Ana içeriğe geç
Sözlük

daim ile cümle

daim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Uninominal isimler daima büyük harfle başlar.Les noms propres commencent systématiquement par une majuscule.
1 Haziran 1999 tarihinde ise Sture Allén'in yerine Akademi'nin daimi sekreteri seçilmiştir.En 1999, il remplace Sture Allén au poste de secrétaire perpétuel de l'Académie.
Eserlerinde kendisinden daima "Ali Ufkî Bey" olarak bahsetmektedir.Il se présente toujours sous cette forme : « Lieutenant Columbo ».
Buna göre kişiler daima ve her tür araçla kamusal hayatın ruhuna katkıda bulunurlar.En tout temps et en tout lieu l'homme semble avoir fait usage de drogues.
Freightliner Amerikalı kamyon üreticisidir, Daimler Kamyon Kuzey Amerika bölümüdür.Elle est une division de Freightliner Trucks, filiale de Daimler Trucks North America.
Alt kısımlar ise daima kırmızıdır.Leur face inférieure est généralement rouge.
Hastalığın prognozu daima şüphelidir.La mauvaise foi est toujours soupçonnée.
"Gençler ve her daim genç kalanlar".Dites seulement que vous êtes jeunes, éternellement jeunes.
Katlar daima birbirinden farklı büyüklüktedir.Toutes les crêpes sont de taille différente.
NATO üyesi olan Türkiye, bölgede daima istikrar sağlayıcı bir faktör oldu."Le Bayern occupera toujours une grande place dans mon cœur ».
Daima yüksek değerlendirmeden düşük değerlendirmeye göre kademeler belirlenir.L'amaigrissement est toujours préconisé devant une surcharge pondérale.
Bu yalnızca daimi dişlerde geçerlidir.Il pense que cela n'est possible que pour des dents purulentes.
1998'de NATO-Rusya Daimi Ortak Konseyi kuruldu.Le Comité national russe permanent y fut institué.
Kişinin daima mevcut olan “gölge”sidir.La forme "Géna" existe toujours.
Aynı yaz gösterime girdikleri için daima bağlantıları bulunacak.Des expositions temporaires s'y rajoutent en été.
Bu liste Birleşik Krallık'ın NATO daimi temsilcilerini içerir.Ce couteau répond aux normes de l'OTAN.
Daima kendisi ile dostluğa çok ehemmiyet verdiğimiz Fransa ile aramızda, tek ve büyük mesele budur.Elle est le lien qui nous unit si fort, vous et moi, depuis longtemps déjà.
Sağlık ocağı vardır ancak daimi kadrosu olmadığından misafirhane olarak kullanılmaktadır.Sans emploi stable, il y fréquente le laboratoire en tant qu'invité.
Bundan dolayı "saf" sayıdır ve daima 1 boyutuna sahiptir.La notation « 10 » semble simple et toujours associée au nombre dix.
Kuşlar daimi ikâmetgahlı olup, bölgelerinden pek uzaklara gitmezler.Des bêtes lointaines feulent et nul ne se détourne.
Şu valsin melodisi beni daima hipnotize eder.La melodía de ese vals siempre me hipnotiza.
Kötülük daima kazanır.El mal siempre triunfa.
Merle'nin geri dönüşü daima geçici bir durum olarak planlanmıştı.El personaje de Merle siempre fue planeado para ser algo un tanto temporal.
1800'lerde Japonya'da yaklaşık 180 Daimyo vardı.En el año 1800 había aproximadamente 170 daimio en Japón.
Müzenin daimi sergisi Ocak 2017 yılında, Saraybosna'daki Logavina Caddesi'ne açılmıştır.En enero del 2017, la exposición permanente del museo fue inaugurada​ en la calle Logavina, en Sarajevo.
1885 - Gottlieb Daimler ilk motosiklet patentini aldı.1885: Gottlieb Daimler patenta la primera motocicleta.
Alexander “Eğlendirmeyi her daim sevdim ve bu bir şekilde sanki benim ilahi görevim” demiştir.Alexander ha declarado: "Siempre me gustó divertir a la gente y de alguna manera ésta es mi vocación".
Daima bir savaş vardı.Siempre estaban en guerra.
Kuyruğunun ucu daima siyahtır.La punta de su cola es siempre negra.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden biridir.Son los cinco miembros permanentes del Consejo de Seguridad de Naciones Unidas.
Pirlik daima babadan oğula geçmektedir.El Kleos se transfiere siempre de padre a hijo.
Daimyo köylülerden pirinç şeklinde vergiler toplarken, pirinç ekonominin temelini oluşturuyordu.Rice era la base de la economía, como el daimyo recogió los impuestos a los campesinos en forma de arroz.
Daima cephede olmak isterler.Siempre permanece en primera línea.
Bu süre içinde daima ezilenin, mağdur edilenin, güçsüzün yanında oldu.Et tal es la Infant que siempre fallaredes en ella bien et lo que devedes fallar.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Más tarde fue gobernada por tiranos.
Şirket, şu anda Daimler AG'nin bir parçasıdır.La empresa es ahora parte del grupo Daimler.
Kişinin daima mevcut olan “gölge”sidir.La sombra de una persona estaba siempre presente.
Sünni İranlılar daima Muhammed'in ailesine büyük saygı duyuyorlardı.Los varones de la familia siempre acompañan su nombre com Muhammad.
Daima delillerini Kur'an, hadis ve eski sufilerin sözlerinden vermiştir.Utilizaba en sus obras palabras y signos con o sin sentido.
Isı daima yerden yukarılara doğru yükselir.Es siempre mejor irse en la cima.
Çünkü iktidar daima tek partinin elinde bulunmaktadır.La minga termina siempre con una fiesta.
Böylece yakınlaştırma daima kullanıcının istediği gerçek görüntü çözünürlüğünü sağlar.Así que el zoom se da siempre la resolución de la imagen real que el usuario desea.
Mynet Haber ^ Gürcistan: Daimi barışa kadar savaş!Gritemos todos en libertad: ¡Extremadura tierra de paz!
Buna karşılık sözcük sonundaki ünlüler daima belirtilmiştir.En ellas la palabra fundamental va siempre al final.
Ayaklarında daima beş parmakları vardır.En cada pie también hay cinco dedos.
Yargı gücünün daima Galiçyalılar tarafından icra edilmesi.El poder judicial estaría siempre desarrollado por ciudadanos gallegos.
Ben içimdeki güce, yeteneğime inanıyorum ve her daim savaşa hazırım.Tengo más confianza, más poder, estoy más segura de mí misma que nunca.
OpenBSD'nin daima en son sürümünü en çok özelliklere sahiptir.La posta de sprint será siempre la última.
Bir söz yazarı olarak her daim o hissin peşinden koşarsınız".Como escritor , Siempre he gravitado hacia ese sentimiento."
Örgütün daimi görevli organı ise Örgüt Sekreterliğidir.El órgano que ejecuta las decisiones es la Comisión Permanente.
Her daim gülümser.Sonríe siempre, sea lo que sea lo que se hable.
O ve Scooby daima korkak ve açlardır; gösterilerinde komiklik yaparlar.Él y Scooby siempre se asustan y tienen hambre.
Yapıcı tenkide daima hazırız.Voy al supermercado siempre arreglada.
1989'dan 1990'a kadar Norveç'in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi idi.Entre 1989 y 1990 fue embajador noruego ante las Naciones Unidas.
Eserlerinde kendisinden daima "Ali Ufkî Bey" olarak bahsetmektedir.A menudo se refiere a sí mismo como "El As".
Daimler-Benz tasarımı T-34'ün bir kopyasıydı.El diseño de Daimler-Benz era un homenaje directo al T-34.
Kulak zarı daima mevcuttur.El hígado se afecta siempre.
Dövüş sporlarına ilgim her daim olmuştur.Ellos siempre juegan fútbol todo el tiempo.
Hazineniz daima parayla dolu bulunsun, ekonomiye önem verin.Siempre está con aforismos y sólo le importa el dinero.
Sâf İran ırkından olan Kürtler ve Afganlar ise daima Şiîliğe muhalif kalmışlardır.Ejército Republicano Irlandés de la Continuidad IRA de la Continuidad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod