da ile cümle
da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Yağmur ya da kar yağdığında her zaman botlarımı giyerim.I always wear boots when it rains or snows.
Her zamankinden daha kötü yağmur yağıyor.It is raining worse than ever.
Ben sadece yağmurun birkaç saat daha gecikmesini umuyorum.I only hope that the rain holds off for a few hours more.
Alkol içtikten sonra sürüş yapmak kabul edilemez bir davranıştır.Driving after drinking alcohol is not acceptable behavior.
Bir ya da iki gün içinde sana cevap vereceğim.I'll give you an answer in a day or two.
Birini tanıyorum da ötekini değil.I know one of them but not the other.
Bazı Siyahiler daha radikal çözümler arıyor.Some Blacks seek more radical solutions.
Bir saniye dakikanın altmışta biridir.A second is a sixtieth part of a minute.
Sonunda en iyisini satın almak her zaman daha ucuzdur.It's always cheaper in the end to buy the best.
Bir gecelik uykudan sonra daha iyi hissedersiniz.You will feel better after a night's sleep.
Bütün gece boyunca dağlarda dolaşıyordum.I was roaming over the mountains all through the night.
Genelde Japon arabaları denizaşırı ülkelerde daha popüler.Generally speaking, Japanese cars are popular overseas.
Genelde lise öğrencileri üniversite öğrencilerinden daha çok çalışırlar.Generally speaking, high school students study harder than college students.
Genel anlamda, Japonya'da bir garson iyi hizmet verir.Generally speaking, a waiter in Japan gives good service.
Genelde Yeni Zelandalılar Japonlardan daha uzun boyludur.Generally speaking, New Zealanders are taller than Japanese.
Genel olarak konuşursak, erkekler kadınlardan daha uzundur.Generally speaking, men are taller than women.
Genel olarak konuşulursa, bir kadın bir erkekten daha uzun yaşayacaktır.Generally speaking, a woman will live longer than a man.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden yaklaşık on yıl daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men by almost ten years.
Genek olarak, erkekler kadınlardan daha hızlı koşabilirler.Generally speaking, men can run faster than women can.
Genel olarak, erkekler fiziksel olarak kadınlardan daha güçlüdür.Generally speaking, men are physically stronger than women.
Erkekler, genellikle, kızlardan daha uzundur.Boys, as a rule, are taller than girls.
Genel olarak, Amerika'daki insanlar büyük arabaları tercih etme eğiliminde.In general, people in America tend to prefer bigger cars.
Bir yıl ya da benzer sürede İngilizceye hakim olmak imkansızdır.It is impossible to master English in a year or so.
Bütün günümüzü alsa da onu bitireceğiz.We'll finish it if it takes us all day.
Nasıl oldu da bunu yaptın?How in the world did you do it?
Sıkı çalıştıktan sonra hiçbir şey dinlenmekten daha hoş değildir.Nothing is more pleasant than taking a rest after hard work.
Çok pratik yaparsan İngilizceyi daha iyi konuşabileceksin.You'll be able to speak English better if you practice hard.
Bir görgü tanığı, on tane kulak misafirinden daha iyidir.One eyewitness is better than ten earwitnesses.
Bir baba 100'den daha fazla okul müdürüdür.One father is more than a hundred schoolmasters.
O dağa yalnız tırmanmanın tehlikeli olduğunu düşünüyorum.I think it's dangerous to climb that mountain alone.
Grup dağa çıkmayı başaramadı.The party did not succeed in climbing the mountain.
Dış görünüşe bakılırsa, hiçbir şey daha makul olamazdı.Nothing could be more reasonable, on the face of it.
Yaklaşık 1830 yılında, aile anayurdu Almanya'dan Şikago'ya taşındı.The family moved from their native Germany to Chicago around the year 1830.
Büyüyen bir çocuk daha fazla gıda gerektirir.A growing child requires more food.
Doktorlar hasta ya da yaralı kişiye yardım etmeli.Doctors should help the sick or injured person.
Doktor ona daha fazla egzersiz yapmasını tavsiye etti.The doctor advised him to do more exercise.
Doktor daha çok süt içmemi tavsiye etti.The doctor advised me to drink more milk.
Doktor daha fazla egzersiz yapmamı tavsiye etti.The doctor advised me to take more exercise.
Doktor, hastanın davranışını gözlemlemeye devam etti.The doctor continued to observe the patient's behavior.
Doktoruna danışsan iyi olur.You'd better consult your doctor.
Doktoruna danışmalısın.You should consult your doctor.
Keşke doktor biraz daha erken gelseydi.If only the doctor had come a little sooner.
Fark bu: o senden daha çok çalışıyor.The difference is this: he works harder than you.
Eğer giysilerine bakarsan, onlar çok daha uzun dayanır.If you look after your clothes, they last a lot longer.
Göçmenler fiziksel ve ruhsal acıya dayandılar.The emigrants have endured physical and mental pain.
Büyük dahilerin kısa biyografileri var.Great geniuses have the shortest biographies.
Onunla daha önce tanıştınız mı?Have you met her before?
İdrarımda daha önce albümin bulundu.Albumin was found in my urine before.
Onu daha önce gördüğüm için onu hemen tanıdım.Having seen him before, I knew him at once.
Eskisinden çok daha uzunsun.You are much taller than you used to be.
Daha önce hiç kimse buz satmayı düşünmemişti.No one had ever thought of selling ice before.
Hawaii'ye daha önce gittiğini söyledi.He said he had been to Hawaii before.
Daha önce meme iltihabım vardı.I had mastitis before.
Daha önce onu gördükten sonra, onu tanıdım.Having seen him before, I recognized him.
Daha önce gördüğüm için Bay Harrington'u kolayca buldum.I easily found Mr. Harrington because I had seen him before.
Onunla daha önce bir kez karşılaştım.I had met him once before.
Tapınağa daha önce geldiğim için yolu biliyorum.Having been to the temple before, I know the way.
Filmi daha önce gördüğüm için sıkıldım.I was bored because I had seen the movie before.
Daha önce o durumda yakalandığım için ne yapacağımı tam olarak biliyordum.Having been caught in that situation before, I knew exactly what to do.
Daha önce tanışmadık mı?Haven't we met before?