da ile cümle

da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun Londra'da birlikte yaşadığı insanlar beni görmeye geliyorlar.The people he is living with in London are coming to see me.
Londra'da kalacak bir yer tavsiye edebilir misin?Can you recommend a place to stay in London?
Londra'da eski bir öğrencimle karşılaştım.I met an old student of mine in London.
Londra'da keyifli bir iki hafta geçirdim.I had an enjoyable two weeks in London.
Ben Londra'da iken haftada en az bir kez oyunlara giderdim.I used to go to plays at least once a week in London.
Londra'da hava iyidir.The weather is fine in London.
Londra'dan bir kitap sipariş ettim.I ordered a book from London.
Bir robot bir insanın yapabileceğinden daha çok iş yapabilir.A robot can do more work than a man can.
Eşekler dayanıklı hayvanlardır.Donkeys are tough animals.
Hangisini daha çok seviyorsun, rock ya da klasik müzik?Which do you like better, rock music or classical music?
Lola zerafetle dans etti.Lola danced with grace.
Roma İtalya'dadır.Rome is in Italy.
Yarış son dakikaya kadar devam etti.The race went down to the wire.
Lucy Amerika'dan geldi.Lucy is from America.
Linda Meg kadar iyi dans edebilir.Linda can dance as well as Meg.
Linda şimdi çok dans etmiyor fakat eskiden çok dans ettiğini biliyorum.Linda does not dance much now, but I know she used to a lot.
Bir elma daha ister misin?Would you like another apple?
Elma, portakal ya da üzümden hangisini en çok beğeniyorsun?Which do you like best, apples, oranges or grapes?
Yeni Zelanda'dan geri döndüğünden beri Rick'i görmedim.I haven't seen Rick since he returned from New Zealand.
O Yeni Zelanda'dan döndüğünden beri Rick'i görmedim.I haven't seen Rick since he returned from New Zealand.
Bir sincap dalların arasında saklandı.A squirrel hid among the branches.
Lisa, sadece İngilizce değil, aynı zamanda Fransızca da konuşur.Lisa speaks not only English but also French.
Daha makul bir öneri Emmet'in teorisi ile ilgili Leech'in sunduğudur.A more plausible proposal is the one Leech presented in conjunction with Emmet's theory.
Lamba bir ağacın dalından askıya alındı ​​.The lamp was suspended from the branch of a tree.
Raffle's'da yemek yemek istiyorsan, haftalar önceden rezerve ettirmelisin.If you want to eat at Raffle's, you must reserve weeks ahead.
Acele saatler boyunca daha fazla otobüs olmalı.There ought to be more buses during the rush hours.
Bir aslanın kuyruğu olmaktansa bir köpeğin başı olmak daha iyidir.Better to be the head of a dog than the tail of a lion.
Aslan hayvanların kralı iken, kartal da kuşların kralıdır.As the lion is king of beasts, so is the eagle king of birds.
Aslan bir darbede avını sona erdirdi.The lion put an end to his prey with one stroke.
Daha fazla bilgiye sahip olmak isterseniz, lütfen benimle temas kurun.If you would like to have further information, please contact me.
Daha fazla bilgi istiyoruz.We want further information.
Size daha iyi hizmet verebilmek için, çağrınız izlenebilir.In order to serve you better, your call may be monitored.
Daha fazla çaba sarf et.Make more efforts.
İyi uyuduktan sonra kendimi çok daha iyi hissettim.After sleeping well, I felt much better.
Ben iyi uyudum sonra çok daha iyi hissettim.I slept well, after which I felt much better.
Deliksiz bir uyku beni daha iyi hissettirdi.A sound sleep made me feel better.
Üzerinde düşünmem için bana birkaç gün daha ver.Give me another couple of days to think it over.
Avrupa'da seyahat ederken, bir trende soyuldum.While traveling in Europe, I was pickpocketed on a train.
Avrupa'da hiç bulunmadım.I've never been to Europe.
Avrupa Asya'dan daha küçük bir nüfusa sahiptir.Europe has a smaller population than Asia.
Avrupa'nın Asya'dan daha az nüfusu var.Europe has a smaller population than Asia.
Avrupa'nın Asya'dan daha az nüfusu vardır.Europe has a smaller population than Asia.
Avrupa'da hiçbir şehir Tokyo kadar kalabalık değildir.No city in Europe is as populous as Tokyo.
Avrupa'da Tokyo kadar çok nüfuslu hiçbir şehir yoktur.No city in Europe is as populous as Tokyo.
O, Avrupa'dayken birtakım talihsizliklerle karşılaştığını duydum.I hear he met with some kind of misfortune while he was in Europe.
Şimdi bile Avrupa'da hayaletlere inanan birçok kişi var mı?Are there many people in Europe who believe in ghosts even now?
Avrupa'da bir sürü farklı insan var.There are a lot of different people in Europe.
Avrupa'da Paris'i ziyaret ettim.I visited Paris in Europe.
Avrupa'da eğleneceğini umuyorum.I hope you will have a good time in Europe.
Avrupa'da okul Eylül ayında başlar.School starts in September in Europe.
Kim daha hızlı koşar, Yumi'mi yoksa Keiko mu?Who runs faster, Yumi or Keiko?
Yan gelip yatarsan ve dinlenirsen çok daha iyi hissedersin.If you sit back and rest, you will feel much better.
Bay Young oğlunun daha çok çalışmasını diliyor.Mr. Young wishes his son would study harder.
Daha yapılacak çok iş var.Much still remains to be done.
Fırtınanın durması söyle dursun, çok daha fazla yoğunlaştı.Far from stopping, the storm became much more intense.
Dağın üst kısmı karla kaplıdır.The upper part of the mountain is covered with snow.
Anlam sonunda kafama dank etti.The meaning dawned upon me at last.
Sanırım denememek daha iyi.I think it better not to try.
Blanc Dağı'nın yüksekliği nedir?How high is Mont Blanc?
Söyleyecek daha fazla şeyim yok.I have nothing further to say.

İlgili Sayfalar