daha ile cümle

daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bazı insanlar sigaranın kısa vadeli etkilerini anlamayı daha kolay buluyor.Some people find it easier to grasp the short-term effects of smoking.
Hangisi daha hızlı gider, bir gemi mi, yoksa bir tren mi?Which goes faster, a ship or a train?
Trenler otobüslerden daha sık gelirler.Trains come more often than buses.
Masanın üstünde ikiden daha fazla kitap yoktu.There were no more than two books on the desk.
Üzüntüyü paylaşmak neşeyi paylaşmaktan daha kolaydır.It is easier to sympathize with sorrow than to sympathize with joy.
Az daha treni kaçırıyordum.I almost missed the train.
Hasta yardım almanın ötesindeydi, onun için doktorlar daha fazlasını yapamadı.The patient was quite beyond help, so that the doctors could do no more.
Hastanın durumu daha iyiye doğru yöneldi.The condition of the patient turned for the better.
Gün daha serin olduğu için bir süveter giymek zorunda kaldım.As the day got cooler, I had to put on a sweater.
Ben soğuğa karşı çok duyarlıyım. Bir battaniye daha alabilir miyim?I'm very sensitive to cold. May I have another blanket?
Çerçevenin kendisi resimden daha değerlidir.The frame itself is worth more than the picture.
Daha çok öğrencinin gelmek istediğini sanmıyorum.I don't think any more students want to come.
Yaz tatillerini okuldan daha çok seviyorum.I like summer holidays better than school.
Okul istasyondan daha uzaktır.The school is farther than the station.
Okula geç kalan öğrencilerin sayısı beklediğimden çok daha azdı.The number of students who were late for school was much smaller than I had expected.
Onu daha önce gördüğümden eminim.I'm sure I've seen him before.
Bu kentin kuzey kesiminde daha fazla insan yaşar.More people live in the northern part of the city.
Genel olarak konuşulursa, kadınlar erkeklerden daha iyi dilcidirler.Generally speaking, women are better linguists than men.
Genel olarak konuşulursa kızlar erkeklerden daha iyi dilcidirler.Generally speaking girls are better linguists than boys.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men.
Genel olarak konuşulursa, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men.
Genelde erkekler kadınlardan daha güçlüdür.Generally speaking, men are stronger than women.
Genel olarak söylemek gerekirse, oğlanlar kızlardan daha hızlı koşabilirler.Generally speaking, boys can run faster than girls.
Evde kalmak dışarı çıkmaktan daha iyidir.It is better to stay in than go out.
Yurt dışında seyahat şimdi daha popüler.Traveling abroad is now more popular.
Gittikçe daha fazla çift balayı gezilerine yurt dışına gitmektedir.More and more couples go on honeymoon trips abroad.
Yurtdışına giderken, bir çift gözlük daha almalısınız.You should take another pair of glasses when you go abroad.
Denize yarım milden daha fazla değil.It is no more than half a mile to the sea.
Toplantı her zamankinden daha erken sona erdi.The meeting ended earlier than usual.
Partiye katılım beklenenden daha büyüktü.The attendance at the party was larger than had been expected.
Biz tüketiciler daha fazla yerli ürün tüketmeliyiz.We consumers must buy more domestic products.
Bizim daha fazla işçiye ihtiyacımız var.We need more workers.
Her zamankinden daha hızlı yürüdük.We walked more quickly than usual.
Bir gün dünyayı daha iyi bir yer yapacağız.We will someday make the world a better place.
Borcumuz ödeyebileceğimizden daha fazla.Our debt is more than we can pay.
Bizim sınıfta başka hiçbir çocuk Jack'ten daha çalışkan değil.No other boy in our class is more studious than Jack.
Hanako annesinden daha uzun oldu.Hanako grew taller than her mother.
Salı gününe kadar beklesen daha iyi olur.You might as well wait until Tuesday.
Bir yangın senin koşabileceğinden daha hızlı yayılır.A fire can spread faster than you can run.
Yapacak daha iyi bir şeyin yok mu?Don't you have anything better to do?
Bilimcilere göre atmosfer yıldan yıla gittikçe daha fazla ısınıyor.According to scientists, the atmosphere is getting warmer year after year.
Benim arka bahçe on kişiden daha fazlasını barındırabilir.My backyard can hold more than ten people.
Hangisini daha çok seversin, yazı mı yoksa kışı mı?Which do you like better, summer or winter?
İthal arabalar için talep daha düşük fiyatlardan dolayı artıyor.Demand for imported cars is increasing due to lower prices.
Kimse kaderden daha bilgili olamaz.No one can be more wise than destiny.
Hiç kimse kaderden daha bilgili olamaz.No one can be more wise than destiny.
Uygulama ile her şey sonunda daha kolay olur.Everything eventually gets easier with practice.
Ne söyleyeceğiniz, nasıl söyleyeceğinizden daha önemlidir.What to say is more important than how to say it.
Koşmayı dünyada her şeyden daha çok seviyorum.I love to jog more than anything else in the world.
Her şey umduğumdan daha iyi gitti.Everything went better than I had expected.
Başarılı olmak istiyorsa, daha fazla çalışması gerekir.If he wants to succeed at all, he must work harder.
Okinawa'nın Çin'e Honshu'dan daha yakın olduğunun farkında mısın?Are you aware that Okinawa is closer to China than to Honshu?
Yokohama'nın nüfusu Osaka'nınkinden daha büyüktür.The population of Yokohama is larger than that of Osaka.
Hangisi daha ağır, kurşun mu yoksa altın mı?Which is heavier, lead or gold?
Yen dolardan daha zayıf.The yen is weaker than the dollar.
Yen dolardan daha değersizdir.The yen is weaker than the dollar.
İstasyona kadar bir milden daha fazla değil.It is no more than a mile to the station.
İstasyon 3 kilometreden daha fazladır.It is more than 3 kilometers to the station.
İngilizce konuştuğunda tonlama için daha fazla dikkat et.Pay more attention to intonation when you speak English.
İngilizce konuşan o oğlan benden daha uzundur.That boy who is speaking English is taller than I.

İlgili Sayfalar