da ile cümle
da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O kadar yorgunum ki daha fazla yürüyemem.I'm so tired that I can't walk any longer.
Hava çok soğuktu ve daha da kötüsü yağmur yağmaya başladı.It was very cold, and what was worse, it began to rain.
O, annesinden daha güzel değildir.She is no more beautiful than her mother is.
Her iki kitabı da alabilirsin.You can take either book.
Hangi kitap daha iyidir?Which book is better?
Hangi yöntemin daha iyi olduğunu henüz tartışmadık.We have not yet discussed which method is better.
Her iki yola da gidebilirsin.You can take either road.
Her iki yol da seni istasyona götürecektir.Either way will lead you to the station.
Her iki yolla da parka ulaşabilirsiniz.You can reach the park by either road.
Hangi yoldan giderseniz gidin, yaklaşık on dakika içinde istasyona varabilirsiniz.Whichever way you may take, you can get to the station in about ten minutes.
Her iki çocuğu da tanımıyorum.I don't know either boy.
Ben her iki çocuğu da sevmiyorum.I don't like either of the boys.
Her iki çocuğu da görmedim.I didn't see either boy.
Hangi arabanın daha güzel olduğu söylemek zordur.It is hard to say which car is nicer.
Hangi planın daha iyi olduğuna inanıyorsun?Which plan do you believe is better?
Sence hangi plan daha iyi?Which plan do you believe is better?
Biz hangisinin daha iyi olduğunu söyleyemeyiz.We cannot tell which is better.
Kimin kazanacağına gelince bir şanstır; her iki takım da kalite olarak aynıdır.It's a tossup as to who will win; both teams are about the same in quality.
Öğretmene hangisinin daha iyi olduğunu sordum.I asked the teacher which was the better.
Bilakis, büyükbabam eskisinden daha mutlu görünüyor.If anything, my grandfather seems happier than before.
Bilakis, benim yeni işim eski işimden daha zor.If anything, my new job is harder than my old one.
Bir yön diğerinden daha iyi değildir.One way is not better than the other.
Nereye gidersen git evinden daha güzel bir yer bulamazsın.Wherever you may go, you will not find a better place than your home.
Seninle daha önce karşılaştığımı düşünüyorum.I think I've met you before.
Dorgan dachshund'u nasıl heceleyeceğini bilmiyordu.Dorgan didn't know how to spell dachshund.
Anlaşılan o eski püskü daire boş.Apparently that shabby flat is vacant.
Sanırım burada kalsam daha iyi olur.I think I'd better stay here.
Sonunda bebek uykuya daldı.At last, the baby fell asleep.
Şarkıyı bir kez daha söyle lütfen.Sing the song once more, please.
Hoşlansan da hoşlanmasan da onu yapmak zorunda kalacaksın.You'll have to do it, whether you like it or not.
Lütfen buyurun ve kendi evinizde gibi davranın.Please come in and make yourself at home.
Bir bardak bira daha al, lütfen.Have another glass of beer, please.
Neden o benim bildiğimden daha iyi bildiğini düşünmeli?Why should he think that he knows better than I do?
Niçin bir beyefendi gibi davranmaya çalışmıyorsun?Why don't you try to behave like a gentleman?
Nasıl olur da bunu bilmezsin?How come you don't know this?
Nasıl oldu da buradasın?How come you are here?
Ne pahasına olursa olsun Amerika'da yaşamak istiyorum.At all costs, I want to live in America.
Nasıl oldu da böyle bir hatayı yaptın?How come you made such a mistake?
Nasıl oldu da ona inandın?How did you come to believe that?
Nasıl oldu da onu duydun?How did you come to hear of it?
Nasıl olur da gece öyle geç saatte bizi ziyaret edersin?How come you call on us so late at night?
Nasıl oluyor da sen o dili konuşabiliyorsun?How is it that you can speak this language?
Lütfen bana hikayeyi bir kez daha anlat.Please tell me the story once more.
Lütfen bana bir şans daha verin.Please give me another chance.
Lütfen onu daha basit kelimelerle söyler misiniz?Will you please put that in simpler words?
Almanca'da nasıl "Teşekkürler" dendiğini hatırlayamıyorum.I can't remember how to say "Thank you" in German.
Almanya'nın nüfusu Amerika'nın nüfusunun yarısından daha azdır.The population of Germany is less than half that of the United States.
Almanya'nın nüfusu Amerika'nınkinin yarısından daha azdır.The population of Germany is less than half that of the United States.
Almanya'dan ne zaman döndün?When did you come back from Germany?
Bir kapı ya kapalı ya da açık olmalı.A door must be either shut or open.
Hangisini daha çok seversin, Denver' ı mı yoksa Montreal'i mi?Which do you like better, Denver or Montreal?
Televizyon izlerken, ben kolayca uykuya dalarım.I fall asleep easily while watching television.
TV izlerken, ben uykuya daldım.Watching TV, I fell asleep.
Televizyon şiddet gösteriyor, her şeyden önce daha genç insanları etkiler.Television shows violence, which influences, above all, younger people.
Televizyon haberine göre, Hindistan'da bir uçak kazası olmuş.According to TV news, there was a plane crash in India.
TV haberine göre, Hindistan'da bir uçak kazası vardı.According to TV news, there was a plane crash in India.
Televizyonun da bazı dezavantajları olduğu doğrudur.It is true that television also has some disadvantages.
Sanırım daha fazla dinlenmelisin.I think you should get more rest.
David Fransızcayı akıcı bir şekilde konuşabilir.David can speak French fluently.
David üniversite konusunu etraflıca düşündü.David worked his way through college.