da ile cümle
da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
David çok aktif.David is very active.
David'in isimlerini aklında tutamayacağı kadar kız arkadaşı var.David has so many girlfriends that he can't remember all of their names.
Dennis'in kaba davranışları yoktur.Dennis doesn't have rough manners.
Keşke test için daha çok çalışsaydım.I wish I had studied harder for the test.
Testlerinde daha iyi yapabilirsin.You can do better on your tests.
Bayan Davis sadece mükemmel bir eşti.Mrs. Davis was anything but a perfect wife.
Bay Davis çok yorgun görünüyor.Mr Davis looks very tired.
Bay Davis Japonya'ya İngilizce öğretmek için mi geldi?Did Mr Davis come to Japan to teach English?
Ben bir Daily News aldım.I bought a Daily News.
Damon bana pul albümünü gösterdi.Damon showed me his stamp album.
Tim'in motosikleti benimkinden çok daha pahalı.Tim's motorbike is far more expensive than mine is.
Dave asla tekrar okula geri dönmedi.Dave never returned to school again.
Dave sınıf arkadaşlarım arasında en hızlı yüzücüdür.Dave is the fastest swimmer of all my classmates.
Çok nazik olduğu için Dave'i severim.I like Dave because he is very kind.
Dave'in yeni arabası için epeyce para ödediğine bahse girerim.I bet Dave paid a pretty penny for his new car.
Tren görünürken David platformda kaldı.David remained on the platform while the train was in sight.
Bir ergen bazen bir bebek gibi davranır.A teenager sometimes acts like a baby.
Uykuya dalmak elimde değildi.I couldn't help falling asleep.
Sonunda, onlar dağın tepesine ulaştı.At last, they reached the top of the mountain.
Bir dakika. Karar vermedim.Just a moment. I haven't made up my mind.
Birkaç dakika bekler misiniz?Would you mind waiting a few minutes?
Birkaç dakika beklemenizin bir sakıncası var mı?Would you mind waiting a few minutes?
Bir dakika bekle. Jimmy'yi arayacağım.Hang on a minute. I'll call Jimmy.
Birkaç dakika önce buraya koyduğum kitaba ne oldu?What has become of the book I put here a few minutes ago?
Bana bir dakikanızı ayırın.Excuse me a minute.
Bana bir dakika yardım eder misin?Will you help me for a minute?
Bana birkaç dakika ayırabilir misin?Can you spare me a few minutes?
Sadece kafamı dağıtmak için yürüyüşe çıkacağım.I'll just go for a walk to clear my head.
Bir dakika düşüneyim.Let me think for a minute.
Biraz kestirmek için uzandım ve iki saatlik bir uykuya daldım.I laid down for a short nap and fell asleep for two hours.
Birkaç dakikalığına kaleminizi ödünç alabilir miyim?Can I borrow your pen for a few minutes?
Bir dakikanız var mı?Do you have a minute?
Lütfen bana biraz daha çikolata ver.Please give me a little more chocolate.
Zürih, Londra'dan sonra dünyanın ikinci en büyük altın borsasıdır.Zurich is the second largest gold market in the world after London.
Chaplin geri dönmemek üzere Amerika'dan ayrıldı.Chaplin left America for good.
Tom santrançta benim için bir oyundan daha fazla değil.Tom is more than a match for me in chess.
Tom santrançta bana bir oyun dayanabilir.Tom is more than a match for me in chess.
Dan model arabalar yapmayı sever.Dan likes to make model cars.
Dan yeni bir bilgisayar satın aldı.Dan bought a new computer.
Dan genellikle annesi tarafından azarlanır.Dan is often scolded by his mother.
Dan altıda Julie için geldi.Dan came for Julie at six.
Dans kulübüne nasıl katılmak istersin?How would you like to join the dance club?
Dansa nasıl gitmek istersiniz?How would you like to go to a dance?
Dans etmeyi sever misiniz?Do you like dancing?
Seninle dans etmeme izin ver.Let me dance with you.
Dansta güzel zaman geçirdik.We had a lovely time at the dance.
Lütfen dansın keyfini çıkarın.Please enjoy yourself at the dance.
Niçin benimle dans etmeye gelmiyorsun?Why don't you come dancing with me?
Dans ve mankenlik dersleri alıyorum.I take dancing and modeling lessons.
Dansçının zarif eylemi seyirciyi hayran bıraktıThe dancer's graceful action charmed the audience.
Dansçının her bir hareketi kusursuzdu.Each movement of the dancer was perfect.
Kimi davet edeceğimi merak ediyorum.I wonder who to invite.
Kimi davet etsem acaba?I wonder who to invite.
Seni herkesten daha çok seviyorum.I love you more than anyone else.
Hiçbirimiz gitmek istemiyor fakat ya sen ya da karın gitmek zorunda.None of us want to go, but either you or your wife has to go.
İstediğiniz herhangi bir kişiyi davet edebilirsiniz.You can invite any person you like.
Nasıl dans edeceğini sana kin söyledi.Who taught you how to dance?
Sana dans etmeyi kim öğretti?Who taught you how to dance?
Soğanlar patateslerden daha çabuk pişer.Onions cook more quickly than potatoes.
Sigara içmezsen daha uzun yaşarsın.You will live longer if you don't smoke.