da ile cümle
da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O tür bir adamdan uzak durman daha iyi olur.It would be better for you to stay away from such a man.
XXX dairesi nerede?Where is the XXX department?
TGV dünyadaki herhangi bir trenden daha hızlı gider.The TGV goes faster than any other train in the world.
Bilim kurguyu daha çok seviyorum.I like science fiction better.
Ben L.A.'yı daha çok seviyorum.I like L.A. better.
Hangisini daha çok seviyorsun, L.A yı mı yoksa New York'u mu?Which do you like better, L.A. or New York?
JR istasyonuna yürüyerek ulaşmak kaç dakika sürer?How many minutes does it take to get to the JR station on foot?
Boston'dan New York'a gidiş dönüş bir bilet istiyorum.I'd like a round-trip ticket from Boston to New York.
A'dan B'ye gitmek ne kadar zaman sürer?How much time does it take to get from A to B?
A'dan B'ye bir çizgi çiz.Draw a line from A to B.
ABC haberine göre, diğer jet yolcu uçağı Orta Doğu'da kaçırıldı.According to the ABC news, another jet-liner was hi-jacked in the Middle East.
9:00'dan sonra aramak daha ucuz mudur?Is it cheaper to call after 9:00?
Yedi ya da sekize kadar döneceğim.I'll be back by seven or eight o'clock.
Bir Temmuz'da çalışmaya başlayacağım.I will start working on July first.
Yetmiş ya da seksen yıl bir insanın normal yaşam süresidir.Seventy or eighty years is the normal span of a man's life.
O, saat 6:30'da Şikago'ya varacak.It'll arrive in Chicago at 6:30.
Altı saatlik tırmanıştan sonra, nihayet dağın zirvesine ulaşmayı başardık.After six hours' climbing, we finally succeeded in reaching the top of the mountain.
Uçağım 06:00 da kalkar.My plane leaves at six o'clock.
06:00'da fotoğrafları alacağım.I'll pick up the photographs at six o'clock.
Yürüyerek beş dakikada parka vardık.Five minutes' walk brought us to the park.
Beş dakikadan daha az sürede döneceğim.I will be back in less than five minutes.
Lütfen beş dakika bekle.Please wait for five minutes.
Lütfen beş dakika bekleyin.Please wait for five minutes.
5, 8 den daha azdır.5 is less than 8.
Beş dolar'dan biraz fazla param var.I have little more than 5 dollars.
O dört odalı bir daire kiraladı.She rented a four-room flat.
4, 6 ya da 12 ödeme yapabilirsin.You can make 4, 6 or 12 payments.
Kırk dakika önce sipariş verdik.We ordered 40 minutes ago.
Öğrencilerin %40'ından daha fazlası üniversiteye gidiyor.More than 40 percent of the students go to university.
3 dakika sonra bana bildirir misin?Will you notify me after 3 minutes?
Yarım saat daha erken ayrılmalıydın.You should have left half an hour earlier.
Otuz dakika içinde geri dönmelisin.You have to come back in 30 minutes.
Sadece verilmiş 30 dakikada, soruların hepsini cevaplayamazdık.Given only thirty minutes, we couldn't answer all the questions.
Her otuz dakikada hareket eder.It leaves every thirty minutes.
Üç ya da dört gün yatakta kalmalısın.You should stay in bed for three or four days.
İki damla gözyaşı onun yanaklarından aşağıya düştü.Two tears fell down her cheeks.
İki odalı bir daire kiralamak istiyorum.I want to rent an apartment with two rooms.
O ikisinden daha çalışkan olanıdır.He is the more diligent of the two.
Bizim iki hafta boyunca tek bir damla yağmurumuz olmadı.We have not had a single drop of rain for two weeks.
İki haftadır tek bir damla yağmur yağmadı.We have not had a single drop of rain for two weeks.
Üst kattan Akagi dağının güzel bir manzarası var.There's a good view of Mt. Akagi from upstairs.
Japonya'da, 4 uğursuz bir sayıdır.Four is an unlucky number in Japanese.
Ya birini ya da diğerini seç.Choose either one or the other.
226 nolu uçak saat 10:30 da kalkacak.Flight 226 takes off at 10:30.
Seni yirmi dakika içerisinde geri arayabilir miyim?Can I call you back in twenty minutes?
Yirmi dakika içinde tekrar arayacağım.I'll call back in twenty minutes.
Yaklaşık yirmi dakika içinde döneceğim.I'll be back in twenty minutes or so.
Biz yirmi mil ilerideki dağın zirvesini görebildik.We could see the summit of a mountain twenty miles away.
Beş dakika önce onun tuvalete girdiğini gördüm.I saw him go into the toilet a few minutes ago.
Bana birkaç dakika ayırabilir misiniz?Could you spare me a few minutes?
Ayıracak birkaç dakikam var.I have a few minutes to spare.
Birkaç dakika içinde seninle olacağım.I'll be with you in a few minutes.
Buradaki kalışımı birkaç gün daha uzatmak istiyorum.I want to extend my stay here for a few more days.
Bu on bin yen'den daha fazlaya mal olacak.It will cost more than ten thousand yen.
O, bir dakikayla treni kaçırdı.He missed the train by a minute.
Bir yıl boyunca oğlum daha da güçlendi.In the course of a year my son grew stronger.
Bir ya da iki gün içinde Tokyo manzaralarını yapmak imkansız.It's impossible to do the sights of Tokyo in a day or two.
Bir günde yiyebileceğimizden daha fazla elmamız var.We have more apples than we could eat in a day.
Amerika'da günde bir dolarla yaşayabileceğini düşünüyor musun?Do you think you can live on a dollar a day in America?
Bir canavar dağın zirvesine yakın bir kayanın üzerinde yatıyordu.A monster lay on a rock near the top of the mountain.