da ile cümle

da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Daha önce tanıştık mı?Have we met before?
Onu daha önce görmediğim için, onu tanıyamayacağım.Not having seen him before, I'll not be able to recognize him.
Onu daha önce görmediğim için, onu tanımadım.Not having seen her before, I did not know her.
Daha önce Hokkaido'da bulundum.I've been to Hokkaido before.
Danışma nerede?Where's the information desk?
Danışma masası nerede?Where is the information counter?
Düşündüğüm gibi, yüklenici bugün daha fazla zaman isteyerek geri döndü.Just like I thought, the contractor came back today, begging for more time.
Hava karardı ve daha da kötüsü yağmur yağmaya başladı.It got dark, and what was worse, it began to rain.
Hava karardı, ve daha da kötüsü, yolumuzu kaybettik.It grew dark, and what was worse, we lost our way.
Kötü hava nedeniyle uçak 10 dakika gecikti.Due to the bad weather, the plane was ten minutes late.
Kötü bir soğuk algınlığım vardı, ve daha da kötüsü kar yağmaya başladı.I had a bad cold, and to make matters worse, it began snowing.
Aoi çok iyi dans eder.Aoi dances very well.
Aoi çok iyi bir dansçıdır.Aoi is a very good dancer.
Aoi iyi dans eder.Aoi dances well.
Aoi'nin hobisi dans etmektir.Aoi's hobby is dancing.
Aoi bir dansçı oldu.Aoi became a dancer.
Aoi dans eder.Aoi dances.
Sevmekte sevilmekten daha fazla zevk vardır.There is more pleasure in loving than in being loved.
Sevilmemek üzücüdür fakat sevememek çok daha üzücüdür.It is sad not to be loved, but it is much sadder not to be able to love.
Aso dağı aktif bir yanardağdır.Mt. Aso is an active volcano.
Onu partiye davet ettik ama gelmedi.We invited him to the party, but he did not show up.
Biz hepimiz er ya da geç öleceğiz.We all shall die sooner or later.
Daha iyi görebilmek için daha yükseğe tırmandık.We climbed higher so that we might get a better view.
Biz başkalarından şüphe ettikçe, onlar bizden daha çok şüphe edecektir.If we suspect others, others will suspect us just as much.
Bana ya özgürlük verin ya da ölüm verin!Give me liberty or give me death.
Kırık cam yolun her tarafına dağılmış durumda.Broken glass lay scattered all over the road.
Şimdi Tokyo'da çalışıyorum.I'm working in Tokyo now.
Onun masum olduğuna dair sıkı bir inancım var.I have a firm belief in his innocence.
Onu, hataları yüzünden daha az sevmiyorum.I do not love him the less for his faults.
Partiye gidemem, yine de beni davet ettiğin için teşekkür ederim.I cannot go to the party, but thank you for inviting me all the same.
Onları partiye davet ettim.I invited them to the party.
O, Hindistan'da bulundu.He has been to India.
Her zamankinden daha geç yatmaya gittim.I went to bed later than usual.
Londra'dayken Mary ve John'la karşılaştım.I met Mary and John when in London.
Ben senden daha güzelim.I am more beautiful than you.
Hepimiz bazen bir aptal gibi davranırız.We all make fools of ourselves at times.
Washington'da şimdi kiraz ağaçları çiçek açtı.Cherry trees are now in bloom in Washington.
Kartal, avına daldı.The eagle dived at its prey.
Şirketimiz Rusya'da yeni bir kimya tesisi kurmayı planlıyor.Our company is planning to build a new chemical plant in Russia.
Biz Hindistan'dan çay ithal ederiz.We import tea from India.
Okulumuz 1990'da kuruldu.Our school was founded in 1990.
Ben şarabı daha çok soğutmak istiyorum.I want to chill the wine more.
Bir şişe şarap daha istiyoruz.We'd like another bottle of wine.
Londra'daki kalışı sırasında İngilizcesini tazeledi.He brushed up his English during his stay in London.
O, Londra'da kalırken, o onu görmek için gitti.He went to see her while she stayed in London.
Londra'dan akan nehir Thames'tir.The river that flows through London is the Thames.
Londra'dan akan nehre Thames denir.The river which flows through London is called the Thames.
Daha önce Londra'da bulundun mu?Have you been to London before?
Londra'da şu anda saat kaç?What time is it in London now?
Şimdi Londra'da saat yedi.It is seven in London now.
Londra Tokyo'dan iklim olarak farklıdır.London is different from Tokyo climatically.
Londra'da hava yağışlı mıydı?Was it rainy in London?
Londra'nın nüfusu, diğer tüm İngiliz şehirlerinden çok daha büyüktür.The population of London is much greater than that of any other British city.
Londra'da Anderson Antik dükkanında bilgi arıyorum.I'm looking for information on the Anderson Antique Shop in London.
Londra'da kalırken onunla tanıştım.During my stay in London, I met him.
Londra'da kaldığı sırada kuzenini ziyaret edecek.During his stay in London, he is going to visit his cousin.
Londra'da okuyacağın doğru mu?Is it true that you are going to study in London?
Daha önce Londra'da bulundum.I have been to London before.
Londra'da çok sayıda park vardır.There are a lot of parks in London.
Londra'daki bir arkadaşımdan bir mektup aldım.I got a letter from a friend of mine in London.

İlgili Sayfalar