Seni daima seveceğiz Tom.We'll always love you, Tom.
Cevap daima hayırdı.The answer was always no.
Hiçbir şey daima güvende değildir.Nothing is ever secure.
Tom daima yanımdaydı.Tom was always with me.
Yavaş ve daima!Slow and always!
Ben okula gitmeden önce daima bir şeyler yiyorum.I always eat something before going to school.
Fadıl daima gülümsüyordu.Fadil was always smiling.
O daima aynı şeyi sipariş eder.He always orders the same thing.
Tom daima aynı şeyi sipariş eder.Tom always orders the same thing.
Niyetlerinizi daima açık tutun.Always keep your intentions clean.
Tom daima Mary'den çok daha yoğun.Tom is always way busier than Mary.
Sanırım kadınlar öyle şeyleri daima yapar.I think that women always do things like that.
Sabahları daima ofiste değilim.I'm not always in the office in the morning.
Neredeyse daima akşam yemeğinden önce banyo yaparım.I almost always take a bath before dinner.
Tom'la daima iyi anlaştım.I've always gotten along well with Tom.
Neredeyse daima arabayla çalışmaya gideceğim.I almost always go to work by car.
Tom daima kendisi ile çelişiyor.Tom is always contradicting himself.
Tom daima kamerasını yanında taşır.Tom always carries his camera with him.
Tom daima kamerasını birlikte taşır.Tom always carries his camera with him.
Leyla daima şüphe uyandırıyor.Layla is always casting doubt.
Leyla daima Sami'ye yardım ediyordu.Layla was always helping Sami.
Leyla yanında daima o silahı taşıyordu.Layla carried that gun with her at all times.
Sami ne zaman duracağını bilmekte daima bir sorun yaşıyordu.Sami has always had a problem with knowing when to stop.
Leyla, Sami'yi nerede arayacağını daima biliyordu.Layla always knew where to look for Sami.
Tom neredeyse daima onu yapar.Tom almost always does that.
Tom neredeyse daima gece yarısından önce yatağa gider.Tom almost always goes to bed before midnight.
Sami daima Leyla'nın odasında olurdu.Sami would always be in Layla's room.
O daima esprili ve gösterişli.She's always witty and eloquent.
Tom daima bunu yapıyordu.Tom was always doing that.
Tom daima sempatiktir.Tom is always sympathetic.
Tom neredeyse daima burada.Tom is almost always here.
Tom neredeyse daima meşguldür.Tom is almost always busy.
Tom daima çıplak ayaklıdır.Tom is always barefoot.
Tom daima yüzüyor.Tom is always swimming.
Mary daima okulda öğretmenleri ona izin verdiğince geç vakitlere kalır.Mary always stays at school as late as the teachers allow her to.
Tom daima kilitlenmeli.Tom should be locked up forever.
Tom ve John daima benzer giysiler giyerler.Tom and John always wear similar clothes.
Rusya daima birleşmiş olarak kalacaktır.Russia will always remain united.
Tom motosikletine binerken daima gözlük takar.Tom always wears goggles when he rides his motorcycle.
Önleyici tedbir daima en iyi çözümdür.Prevention is always the best solution.
Sami daima yüzük taktı.Sami always wore rings.
Sami ve Leyla daima tartışırlardı.Sami and Layla would always argue.
Başarıya giden yol daima yapım aşamasındadır.The road to success is always under construction.
Sami her yerde daima polislerle birlikte çalışıyor.Sami has been working with the cops all along.
Sınıf arkadaşlarına daima sorunlar getirdi.He always brought problems to his classmates.
Çocuklarınız bisikletlerini sürerken daima kask takıyor mu?Do your children always wear helmets when they ride their bicycles?
Tom daima kalbimde yaşayacak.Tom will forever live in my heart.
Daima insanlara kibar olmaya çalışıyorum.I always try to be nice to other people.
Daima yanında nakit bulundur.Always carry some cash.
Daima kilo fazlam oldu.I've always been overweight.
Tom daima insanlara yardımcı olmaya çalışır.Tom always tries to help people.
Onun odasına girmeden önce daima kapısını çalmalısın.You should always knock before entering his room.
Daima yerinde ve zamanında konuşuyor.He seems to always say the right thing at the right time.
Daima en kötüsüne hazırlıklı olun.Always be prepared for the worst.
İlk adımlar daima en zor olanlarıdır.The first steps are always the hardest.
Daima bazı tür tehlikelere maruz kalırız.We are always exposed to some kind of danger.
Duyarsporlu Tom güncel mevzularda daima tarafını belli edip duyarını kasar.As a wokester, Tom always supports current things.
"Gençler ve her daim genç kalanlar"."Gençler ve her daim genç kalanlar".
Daima doğru amaç için, tabii.Always for the right purpose, for sure.
Konuşmaları şiddeti ve ırkçılığı teşvik ederken, Hitler daimi bir güvenliği gerekli gördü.As his speeches promoted violence and racism, Hitler needed permanent security.