daha ile cümle

daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Daha sonra benim sıram gelir.My turn comes next.
Bir daha ki sefer daha iyi yapmaya çalışın.Try and do better next time.
Gelecek sefer daha iyi bir iş çıkar.Do a better job next time.
Bir dahaki sefer daha erken gelmenizin bir sakıncası var mı?Would you mind coming earlier next time?
Gelecek sefer daha erken gelir misin?Would you mind coming earlier next time?
Bir dahaki sefere saat onda, 1 Haziran'da, gelecek sene buluşacağız.We'll meet next time at ten o'clock, June the first, next year.
Gittikçe daha fazla kırlangıç görebiliriz.We can see more and more swallows.
Gittikçe daha fazla doktor yeni ilaçlar kullanmaya başladı.More and more physicians have begun to use the new medicines.
Korunma tedaviden daha iyidir.Prevention is better than cure.
Kendisinin araba kullanmasının, bana kullandırmaktan daha güvenli olduğunu düşünüyor.He thinks it's safer to drive himself than to let me drive.
Yapabileceğini düşündüğünden çok daha fazla okuyabilirsin.You can read a lot more than you think you can.
Yaptığın işten keyif alıyorsan, paradan daha değerli bir şeyin vardır.If you enjoy the work you do, you have something worth more than money.
Daha genç çocuklarla uğraşmayın.Don't pick on younger kids.
Bir hindi, bir piliçten biraz daha büyüktür.A turkey is a little bigger than a chicken.
Açıkçası, daha önceki kadar iyi değilim.To tell truth, I'm not so well as before.
Planlar yapmak genellikle gerçekleştirmekten daha kolaydır.It is often easier to make plans than to carry them out.
İşler sözlerden daha iyidir.Deeds are better than words.
Gerçek bedel tahmin edilenden daha yüksekti.The actual cost was higher than the estimate.
Gerçek fiyat düşündüğümden daha aşağıdaydı.The actual price was lower than I had thought.
Hiçbir şey bir resimden daha canlı değildir.Nothing is more vivid than a picture.
Gençken daha hızlı yüzebiliyordum.I could swim faster when I was young.
Gençken daha hızlı koşabilirdim.I could run much faster when I was young.
Hayatında daha önce bir otel işletiyordu.Earlier in his life, he ran a hotel.
Keşke gençken daha çok çalışsaydım.I wish I'd studied harder when I was young.
Keşke gençken daha çok İngilizce çalışsaydım.I wish I had studied English harder when I was young.
Genç insanlar genellikle yaşlılardan daha fazla enerjiye sahiptir.Young people usually have more energy than the old.
Gençler, kendilerini bir şeye yaşlı insanlardan daha çabuk adapte ederler.Young people adapt themselves to something sooner than old people.
Daha genç kuşak şeylere farklı şekilde bakar.The younger generation looks at things differently.
Daha genç günlerimize geri dönüş yoktur.There is no returning to our younger days.
Genç üyelerin daha aktif olmasını istiyorum.I want the young members to be more active.
Bana yardım et. Bunu yaparsan, daha sonra sana içki ısmarlarım.Give me a hand. If you do, I'll buy you a drink later.
Birkaç kitabı dikkatle okumak, birçok kitabı rastgele okumaktan daha iyidir.It is better to read a few books carefully than to read many at random.
Daha az iç ve daha fazla uyu.Drink less and sleep more.
Uzun sonbahar gecelerinde okumaktan daha iyi bir şey yoktur.There's nothing better than reading in the long autumn nights.
Sakinlerin %70'inden daha fazlası proğramın lehinde.More than 70 percent of the inhabitants are in favor of the program.
Judoda teknik, güçten daha önemlidir.In judo, technique is more important than strength.
Kalışımı bir gece daha uzatabilir miyim?Can I extend my stay one more night?
Ben gitmeden önce bir fincan daha çay istiyorum.I would like another cup of tea before I go.
Ben hâlâ bir fincan daha kahve için zamanımın olduğunu düşünüyorum.I think I still have time for another cup of coffee.
Hangisini daha çok seviyorsun, ilkbaharı mı, sonbaharı mı?Which do you like better, spring or autumn?
Önceleri iş, Tom'a iyi göründü fakat daha sonra iş yorucu oldu.At first the job looked good to Tom, but later it became tiresome.
Daha önce burada bulundun mu?Have you been here before?
Su sıcak havada daha hızlı buharlaşır.In hot weather, water evaporates more quickly.
Sıcak, kuru alanlar daha sıcak ve daha kuru olacak.Hot, dry areas will become hotter and drier.
Yazı şekli bu makalede çok daha az karışık.The writing style is much less complicated in this article.
Kızlar erkeklerden daha hızlı olgunlaşırlar.Girls mature faster than boys.
Bir kadının saçı uzun, diliyse daha da uzundur.A woman's hair is long; her tongue is longer.
Kadınlar genel olarak erkeklerden daha uzun yaşamaktadır.Women generally live longer than men.
Kadınlar genellikle erkeklerden daha uzun yaşar.Women usually live longer than men.
Kadınlar fiziksel olarak erkeklerden daha güçsüzdür.Women are physically weaker than men.
Kadınlar erkeklerden daha düşük bir maaşla çalıştırılırlar.Women are employed at a lower salary than men.
Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşama eğilimindedir.Women tend to live longer than men.
Kadınlar çoğunlukla erkeklerden daha uzun yaşıyorlar.Women commonly live longer than men.
Eşimin elleri tezgahtarınkinden biraz daha küçük.My wife's hands are slightly smaller than the shop assistant's.
Küçük bir araba büyük olandan daha ekonomiktir.A small car is more economical than a large one.
Üzgünüm, daha küçük bozuk param yok.I'm sorry, I don't have smaller change.
Daha iyi hissediyor musun?Are you feeling better?
Kız, arkadaşından daha dikkatli değildi.The girl was not more careful than her friend.
Telefon çaldığında daha yeni yatmaya gitmiştim.I had hardly gone to bed when the telephone rang.
Belirtiler daha da kötüleşiyorsa bir doktora danışmalısın.You should consult a doctor if the symptoms get worse.

İlgili Sayfalar