daha ile cümle
daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun sınıfında hiç kimse ondan daha hızlı koşamaz.No one in his class can run faster than he does.
Düşündüğümden daha ucuzdu.It was cheaper than I thought.
Gelecek sefer daha çok gayret edeceğim.I'll try harder next time.
Lütfen biraz daha bekleyin.Please wait a little while longer.
Lütfen bir müddet daha bekleyin.Please wait a little while longer.
Emet, bizim daha fazla ete ihtiyacımız var!Emet, we need more meat!
Küçük bir balık boş bir tabaktan daha iyidir.Better a small fish than an empty dish.
Kim daha uzun boylu, Ken'mi yoksa Taro mu?Who is taller, Ken or Taro?
Kim daha uzun, Ken mi yoksa Taro mu?Who is taller, Ken or Taro?
Hasta her gün daha kötü oluyor.The patient is getting worse from one day to the next.
Shinano Nehri Japonya'daki herhangi bir nehirden daha uzundur.The Shinano River is longer than any river in Japan.
Dizlerinin üzerinde yaşamaktansa ayakta ölmek daha iyidir.Better to die standing than to live on your knees.
Eğer o ararsa, daha sonra onunla irtibat kuracağımı söyle.If he calls, tell him I will get in touch with him later.
Bir filmin herhangi bir kitaptan daha ilginç olduğunu düşünüyorum.I think a film is more interesting than any book.
Tekneyle bir yolculuk arabayla yolculuktan daha uzun sürer.A trip by boat takes longer than by car.
Beş dakika daha bekleyelim.Let's wait for another 5 minutes.
Bir daha okula geç kalma.Don't be late to school again.
Daha önce Fransa'da bulundun mu?Have you been to France before?
Senden üç kat daha fazla param var.I've got three times more money as you.
Daha çok altına ihtiyacım var.I need more gold.
Restoranımız bu restorandan daha iyidir.Our restaurant is better than that restaurant.
Ben senden biraz daha uzunum.I'm a little taller than you.
Niçin çok daha erken söylemedin?Why didn't you say so earlier?
Biraz daha yüksek sesle, lütfen.A little louder, please.
Onu daha küçük yap.Make it smaller.
Bir kez daha deneyin.Try it once more.
Lütfen onu bir kez daha söyleyin.Please say it once more.
Lütfen onu bir kez daha tekrarlar mısın?Could you please repeat it once again?
Onu bir kez daha söyler misiniz?Would you mind saying that once more?
Bir kez daha.Once again.
Bir eşarp için 40 Euro mu? Daha ucuz bir şeyiniz yok mu?40 Euros for a scarf? Don't you have anything cheaper?
Bu gece soğuk olursa bir battaniye daha isteyin.Ask for another blanket if it's cold tonight.
Bir bira daha alabilir miyim lütfen?Can I have another beer, please?
Az daha yaklaş ve daha iyi görebileceksin.Come closer and you'll be able to see better.
Daha yavaş konuşabilir misiniz?Could you speak more slowly?
Her geçen gün kendimi gittikçe daha iyi hissediyorum.Every day I feel better and better.
Daha küçük ölçün var mı?Have you got smaller size?
Onun daha fazla elmaları bile var.He has even more apples.
Onun daha az ekmeği var.He has less bread.
O, babasından daha kısa.He's shorter than his father.
Onun kitapları daha ağır.His books are heavier.
Söylemek zorundayım ki, balayımı geçirmek için Gandrange'dan daha iyi bir yer yoktur.I have to say that there's no better place to spend my honeymoon than Gandrange!
Daha iyi oldu.It's gotten better.
Lütfen bir teneke bira daha alabilir miyim?Could I please have one more can of beer?
Ben daha önce felç oldum.I have had a stroke before.
Elmayı portakaldan daha çok severim.I like apples more than oranges.
Ben siyah buluzü maviden daha çok severim.I like the black blouse more than the blue.
Sütü meyve suyundan daha çok severim.I like milk more than juice.
Yeni evi eskisinden daha çok seviyorum.I like the new house more than the old.
Eski arabayı yenisinden daha çok beğeniyorum.I like the old car more than the new.
Kırmızı elbiseyi beyaz olandan daha çok seviyorum.I like the red dress more than the white.
Ödemek için 30 güne daha ihtiyacım var.I need 30 more days to pay.
Daha fazla zamana ihtiyacım var.I need more time.
Daha çok zamana ihtiyacım var.I need more time.
Daha açık bir renk tercih ederim.I prefer a lighter color.
Büyük mağazaları tercih ederim: fiyatlar daha düşüktür.I prefer department stores: the prices are lower.
Daha iyi bir şeyi tercih ederim.I prefer something better.
Onu daha sonra istiyorum.I want that later.
Daha büyük pasta istiyorum.I want the bigger cake.
Seni daha iyi tanımak istiyorum.I want to get to know you better.