Rezerv güçler genellikle silahlı kuvvetlerin daimi bir parçası olarak görülmezler.ولا تعتبر قوات الاحتياط بصفة عامة ضمن الكيان الدائم للقوات المسلحة.
1793 yılında, ilk daimi Türk elçiliği Londra'da Osmanlı Sultanı III. Selim tarafından kurulmuştur.في عام 1793، أنشئت أول سفارة تركية دائمة من قبل السلطان سليم الثالث في لندن.
Müzenin daimi sergisi Ocak 2017 yılında, Saraybosna'daki Logavina Caddesi'ne açılmıştır.في يناير 2017 ، افتتح المعرض الدائم للمتحف في شارع Logavina في سراييفو.
Patentler Daimler-Benz'e geçti.نقلت براءات الاختراع إلى دايملر بنز.
Bitkiler daima yeşildir.النبتة دائمة الخضرة.
Batman Returns 'te de çalışan Elfman Batman Daima 'da yerini Elliot Goldenthal'a bıraktı.(الف مان) - الذي عمل أيضاً في (باتمان ريترنس) - ترك مكانه في (باتمان دايما) إلي (اليوت جولدينثال) .
Para toplamak için daimyo, henüz hasat edilmemiş pirinci satmak için vadeli sözleşmeler yaptı.واستخدم الإقطاعيون عقود لبيع الأرز التي لم تحصد بعد.
Müfredat ve ders seçimleri daima devletin onayına sunulur.المعايير التعليمية ومقررات الاختبار الموحد عادة ما تقدم من جانب حكومات الولايات.
Vulkan daima federasyonun önemli bir unsuru olmuştur.رغم كل ذلك كانت النرويج مجتمعاً محافظاً.
Genellikle babasından daima para koparır ve her zaman bunu başarmıştır.يَلْعبُ بقواعدِه الخاصةِ عادة ويربح دائماً.
Domuzgillerin her ayaklarında daima 4 parmakları vardır.لدى السلاحف وسط الآسيوية أربع أصابع في كل قدم.
Hong Kong Özel İdari Bölgesi pasaportu Çin vatandaşı olan Hong Kong'un daimi sakinlerine verilir.يتم إصدار جواز سفر لمنطقة هونغ كونغ إلى المقيمين الدائمين في هونغ كونغ من مواطني جمهورية الصين الشعبية.
Virginia'da hükümet temsilcileri gıda ve tarım için daimi bir örgüt kurmaya söz vermişlerdir.وتعهدت الأطراف بإنشاء منظمة دائمة للأغذية والزراعة.
Daimi Hakemlik Mahkemesinde yaptığı çalışmalar nedeniyle 1909'da Nobel Barış Ödülünü kazandı.حصل سنة 1909 على جائزة نوبل للسلام لأعماله في محكمة التحكيم الدائمة.
Kuru mevsimlerde yapraklarını susuzluğa dayanıklı hale getirir, diğer mevsimlerde her daim yeşildir.في المناطق التي تتعرض للموسم الجاف تسقط أوراقها خلال الجفاف، لكنها في المناطق الأخرى دائمة الخضرة.
Çünkü iktidar daima tek partinin elinde bulunmaktadır.التوقيت: تكون الحفلة دائما بعد العصر.
Jace, Nefilim'deki en iyi savaşçılardan birisidir ve daima ailesini kollamıştır.ويعتبر جيس أفضل محارب بين مجموعة النفيليمز ومستعداً للدفاع عن عائلته.
Hayali kütleye sahip bir kuramsal parçacık daima ışıktan daha hızlı hareket eder.إلا أنه قد يكون ممكنا لجسم أن يوجد وهو يتحرك دائما أسرع من الضوء.
Uninominal isimler daima büyük harfle başlar.ومع ذلك، فإن رموز الوحدات المسماة بعد الأشخاص، تكون مكتوبة دائما بحرف أولي كبير.
Şu an ikamet eden (daimi) olarak altı hane vardır.هم جماعة من أصحاب الإمام أمير المؤمنين (عليه السلام)، وكانوا ستة آلاف رجل.
Daha sonra iç dünyasında ve çevresinde daima sessizliği ve sakinliği tercih etmiştir.كان الجميع في الماضي يختار الهدوء والسكينة.
Ekim 1988-Ocak 1989 döneminde ilk kez Büyükelçi ve Türkiye'nin NATO Daimi Temsilcisi olmuştur.وبتاريخ 18 أكتوبر 2008 تبادل لبنان وسوريا السفراء لأول مرة في تاريخهما.
Sengoku döneminde Shimazu daimyosunun yurtluğu idi.وأصبحت عائلة دايميو في فترة إيدو.
Rezerv güçler genellikle silahlı kuvvetlerin daimi bir parçası olarak görülmezler.Forças de reserva não são geralmente consideradas parte de um corpo permanente de forças armadas.
Batman Daima, finansal bir başarı olarak kabul edildi.Batman Forever foi declarado como um enorme sucesso financeiro.
Para toplamak için daimyo, henüz hasat edilmemiş pirinci satmak için vadeli sözleşmeler yaptı.Para conseguir dinheiro, o daimyo usava contratos a termo para vender arroz que ainda não tinha sido colhido.
H&M, koleksiyonun Madonna'nın "zamansız, eşsiz ve daima göz alıcı stilini" yansıttığını belirtti.H&M disse que a coleção reflete Madonna no "estilo intemporal, único e sempre glamuroso."
Şogun müttefiki Nagaoka daimyosu ise iki Gatling mitralyöz ve binlerce modern tüüfeğe sahipti.O daimiô de Nagaoka, aliado do xogum, possuía duas Gatlings e milhares de rifles modernos.
Müzenin daimi sergisi Ocak 2017 yılında, Saraybosna'daki Logavina Caddesi'ne açılmıştır.Em janeiro de 2017, a exposição permanente do museu foi inaugurada na rua Logavina, em Sarajevo.
Virginia'da hükümet temsilcileri gıda ve tarım için daimi bir örgüt kurmaya söz vermişlerdir.Tais representantes se pactuaram em criar uma organização permanente para a alimentação e a agricultura.
Yazın, bitkiler daima büyür.No verão as plantas crescem.
Her daim gülümser.Ela quase sempre sorri.
Cerrahi turnike hemen hemen daima uygulanır.Um torniquete cirúrgico é quase sempre usado.
Bununla birlikte, yazın daima geri döneceğini, onu da neşelendiren bir düşünce olduğunu da ekliyor.Contudo, diz que irá sempre voltar, um pensamento que parece alegrá-lo.
Daimler, 1900'da hayata gözlerini yumdu ve Maybach DMG'den 1907 yılında ayrıldı.Daimler viria a morrer em 1900 e Maybach deixou a empresa em 1907.
Daimyo köylülerden pirinç şeklinde vergiler toplarken, pirinç ekonominin temelini oluşturuyordu.O arroz era a base da economia, com o daimyo coletando as taxas dos camponeses na forma de arroz.
Wallis daima temiz giysiler giyer ve kendisini iyi yapmaya zorlardı.Wallis estava sempre imaculadamente vestida e se esforçava muito.
Günümüzde üç daimi sergi vardır.Hoje faremos o triplo de exercícios.
Kuyruğunun ucu daima siyahtır.A ponta de sua cauda é sempre preta.
Kuyruklarının uzunluğu vücut uzunlukları ile daima aynıdır.O comprimento de sua cauda é quase igual ao comprimento de seu corpo.
Daimyolar köylülerden vergileri pirinç formunda topluyordu.Os agricultores eram tributados pesadamente na forma de arroz.
The Daimler Company Limited, Birleşik Krallık merkezli eski bir otomotiv şirketiydi.The Daimler Motor Company Limited foi uma empresa privada do Reino Unido, montadora de automóveis.
Sanat yönetmeni ve daimi şefi John Scott'tur.O atual diretor artístico e maestro residente é John Scott.
“Ben” derken, bunun daima değişen varlığa (beden ve zihnimize) ait bir duyum olduğunu unutmamamız gerekir.Fazem-nos esquecer, passageiramente, o sofrimento e a insensatez da vida”.
Daimi yüründüğünde bütün yol 30-70 gün arasında bitirilir.A trilha leva entre 30 e 70 dias para ser completada em caminhada contínua.
MÖ 48'de, Jül Sezar'a daimi tribün güçleri verildi.Em 48 a.C., César recebeu poderes tribunícios perpétuos.
Konulan kurala göre üç kez şampiyon olan takım daimi olarak kupayı alacaktı.Por sinal, de acordo com o regulamento, o Vasco necessitava ganhar três partidas seguidas para ser campeão.
Pars kedisi daima suya yakın yaşar.Esta espécie nidifica quase sempre perto de água.
Marlon Wayans rolü oynayacaktı ve Batman Daima'da yer alması planlanıyordu.Marlon Wayans foi escalado para o papel, e assinou para aparecer em Batman Forever.
Daima aptalca şeyleri yapar."Sempre voltou a fazer as mesmas brincadeiras".
Babamın bu nasihatına daima kıymet verdim."Dediquei-me ao sonho sempre com a ajuda do meu pai.
Birimler daima küçük harfle yazılır.O nome das unidades deve ser sempre escrito em letra minúscula.
İsimlerini veren ortak özellikleri, alınlarında daima boynuzları bulunduğundan kaynaklanmaktadır.Seu apelido se deve ao seu cronômetro, que sempre está em seu pescoço.
Eserlerinde kendisinden daima "Ali Ufkî Bey" olarak bahsetmektedir.No restante de sua vida, ela sempre se referia a ele como "Mr. Griffith".
Örneğin fare keseli sıçanlarının spermleri daima çift olur.Por exemplo, a rota de desova de várias espécies de esturjão foram permanentemente.
Jamestown Amerika'daki ilk daimi İngiliz yerleşimi olarak kabul edilmektedir.Jamestown foi o primeiro assentamento britânico fundado no continente americano.
Sengoku döneminde Kasugayama Kalesi Uesugi Kenshin gibi daimyolar için önemli bir üs oldu.Durante o Período Sengoku, os Arakawa serviram como vassalos do clã Uesugi.
Daima hareketli ve coşkuludur, yorulmak bilmez.Fê-lo calmamente e sem qualquer distracção, nem cansaço.
Ama arkadaşlarını daima korur.E sempre protege seu irmão.
Bu geçici toplanma zamanla daimi iskana dönüşmüştür.A partir daí, o encontro passou a ser anual.