Ancak, daima durağan kalacağı bir referans sistemi seçilebilir.Однак, завжди можна обрати систему відліку в якій він залишатиметься стаціонарним.
Daima kazanırım.Я завжди виграю.
Daima kazanırım.Я завжди перемагаю.
Her daim gülümser.Nepřestávejte se usmívat“.
1885 - Gottlieb Daimler ilk motosiklet patentini aldı.1885 – Gottlieb Daimler sestrojil první motocykl.
Bu süre içinde daima ezilenin, mağdur edilenin, güçsüzün yanında oldu.Naopak ten, kdo se za něho vydával, se provinil urážkou majestátu.
O da Şükufe'yi sevdiğinden daima aralarında husumet çıkar.Ona však odmítne jej s výmluvou, že již jiného má ráda.
Daima yeni fikirler üretmek için hayal gücüyle çalışır.Toto je klobouk pro vymýšlení nových nápadů.
Daim(a) anber kokar, gülü türkmen'in.Gebelt (a kol.), Ve stínu islámu.
Çünkü iktidar daima tek partinin elinde bulunmaktadır.Tato postava je členem party vždy.
Bu toplamaya göre ters daima vardır.Tomuto způsobu odběru se vždy snažíme vyhnout!
Toplantı sonrasında Retinger'in daimi genel sekreterliğini üstlendiği kalıcı bir yönetim kurulu oluşturuldu.Byl založen stálý řídící výbor, který jmenoval na místo stálého tajemníka Retingera.
Daima kendisinden şüphe duyar.Svou vinu však vždy popíral.
Yanında daima bir masa da vardır.Vždy má u sebe hůlku.
Saddam Hüseyin'in daimi müttefiklerinden biriydi.Patřil k blízkým spolupracovníkům Saddáma Husajna.
Daima bir savaş vardı.Včera byla válka .
Kaçkar eteklerine doğru yükseldikçe daimi kar sınırları ile karşılaşılır.Při přesunech k napajedlům se pohybuje po stálých vyšlapaných cestách.
Hitler'in daimi korumasının genç bir üyesi olarak II. Dünya Savaşı boyunca Hitler'in hep yanında yer aldı.Jako mladý člen Hitlerovy osobní stráže cestoval s Hitlerem během války.
Buna rağmen liberal reformlar gerçekleştirilmesine daima karşı çıktı.Zrušil všechny doposud zavedené liberální reformy.
Daima cephede olmak isterler.Průběžně se udržoval na prvním místě.
Dövüş sporlarına ilgim her daim olmuştur.Všechny časy zápasů jsou v SELČ.
Şirket 1985’te Daimler-benz Grubu’na katıldı.V roce 1985 byla AEG koupena firmou Daimler-Benz.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden biridir.Tyto státy se zároveň staly pěti stálými členy Rady bezpečnosti.
Devletler, daimi barış adına gönüllü bir birlik meydana getirmeliydiler.Znepřátelené strany se v nich dobrovolně zavazovaly udržovat vzájemný mír.
Gabon kıyılarında daimi olarak yerleşen ilk Avrupalı güç Fransa olmuştur.První evropskou zemí, odkud se aikido začalo dále šířit po starém kontinentu, byla Francie.
Sonradan tüm sayısal deliller, π(x)'nin daima li(x)'den daha az olduğunu gösterdi.Oběti si přitom často do poslední chvíle myslí, že užili (méně nebezpečnou) extázi.
Kemirgenler için özel üretilen suluklarda her daim temiz su bulunması gerekir.Na pracovišti musí být vždy alespoň kbelík čisté vody.
Planck, oranın dört daimi başkanından biriydi.Bernstein pak byl jedním z jejích dvou předsedů.
22 Aralık 2010'da da UNESCO daimi temsilciliğine atanmıştır.22. září 2009 byla zvolena generální ředitelkou UNESCO.
Şair, yazılarında daima aile büyüklerine saygı duyulmasını, öğütler.Odpověď na výtku, že bratři se příliš váží Starým zákonem.
1999'dan beri İsveç Akademisi'nin daimi sekreteridir.Od roku 1991 byl členem švédské akademie.
Daima edepli bir hâlde otururdu.Jeho dílo bylo vždy patřičně honorováno.
Klasik antik dönem yazıları Bizans'ta her daim işlendi.Během středověku byli starověcí klasikové vydávání v Byzanci.
Günümüzde üç daimi sergi vardır.V dnešní době existuje ve třech podobách.
Kur'an-ı Kerîm, mümine daima marifet dersleri verir.Ostatně nahlédnutí, nazření, se vždy nějak vztahuje k danosti.
NATO üyesi olan Türkiye, bölgede daima istikrar sağlayıcı bir faktör oldu."Turcia, membru NATO, a fost întotdeauna un factor de stabilitate în regiune”.
Havada süzülürken el veya ayak her daim kaykay tahtası ile temas halindedir.Fiecare ținut era cârmuit de un pârcălab sau de un staroste (dacă avea vreo cetate pe cuprinsul său).
Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin.Ai fost foarte răbdător cu mine și incredibil de bun.
Allah devletini daim eylesin."Fă-ne un dumnezeu aseamenea dumnezeilor lor.”
Daimler-Benz, Krupp, MAN ve Rheinmetall ihaleye girdiler ve birer ilk örnek sundular.Daimler-Benz, Krupp, MAN și Rheinmetall au venit cu prototipuri.
Rusya BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden biridir.Rusia este unul din cei cinci membri permanenți ai Consiliului de Securitate al ONU.
Daimler-Benz tasarımı T-34'ün bir kopyasıydı.Proiectul Daimler-Benz era asemănător cu proiectul tancului T-34.
1885 - Gottlieb Daimler ilk motosiklet patentini aldı.1885: Germanul Gottlieb Daimler a brevetat motocicleta.
Para toplamak için daimyo, henüz hasat edilmemiş pirinci satmak için vadeli sözleşmeler yaptı.Aerostar nu a reușit să obțină nici un contract de vânzare pentru APR Aurora până în prezent.
Eğer her daim yapılsaydı bu tür bir şaka bugün farklı olurdu." dedi.Ar fi fost mult mai amuzant dacă lucrurile s-au fi întâmplat astfel”.
Her önüne gelene hareket çeker ve daima hareket çektiğini inkar eder.El îl însoțește pe acesta peste tot și nu vorbește niciodată.
Uninominal isimler daima büyük harfle başlar.Numele genului se scrie întotdeauna cu literă mare.
Daima tedbirli davranırdı.Trebuie să fii tot timpul atent.
Daima nemli yağmur ormanları iklimi.Trăiește în păduri tropicale umede veșnic verzi.
Hiçbir memnuniyet de sürekli değildir, ondan çok daima yeni bir çabanın yeni başlangıç noktasıdır.Astfel de manevre nu reușesc întotdeauna, ceea ce este un motiv în plus de teamă pentru începători.
Testler 1936-1937 yılları arasında sürdü ve Daimler-Benz modelinin en iyi seçim olduğu anlaşıldı.Testarea acestora a avut loc între anii 1936 și 1937, câștigătorul fiind Daimler-Benz.
Aslında daima aynı görünür.El vedea mereu lucrurile altfel.
Dünyada görülmüş ilk daimi ordu, Roma İmparatorluğu'nun ordusudur.Armata romană timpurie este prima fază prin care a trecut armata romană.
Daimler AG Almanya'nın en önemli 30 şirketinin bulunduğu DAX borsasının endeksinde kayıtlıdır.Deutsche Börse AG este ea însăși listată în DAX, indicele celor mai importante 30 de companii de la FWB.
Mynet Haber ^ Gürcistan: Daimi barışa kadar savaş!Spate-n spate, luptă până la moarte! 15.
Örümceklerin çiftleşmesinde erkek örümcek, daima ölümle karşı karşıyadır.Prin bocet se deplânge întotdeauna moartea cuiva.
Bir boyutlu matrisler de daima köşegendir.Un șir convergent este întotdeauna șir Cauchy.
Bütün bu taşkınlığına rağmen şiirleri daima bir ölçü içerir.În dura sa melancolie poetul are întotdeauna dreptate.
Daima yeşil ağaç veya çalılardır.Flora arborilor veșnic verzi.
Yanında her daim tabanca taşır.Monahii îl poartă tot timpul.