Ana içeriğe geç
Sözlük

daim ile cümle

daim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1989'dan 1990'a kadar Norveç'in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi idi.În perioada 1989-1990 a îndeplinit funcția de ambasador al Norvegiei la ONU.
Desibel daima iki değer arasındaki karşılaştırmadır.Condiția if este o simplă comparație între două valori.
Daima geliştirmektedir.Én mindig fejlődöm, persze.
Gowen, hafif bunamış eski bir subaydır ve otelin daimi misafirlerindendir.Gowen őrnagy egy szenilis öreg katona, aki a hotel állandó lakója.
Her daim gülümser.Azóta mindig mosolygok!”
Sahip odaklı bir hayvan olduğu için daima sahibinin yanında olmak ister.Díszes külseje miatt mindig kedvelt állatkerti állat volt.
Birimler daima küçük harfle yazılır.A szótagjelek mindig csupa kisbetűvel íródnak.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden biridir.Egyben ők az ENSZ Biztonsági Tanácsának öt állandó tagja is."
Japonya’da yeşil çay (oça) daima suşi le birlikte servis edilir.Japánban zöld teát is mindig szolgálnak fel a szusihoz, ezt agarinak hívják.
Ama istisnalar daima olur.Kivételek persze mindig vannak.
Lionel Jospin Hükümeti döneminde UNESCO daimi temsilcisi olarak atanmıştır (1997-2002).Lionel Jospin kormánya idején (1997–2002) kormányzati szóvivő volt.
Hayali kütleye sahip bir kuramsal parçacık daima ışıktan daha hızlı hareket eder.Egy elméleti részecske, aminek nyugalmi tömege képzetes szám, mindig a fénysebességnél gyorsabban közlekedik.
Böke, daima kazanan demektir.A főhős mindig győzedelmeskedik.
Tamlamada tamlayan daima tamlanandan önce gelmektedir.A rétegek rostiránya az előzőre mindig merőleges.
Bu yuva inşaatı ve yumurtlama daima geceleyin gerçekleşir.Mind a párzás, mind a táplálkozás éjszaka zajlik.
Isı daima yerden yukarılara doğru yükselir.Az ösvény innen folyton a hát közelében visz felfelé.
Oyun oynamayı sevmektedir, herkese iyi davranır ve daima mutludur.Szereti az ifjú boszorkányokat, mindig kedves, mindenre talál megoldást.
O ve Scooby daima korkak ve açlardır; gösterilerinde komiklik yaparlar.Verdi és Wagner zeneileg könyörtelen, Csajkovszkij viszont minden operájában szelíd és engedékeny.
Ülkenin en geniş bölgelerini bu daimyolar kontrol ederdi.Az ábrázolásokon a legnagyobb felületek törvénye uralkodott.
Az ya da çok daima işsizlik mevcuttur.Fáradtság vagy anergia csaknem minden nap.
Ağaç daima Uluğkayın kavramı ile birlikte değerlendirilmelidir.Szobrai mindig a mesterség alappillérein nyugszanak.
Aslında daima aynı görünür.Mindig másnak tűnik, mint amilyen valójában.
Daima aptalca şeyleri yapar."Folyton visszafordulok azokhoz a gonosz dolgokhoz.”
Jamestown Amerika'daki ilk daimi İngiliz yerleşimi olarak kabul edilmektedir.Híressé Jamestownhoz – Anglia első sikeres amerikai telepéhez – fűződő kapcsolatai tették.
Kulak zarı daima mevcuttur.Érdeklődési köröm folyamatosan tágult.
Ufuk daima olanakların ufkudur.Mindig van remény, kiút.
Mevsimlik İşçi 235, daimi kadrolu İşçi 45 ve memur kadrosunda 17 personeli bulunmaktadır.A társaság 245 alkalmazottat foglalkoztat, a létszám 215 teljes állású foglalkoztatottnak felel meg.
Daha sonra diğer daimyolar da buna ikna olmuşlardır.(Rajtuk kívül a réz eszkimók is így hitték.
Yazın, bitkiler daima büyür.A nyár folyamán a kolónia folyamatosan növekszik.
Sonradan tüm sayısal deliller, π(x)'nin daima li(x)'den daha az olduğunu gösterdi.Siihen asti kaikki saatavilla oleva tieto näytti viittavan, että π(x) on aina vähemmän kuin li(x).
"Algı, daima var olan bir şeydir.Sen mikä on ollut olemassa täytyy olla olemassa aina.
Alexander “Eğlendirmeyi her daim sevdim ve bu bir şekilde sanki benim ilahi görevim” demiştir.Alexander on todennut: "Olen aina pitänyt viihdyttämisestä, ja jollain tavalla tämä on minun kutsumukseni".
1571–1622), Japon samuray ve Sendai'nin daimyosu Date Masamune'nin muhafızıydı.支倉六右衛門常長) (1571–1622) oli japanilainen samurai ja Sendain daimion Date Masamunen vasalli.
1885 - Gottlieb Daimler ilk motosiklet patentini aldı.1885 – Gottlieb Daimler patentoi maailman ensimmäisen moottoripyörän.
Bir sonlu alanın ögelerinin sayısı daima bir asal kuvvettir.Äärellisen kunnan alkioiden lukumäärä on aina alkuluvun potenssi.
Gryffindor öğrencilerine daima yardımcı olur.Gregoria on aina valmis auttamaan muita.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Kameirosta hallitsivat tyrannit.
Kişinin daima mevcut olan “gölge”sidir.Ihmisen varjo, joka oli aina paikalla.
1800'lerde Japonya'da yaklaşık 180 Daimyo vardı.Vuoden 1800 aikoihin Japanissa oli 170 daimiota.
Stuttgart'ta Daimler Motoren Gesellschaft (DMG) tarafından üretilmiştir.Yritys oli Daimler-Motoren-Gesellschaftin (DMG) osa.
3. Kuvvet daima kendi yönündeki açı doğrultusunda ikinciyi doldurmaya meyillidir.2. Myyrää on siirrettävä aina suoraan eteenpäin.
Dönemin en bilinen daimyoları Oda Nobunaga, Toyotomi Hideyoshi ve Tokugawa Ieyasu'dur.Tunnetuimpia daimioita olivat Oda Nobunaga, Toyotomi Hideyoshi ja Tokugawa Ieyasu.
Jamestown Amerika'daki ilk daimi İngiliz yerleşimi olarak kabul edilmektedir.Jamestown oli ensimmäinen englantilainen asutuspaikka Pohjois-Amerikassa.
Gazetenin daimi yazar kadrosunda yer aldı.Lehdille jäi kuitenkin yhteinen päätoimittaja.
Sonraları, 1890'de, Daimler Motoren Gesellschaft'ı (DMG) kurdular.Vuonna 1890 he perustivat oman, moottoreita valmistaneen yhtiön, Daimler-Motoren-Gesellschaft (DMG).
Mynet Haber ^ Gürcistan: Daimi barışa kadar savaş!35. Uolevi Nojonen: Niin kauan kuin on elämää.
Matematikte sabit fonksiyon, her giriş değeri için çıkış değerini daima sabit kaldığı bir fonksiyondur.Vakiofunktio on matematiikassa sellainen funktio, joka saa kaikilla muuttujan arvoilla aina saman arvon.
Ayrıca 2009 yılından itibaren Birleşmiş Milletler'de Ermenistan'ın daimi delegesi oldu.Hänestä tuli keväällä 2009 maansa pysyvä YK-edustaja.
Freightliner Amerikalı kamyon üreticisidir, Daimler Kamyon Kuzey Amerika bölümüdür.Freightliner Trucks on yhdysvaltalainen rekkojen valmistaja, jonka omistaa saksalainen Daimler AG.
İlâveten vokatif cümle parçalarında sıfatlar daima zayıfça dekline edilir.Pehmiksessä sääntötulkinnoista voi aina valittaa.
Para toplamak için daimyo, henüz hasat edilmemiş pirinci satmak için vadeli sözleşmeler yaptı.Saadakseen rahaa, daimiot myivät termiineillä riisiä, jota ei ollut vielä korjattu.
Daima aptalca şeyleri yapar."Työ on aina ollut lujaa.»
Katlar daima birbirinden farklı büyüklüktedir.Kukkatiiliä on aina yksi kutakin erilaista.
Fakat oksipital bölge daima salimdir.Villisika on myös tavallinen saalis.
Bu çalışmaların daima matematiksel açıklamalara dayanması gerekiyordu.Tämä artikkeli käsittelee matemaattisia vakioita.
Hikâye efsanevi daimyo Mōri Motonari ve bir Shakespeare trajedisi olan King Lear üzerine kuruludur.Tarina perustuu Shakespearen näytelmään Kuningas Lear ja daimio Mori Motonarin elämästä kertoviin legendoihin.
Aracın ana şirketi 2007'de DaimlerChrysler, 208'den itibaren ise Daimler AG'dir.Vuosina 1998–2007 yhtiön nimi oli DaimlerChrysler ja nykyisin Daimler AG.
EMF komuta yapısı, daimi olmayan bir görev kuvveti karakterindedir.Η δομή της διοίκησης της EMF αντικατοπτρίζει το μη μόνιμο χαρακτήρα της δύναμης.
Daha önce Danimarka Dışişleri Bakanlığı Daimi Sekreteri ve daha sonra bir danışman olarak olarak çalıştı.Προηγουμένως είχε εργαστεί στο υπουργείο Εξωτερικών της Δανίας ως Μόνιμη Γραμματέας και αργότερα ως σύμβουλος.
Kişinin daima mevcut olan “gölge”sidir.Η σκιά ενός ατόμου είναι πάντα παρούσα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod