daha ile cümle

daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sanırım bir yarım saat daha beklememiz gerektiğini düşünüyorum.I think we should wait another half an hour.
Kızlar bakireliklerini gittikçe daha erken kaybediyor.Girls are losing their virginity earlier and earlier.
Senin araban hızlı ama benimki daha hızlı.Your car is fast, but mine is faster.
Demir altından daha faydalıdır.Iron is more useful than gold.
Daha iyi olmanı istiyorum.I want you to be better.
Daha iyi olmanızı istiyorum.I want you to be better.
Geyik güçlü olduğundan daha hızlıdır.The deer is faster than it is strong.
Benim biraz daha pratik yapmam gerekir.I need to practice a little more.
Daha doğruyu bilmiyoruz.We don't know the truth yet.
Tutulmamış bir söz hiç verilmemesinden daha iyidir.Better a broken promise than none at all.
Daha fazla zamanım olsaydı daha kısa bir mektup yazardım.If I'd had more time, I'd have written a shorter letter.
Dışarıda kalmak dışarı çıkmaktan daha kolaydır.It is easier to stay out than to get out.
Bir şey yasaklandıkça daha popüler olur.The more things are forbidden, the more popular they become.
Doğru, daha ayakkabılarını giyememişken; yalan, dünyanın öbür ucuna gitmiştir bile.A lie can travel halfway around the world while the truth is putting on its shoes.
Bir hayvan yaralandığında çok daha tehlikeli olabilir.An animal can be much more dangerous when wounded.
İyi bir yalana inanmak bir gerçeğe inanmaktan daha kolaydır.A good lie is easier to believe than the truth.
Kendinizi kayan kumda bulduğunuzda, hareket etmezseniz daha yavaş batarsınız.If you find yourself in quicksand you'll sink more slowly if you don't move.
Büyük olasılıkla, devlet başkanı bir dönem daha görev yapacak.In all likelihood, the president will serve a second term.
O, bagajını daha erken gönderdi.He sent his luggage earlier.
Onun tek dileği, oğlunu yine bir kez daha görmekti.His only wish was to see his son again one more time.
Ben onun daha sık yazmasını isterim.I would like him to write more often.
Bunu yapmanın daha kolay bir yolu olmalı.There must be an easier way to do this.
Keman ve piyano arasındaki fark nedir? Piyano daha uzun süre yanar.What's the difference between a violin and a piano? A piano burns longer.
Senin planların çok iyi ama benimkiler seninkilerden daha iyidir.Your plans are very good, but mine are better than yours.
Senin planın çok iyi ama benimki daha iyi.Your plan is very good, but mine is better.
Bir dahaki sefer tüm arkadaşlarını getir.Bring all your friends next time.
Bunların daha ucuzu var mı?Do you have any cheaper ones?
Bir çocuk olmak mı yoksa bir yetişkin olmak mı daha eğlencelidir?Is it more fun being a child or an adult?
Bir bardak daha su istiyorum, lütfen.I'd like another glass of water, please.
Bir üyeye daha ihtiyacımız var.We need another member.
Sen harika bir iş yaptığından dolayı biz sana daha fazla para veriyoruz.We're giving you more money because you did a great job.
İnsanlar işbirliği yaptığında daha fazlasını elde ederler.People achieve more when they cooperate.
Banka onlara daha fazla kredi vermeyi reddetti.The bank refused to give them more credit.
Şimdi satın alabilir ve daha sonra krediyle ödeme yapabilirsiniz.You can buy now and pay later with credit.
Tom üniversite derecesiyle daha iyi bir iş alacak.Tom will get a better job with a college degree.
Detayları bana daha sonra verebilirsin.You can give me the details later.
Hangi diyet daha iyi?Which diet is better?
Keşfedecek daha çok şey var.There's a lot more to discover.
Tom daha çok para kazanmak için iş değiştirdi.Tom changed jobs to earn more money.
Dört yıl daha onu seçecekler mi?Will they elect him for four more years?
Onlar daha fazla araştırma yapmak için bir tıp uzmanı istedi.They asked a medical expert to do more research.
Kimin daha fazla taraftarı var, Celine Dion'un mu yoksa Mariah Carey'nin mi?Who has more fans, Celine Dion or Mariah Carey?
Affetmek mi yoksa unutmak mı daha zor?Is it harder to forgive or to forget?
Daha önceki evimiz İsveç'teydi.Our former home was in Sweden.
Üniversiteye gidersen harcadığından daha fazlasını kazanırsın.You gain more than you spend when you go to college.
Şirket, daha fazla müşteri kazandı.The company gained more customers.
Aynı şeyleri söylüyorsun, bunları daha önce konuşmuştuk.You're covering the same ground. We already talked about this.
Çevreye daha az zarar vermek istiyoruz.We want to harm the environment less.
Bir haftadan daha fazla bir süredir şiddetli yağışlar vardı.They've had heavy rains for over a week.
Mary kız kardeşinden daha zekidir.Mary is more intelligent than her sister.
Tom daha çok bilgi kazanmalı.Tom needs to gain more knowledge.
Bir Ford araba bir Mercedes Benz'den daha aza mal olur.A Ford car costs less than a Mercedes Benz.
Mary kız kardeşinden daha az yemek yer.Mary eats less than her sister does.
Hız sınırından daha hızlı sürmek tehlikelidir.It's dangerous to drive faster than the speed limit.
Hemşire "Daha iyi olmak için tüm bu ilaçları almak zorundasın" dedi."You have to take all this medicine to get better," said the nurse.
Biraz daha kurabiye ister misin?Would you like some more cookies?
Bu yıl geçen yıldan daha fazla yağmur var.We have had more rain this year than last year.
Aç gözlü insanlar her zaman daha fazla şey ister.Greedy people always want more stuff.
Öğleyin mi yoksa daha sonra mı kar yağışı başlayacak?Will it start snowing at noon or later?
Yeni vali daha önce hiç göreve gelmedi.The new governor has never held office before.

İlgili Sayfalar