi, Salman telah memiliki dampak terbesar pada kehidupan saya.
Hindistan siyasi partisi Janata Dal daimi üyesi olup aynı zamanda Samata Partisi kurucusudur.Ia adalah anggota penting dari Janata Dal, dan pendiri dari Partai Samata.
Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin.Ia sangat sabar, dan selalu tenang.
Tıpkı Cassandra gibi Helenus da daima doğru kehanetlerde bulunmuştur.Sebagaimana sarden, makerel juga sering dikalengkan.
Daima yeşil ağaç veya çalılardır.Selalu hijau atau semi menggugurkan daun.
Çünkü iktidar daima tek partinin elinde bulunmaktadır.Hingga kinipun Barongko masih biasa disajikan saat pesta adat.
H&M, koleksiyonun Madonna'nın "zamansız, eşsiz ve daima göz alıcı stilini" yansıttığını belirtti.H&M nhận xét bộ sưu tập phản ánh "phong cách trường tồn, độc nhất và luôn luôn thanh lịch" của Madonna.
1793 yılında, ilk daimi Türk elçiliği Londra'da Osmanlı Sultanı III. Selim tarafından kurulmuştur.Năm 1793, đại sứ quán Thổ Nhĩ Kỳ lâu dài đầu tiên được thành lập bởi Ottoman Sultan Selim III tại Luân Đôn.
1800'lerde Japonya'da yaklaşık 180 Daimyo vardı.Năm 1800, có khoảng 170 daimyo trên toàn Nhật Bản.
Sonraları, 1890'de, Daimler Motoren Gesellschaft'ı (DMG) kurdular.Năm 1890, cả hai sáng lập nên Daimler Motoren Gesellschaft (DMG).
Daima kendisinden şüphe duyar.Luôn luôn che giấu bản thân mình.
Don Dokken'ın müziğe karşı daima bir ilgisi vardı.Bài hát được Don Costa phối nhạc.
Daima gideceği yolu kendisi seçmiştir ve çok gururlu bir kral olmuştur.Nahapana sau đó đã lên kế vị ông, và trở thành một vị vua rất hùng mạnh.
Ama istisnalar daima olur.Tất nhiên, luôn có ngoại lệ.
Daima tedbirli davranırdı.Nó luôn làm việc một cách thận trọng.
Bali kaplanı'(Panthera tigris balica)Bali kaplanları daima Bali adasına özgü oldular.Hổ Bali (Panthera tigris balica) đã có trên đảo Bali.
Çünkü iktidar daima tek partinin elinde bulunmaktadır.Giải đấu luôn chỉ có 1 hạng đấu duy nhất.
Ekonomi daima tam istihdam denge düzeyinde bulunmamaktadır.Thị trường không luôn luôn tìm được điểm cân bằng.
Daimler, 1900'da hayata gözlerini yumdu ve Maybach DMG'den 1907 yılında ayrıldı.Năm 1900 Daimler qua đời và Wilhelm Maybach rời DMG năm 1907.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod