da ile cümle

da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Niçin onunla dansetmedin?Why didn't you dance with him?
İnsanlar niçin maymun gibi davranıyor, ya da tam tersi?Why do men behave like apes, and vice versa?
Çünkü o beni davet etti.Because he invited me.
Çünkü köpekler kedilerden daha sadıktır.Because dogs are more faithful than cats.
Çünkü köpekler, kedilerden daha sadıktırlar.Because dogs are more faithful than cats.
Niçin ayrılmak istediğine dair fikrim yok.I have no idea why you want to part with that.
Neden Sonbahara Amerika'da "fall" denir?Why is autumn called "fall" in America?
Dünyada hiçbir nehir Nil'den daha uzun değildir.No river in the world is longer than the Nile.
Nil dünyadaki diğer herhangi bir nehirden daha uzundur.The Nile is longer than any other river in the world.
Bay Thompson İskoçya'ya geri dönmeden önce iki yıl boyunca Tokyo'da yaşamıştı.Mr Thompson had lived in Tokyo for two years before he went back to Scotland.
Herhangi bir ev, hiç olmamasından daha iyidir.Any house is better than none.
Herhangi bir yatak hiç yatak olmamasından daha iyidir.Any bed is better than no bed.
Ne kadar uğraşırsam uğraşayım bunu onun yapabildiğinden daha iyi yapamam.However hard I try, I can't do it any better than she can.
Tracy daha önce yemek çubuklarını hiç kullanmamıştı.Tracy had never used chopsticks before then.
Transistörün icadı yeni bir döneme damgasını vurdu.The invention of the transistor marked a new era.
Bir kaplan bir kediden daha büyük ve güçlüdür.A tiger is bigger and stronger than a cat.
Kamyon dar yolda duvar boyunca sıyırdı.The truck scraped along the wall in the narrow road.
Tom'dan başka hiç kimse onun adresini bilmez.No one knows his address but Tom.
Tom'dan başka hiç kimse raporu teslim etmedi.No one but Tom handed in the report.
Tom da oradaydı.Tom was also there.
Tom komiteye bir plan daha önerdi.Tom suggested another plan to the committee.
Tom ona Noel Baba'dan gelen mektubu gösterdi.Tom showed her the letter from Santa Claus.
Tom daha yaşlı bir kızla evlendi.Tom married an older girl.
Tom kafasından ağır bir darbe aldı.Tom received a heavy blow on the head.
Tom dağcılıkla ilgileniyor.Tom is interested in mountaineering.
Tom'un erkek kardeşinin sahip olduğundan daha az parası var.Tom has less money than his brother does.
Tom daha da iyileşiyor.Tom is getting better.
Tom'da ilerleme var.Tom is getting better.
Tom bir taştan daha iyi yüzemez.Tom can swim no more than a stone can.
Tom benden daha uzundur.Tom is taller than I.
Tom benden daha yaşlıdır.Tom is older than I.
Tom işine o kadar daldı ki yemek yemeği unuttu.Tom got so absorbed in his work that he forgot to eat.
Tom karısından üç inç daha uzundur.Tom is three inches taller than his wife is.
Tom İngilizcenin yanı sıra Almanca da konuşabilir.Tom can speak German as well as English.
Tom daha iyi ödeme yapan bir işe başvurmayı düşünüyor.Tom is thinking about applying for a better-paying job.
Tom Bill'den daha yavaş konuşur.Tom speaks more slowly than Bill.
Tom futbol takımının kaptanıdır ve beyzbol takımında da.Tom is captain of the football team and is on the baseball team as well.
Tom Bill'den daha çalışkan değil.Tom is no more hardworking than Bill is.
Tom cevabı bilmiyormuş gibi davrandı.Tom pretended not to know the answer.
Tom proje için davul çalıyor.Tom has been beating the drum for the project.
Tom sürekli olarak Japonya'da yaşamaya niyetleniyor.Tom intends to live in Japan for good.
Tom Jack'ten on pound daha ağırdır.Tom is heavier than Jack by ten pounds.
Tom çayı kahveden daha çok sever.Tom likes tea better than coffee.
Tom sınıftaki herhangi bir öğrenciden daha çalışkandır.Tom is more hardworking than any other student in his class.
Tom annesinden daha uzundur.Tom is taller than his mother.
Tom şimdi daha özenle çalışıyor.Tom works more diligently now.
Tom iki çocuktan daha uzundur.Tom is the taller of the two boys.
Tom Japonya'da on yıl yaşadı.Tom lived in Japan for ten years.
Tom Fen dersinde kendi sınıfındaki herkesten daha iyidir.Tom is better at science than anyone else in his class.
O, Tom'dan başkası değil.It's none other than Tom!
Sadece Tom'dan değil aynı zamanda karısından da ödünç para aldım.I borrowed money not only from Tom, but from his wife, too.
Eğer varsa, Tom'un seçimi kazanmasına dair küçük bir ümit var.There is little, if any, hope that Tom will win the election.
Ya Tom ya da ben gitmeliyim.Either Tom or I must go.
Tom kapıda, lütfen onu içeri davet et.Tom is at the door. Please ask him in.
Asla Tom'dan haber almanın hayalini kurmadım.Never did I dream of hearing from Tom.
Dayı Tom benim annemin erkek kardeşidir.Uncle Tom is my mother's brother.
Onlara ne ölçede güvenebileceğime dair bir fikrim yok.I have no idea to what extent I can trust them.
Neyse, daha fazla deneyimim oluyor.Anyway, I'm getting more experience.
Tony benden daha iyi İngilizce konuşur.Tony speaks English better than I do.
Tony geçen yıldan beri Kumamoto'da yaşamaktadır.Tony has lived in Kumamoto since last year.

İlgili Sayfalar