Toplam vergisi dahildir.The total includes tax.
Tom'u dahil etme.Don't count Tom out.
Onun bir dahi olması mümkündür.It's possible that he's a genius.
Sadece dahil edilmeni istiyorum.I just want you to be involved.
Tom'un dahi olması mümkündür.It's possible that Tom is a genius.
Tom bir dahi olduğunu düşünüyor, ancak onunla aynı fikirde değilim.Tom thinks he's a genius, but I don't agree with him.
Tom matematiksel bir dahidir.Tom is a mathematical genius.
Bu dahi!It's genius!
Tom dahil edilmek isterdi.Tom would've wanted to be included.
Bütün dahil olanlara tebrikler.Congratulations to all involved.
Tom dahil olmaktan korkuyor.Tom is afraid to get involved.
Dahil olduğum için çok mutluydum.I was so glad to be included.
Beni dahil ettiğin için teşekkürler.Thanks for including me.
Tom, sen bir dahisin.Tom, you're a genius.
Dört yaşındaki dahi bir senfoni besteledi.The four-year old prodigy composed a symphony.
Bu projeye nasıl dahil oldunuz?How did you get involved in this project?
Tom, Mary'nin bir dahi olduğunu söylüyor.Tom says Mary is a genius.
Ben dahi değilim.I'm no genius.
Tom grubumuza dahil değil.Tom isn't part of our group.
Bilgisayarı bozdun. Aferin, dahi.You broke the computer. Nice going, genius.
Leyla'nın gözlükleri dahil Teksas'ta her şey daha büyüktür.Everything is bigger in Texas, including Layla's glasses.
Teksas'ta, Sami'nin kalbi dahil her şey daha büyüktür.Everything is bigger in Texas, including Sami's heart.
Teksas'ta, Sami'nin ağzı da dahil olmak üzere her şey daha büyüktür.Everything is bigger in Texas, including Sami's mouth.
Bence dahil olmalıyız.I think we should get involved.
Tom müzikal bir dahidir.Tom is a musical genius.
Başkanı dahil edin.Include the chairman.
Başkanları dahil et.Include the chairmen.
Bence sen bir dahisin.I think you're a genius.
Tom'un birçok arkadaşı onun bir dahi olduğunu düşünüyor.Many of Tom's friends think he's a genius.
Sami terörist kelimesinin ne anlama geldiğini dahi bilmiyor.Sami doesn't even know what the word terrorist means.
Tom dâhi bir çocuktu.Tom was a child prodigy.
Tom'un dahil olduğundan şüpheleniyorum.I suspect Tom is involved.
Sami, karısı da dahil olmak üzere etrafındaki her bir kişiyi aldatmıştı.Sami fooled every person around him, including his wife.
Bu adam mutlak bir dahi.This guy is an absolute genius.
Bu adam tam bir dahi.This guy is an absolute genius.
Tom dahil buradaki herkesi beğenirim.I like everyone here, including Tom.
Tom dahil buradaki herkesi severim.I like everybody here, including Tom.
Tom ya aptal ya da dâhi.Tom is either an idiot or a genius.
Biz dahi değiliz.We're not geniuses.
Henüz anne karnındaki ceninlerin dahi yüzlerine dokunduğunu biliyoruz.We know that even foetuses still in the womb of their mothers touch their faces.
Ben çok dengeli bir dâhiyim.I'm a very stable genius.
Delilik ve dâhilik arasında çok ince bir çizgi vardır.There's a very fine line between genius and insanity.
Tom delilik ve dâhilik arasındaki ince çizgide dans ediyor.Tom is dancing on the fine line between genius and insanity.
Bu günlerde havanın güneşli olması pek imkân dahilinde değil.There's a fat chance of sunshine these days.
Fiyatlara vergi dahil değil.Prices don't include tax.
Olimpiyat Oyunlarında; Filistinliler dahil herkes eşittir.In the Olympic Games, all people are equal, including the Palestinians.
Tobias o öyküye dahil olan insanların gerçek isimlerini kullanmayacak.Tobias is not going to be using any real names of people involved in that story.
Herhangi bir kimsenin Kursk'un yerini dahi bildiğini sanıyor musun?Do you think anyone even knows where Kursk is?
Erkek kardeşi de dahil olmak üzere 5 kişi gözaltına alındı.5 people were arrested, including her brother.
Yaklaşık üç yüz Zapatista kadının dahil olmak üzere üç bin katılımcı katıldı.Three thousand participants attended, including approximately three hundred Zapatista women.
Birçok üçüncü taraf Lync işlevselliğini mevcut platformlara dahil etmiştir.Several third parties have incorporated Lync functionality on existing platforms.
15 dakikadan kısa videolar da sınır değerine dahil değildir.Videos shorter than 15 minutes also don't count towards the limit.
Dock ve Aqua görünüm dahil edilmemiştir; Bu Mac OS X'de daha sonra ilave edildi.The Dock and the Aqua appearance were not included; these were added later in Mac OS X.
Fagerholm buna dahil değildi.Fagerholm was not included.
Siz de cemiyetimize dâhilsiniz.Our (and Your) RISD.
2013 yılında, Sokaklar Fiji ve Nauru'ya dahil oldu.In 2013, Streets will be included in Fiji and Nauru.
Derber'in de dahil olduğu bazıları hızla Uzak Doğu'ya kaçtı; diğerleri saklanmaya başladı.Some of them, including Derber, quickly fled to the Far East; others went into hiding.
Endüstriyel sesleri ve günlük yaşamdan sesleri dahil etmeyi seviyorum, mesela bir araba alarmı."I like industrial sounds and incorporating everyday life's sounds like a car alarm."
Ölüm belgesi de dahil olmak üzere tüm tıbbi kayıtlar yok olmuştur.All medical records have been lost, including his death certificate.
Birçok matematikçi, Galileoda dahil, aynı zamanda müzisyenlerdi.Many mathematically inclined scientists, including Galileo, were also musicians.