da ile cümle

da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bizim daha fazla işçiye ihtiyacımız var.We need more workers.
Gitme ya da kalma alternatifimiz var.We have the alternative of going or staying.
Biz beş dakika kapıyı çaldık, ama nafile.We knocked at the door for five minutes, but in vain.
Biz Pazartesi günü saat akşam 6'da buluşmak için anlaşma yaptık.We made arrangements to meet at 6 p.m. on Monday.
Biz müzik eşliğinde dans ettik.We danced to the music.
Avrupa'daki seyahatlerimizden zevk aldık.We enjoyed our travels in Europe.
Her zamankinden daha hızlı yürüdük.We walked more quickly than usual.
Biz dağa tırmandık ama zorlukla.We climbed up the mountain, but with difficulty.
Uzun tartışmadan sonra, tatilimizi İspanya'da geçirmeye karar verdik.After much debate, we decided to spend our holidays in Spain.
Avustralya'dayken tüm harcamalarımızı takip ettik.We kept track of all our expenses while we were in Australia.
Bir gün dünyayı daha iyi bir yer yapacağız.We will someday make the world a better place.
Kazansak da kaybetsek de, adil oynamak zorundayız.We have to play fair, whether we win or lose.
Borcumuz ödeyebileceğimizden daha fazla.Our debt is more than we can pay.
Bizim sınıfta başka hiçbir çocuk Jack'ten daha çalışkan değil.No other boy in our class is more studious than Jack.
Buradan istasyona yürümemiz otuz dakikamızı alır.It takes us thirty minutes to walk from here to the station.
Şirketimizin merkezi Tokyo'dadır.Our company's base is in Tokyo.
Rio'daki firmamızın ajanı sizi havaalanında karşılayacak.Our company's agent in Rio will meet you at the airport.
Biz Brezilya'dan kahve ithal ederiz.We import coffee from Brazil.
Hanako annesinden daha uzun oldu.Hanako grew taller than her mother.
Hanako babası görmek için Hokkaido'dan tüm yolu geldi.Hanako came all the way from Hokkaido in order to see her father.
Salı gününe kadar beklesen daha iyi olur.You might as well wait until Tuesday.
Bir yangın senin koşabileceğinden daha hızlı yayılır.A fire can spread faster than you can run.
Kabuki'de sadece yetenek değil fakat aynı zamanda kalıtım da önemlidir.In Kabuki not only talent but also heredity counts.
O da çok şarkı biliyordu.She knew a lot of songs, too.
Şarkı söyleyelim ve dans edelim.Let's sing and dance.
Yapacak daha iyi bir şeyin yok mu?Don't you have anything better to do?
Boş olsan da meşgul olsan da törene katılmak zorunda kalacaksın.You'll have to attend the ceremony whether you are free or busy.
Bilimcilere göre atmosfer yıldan yıla gittikçe daha fazla ısınıyor.According to scientists, the atmosphere is getting warmer year after year.
Bilim, dikkatli gözleme dayanmaktadır.Science is based on careful observation.
Bilim gözleme dayanır.Science rests upon observation.
Her iki bina da yandı.Both buildings burned down.
Benim arka bahçe on kişiden daha fazlasını barındırabilir.My backyard can hold more than ten people.
Natsume Soseki Japonya'daki en iyi yazarlardan biridir.Natsume Soseki is one of the best writers in Japan.
Yaz mevsiminin çoğunda Londra'da idim.I was in London most of the summer.
Hangisini daha çok seversin, yazı mı yoksa kışı mı?Which do you like better, summer or winter?
Kakogawa'da yaşıyorum.I live in Kakogawa.
Fiyata posta ücreti dahildir.The price includes the postage charge.
Ücrete tüketim vergisi dahil değil.The price doesn't include consumption tax.
İthal arabalar için talep daha düşük fiyatlardan dolayı artıyor.Demand for imported cars is increasing due to lower prices.
Kimse kaderden daha bilgili olamaz.No one can be more wise than destiny.
Hiç kimse kaderden daha bilgili olamaz.No one can be more wise than destiny.
Japonya'da birçok kuş türü yaşar.Many kinds of birds live in Japan.
Japonya'da birçok kuş türü yaşıyor.Many kinds of birds live in Japan.
Uygulama ile her şey sonunda daha kolay olur.Everything eventually gets easier with practice.
Amerika'dan bazı yeni kitaplar ısmarladım.I ordered some new books from America.
Amerika'da hangi dil konuşulur?What language is spoken in America?
Ne sıklıkta Avrupa'da bulundun?How often have you been to Europe?
Ne söyleyeceğiniz, nasıl söyleyeceğinizden daha önemlidir.What to say is more important than how to say it.
Ne yapacağıma dair en ufak bir fikrim yok.I don't have the slightest idea what to do.
Koşmayı dünyada her şeyden daha çok seviyorum.I love to jog more than anything else in the world.
Bir şey bilmiyormuşsun gibi davranmanın bir faydası yok.It is no use your pretending that you know nothing.
Her şey umduğumdan daha iyi gitti.Everything went better than I had expected.
O ne kadar da iyi şarkı söylüyor!How well she is singing!
Söyleyecek bir şeyin varsa hemen söyle ya da sesini kes.If you have something to say, say it now or pipe down.
Neler olduğuna dair detaylı bir açıklamaya ihtiyacımız var.We need a detailed description of what happened.
Bana başkalarını da gösterin.Show me some others.
Birisi dayanamayacak.Something's got to give.
Ne olduğuna dair biraz fikrim var.I have some idea of what happened.
Başarılı olmak istiyorsa, daha fazla çalışması gerekir.If he wants to succeed at all, he must work harder.
Onlar müzik eşliğinde dans ediyorlardı.They were dancing with the music.

İlgili Sayfalar