Szekszárd, Transdanubian Dağları ile Büyük Macaristan Ovası' nın buluşma noktasında yer almaktadır.トランスダヌビアン丘陵と大ハンガリー平原の合流地点に位置する。
Kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe dağların yüksekliği azalır.東に行くにつれて山の高さはおおむね低くなる。
Kanallar 50 km boyunca gergin bir şekilde dağlardan geçmekteydi.山々から流れる運河の延長は50kmを超えた。
Bilirim sizin her biriniz dağlarde gezüp kök yüzünde uçan bulutlar ile yarışan Arslanların evlâdısınız.(テレビ朝日) やぐちひとり(テレビ朝日) 大人の山歩き-自分に出会える百名山-(テレビ朝日) 情熱大陸(毎日放送) 笑っていいとも!
Sündiken Dağları, Eskişehir il sınırlarında bulunan sıra dağlardır.(大荒北経) 大荒の中に不咸をいう名の山がある。
Bu beş lejyonu kendi komutası altına alarak en kısa yoldan Alp Dağları'nı geçti.この封建領主の家系は、アルプス山脈を通る峠や道路の管理を勢力の基盤とした。
Birkaç ay sonra da Guido cephede savaşmak için dağlara çıktı.その数日後、台風と共にゴジラが館山に上陸。
Özellikle bahar aylarında açan çiçekler dağlarda güzel bir görüntü oluşturmaktadır.春の花が咲く頃の山は特によい。
Şehir, Sihote-Alin Dağları'nın kolunda yer almaktadır.姉はSilent Sirenの山内あいな。
Orta Dağ ya da Sredna Dağları (Bulgarca: Средна гора, Sredna Gora) Bulgaristan'da kesintili dağ sırası.スレドナ・ゴラ山脈(ブルガリア語:Средна гора / Sredna Gora)は、ブルガリア中部の山脈である。
Bölgenin dağları at nalı şeklinde, yamaçlar çoğunlukla ormanlık veya Alp çayırlarıyla kaplıdır.地域の山は馬蹄形をしており、斜面は主に森林やアルプスの牧草地で覆われている。
Ovalar ise dağlar arasına yerleşmiş küçük parçalar halindedir.小山 はるか(こやま はるか) 本作の主人公。
En önemli yaşam alanları Simen Dağları'dır.最も大きな山は、ハルツ山地の山々である。
Japonya'nın tamamında olduğu gibi dağlar burada da büyük yer kaplar.日本には山が多いことから、山岳写真も盛んであるといえる。
Bunlar, Cilo (Buzul) Dağları, Sat (İkikaya) Dağları ve Kavuşşahap Dağları üzerindeki buzullardır.山塊の峰や尾根を中心に、古墳時代の前期から後期にわたる120基を超す積石塚と盛土墳が分布する。
Bu baskınlar ve zorbalıklardan kaçabilen köylüler dağlara sığınmıştır .不信仰な者も、これらによって利を得る山と道。
Gerçekten, O Dağlarında bir tırmanış öncüsüydü.諭鶴羽山地を縦断する県道の一つである。
Bir başka Uygur efsanesine göre Tanrı Dağlarında bir ejderha yaşarmış.伝説によると、山の洞窟には妖精が住んでいた。
Dağlar dünyanın en yüksek dağları olarak görülür.世界最高峰と考えられていた山
Kule dağlarının bir bölümü bu köyden geçmektedir.城門隧道部分穿越此山。
Elveda elveda, dumanlı dağlar.宜究長年,永保磐石。
Batı Antarktika genellikle daha yüksek olduğu ve merkezinde Gamburtsev Dağları bulunur.其地勢通常高於西部南極洲,包括中心的甘布爾澤夫山脈。
Halk arasında bir elimizde bulunan beş parmağa benzediğinden dolayı, beş parmak dağları denilmiştir.五座山峰凌空而立,远望如五位老髯面天盘座,丛树若须,云雾似袖,故名“五老凌霄”。
Dağların gerisi yoktur.市內沒有山丘。
Dağların tanrıçasıdır.神體御諸山。
Köy içme suyunu dağlardan gelen kaynak sularından temin etmektedir yerelnet天下第十泉: 庐山龙池山顶水。
Şehir deniz ile dağlar arasında sıkışmış bulunan dar bir sahil parçası üzerinde kurulmuştur.」(《木蘭辭》) 「忽聞海上有仙山,山在虛無縹緲間。
Ilgaz dağları.(《弇山集》。
G. c. garmani (Allen, 1876) :Peru'dan kuzeybatı Arjantin'e And Dağlarında bulunurlar.Gallinula chloropus garmani (Allen, 1876),南美秘鲁至阿根廷安第斯山脉地区。
Dağlarda çok nadir ağaç bulunur.山上草木稀疏。
30 O zaman dağlara, ‘Üzerimize düşün!’ ve tepelere, ‘Bizi örtün!’ diyecekler.那時,人要開始對高山說:倒在我們身上罷!
Bu dağların en önemli kısmı Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunur ama küçük bir kısmı Kanada'dadır.过去的鲁珀特地如今主要位于加拿大,有一小部分位于美国。
Göz alabildiğince dağlar uzanıyordu önünde.不堪迴首念昔遊,閩中山水依稀見。
Bunula birlikte köyün içme suyu Soyuk dağları eteklerinden gelir.和山之邊後來成為會一起去喝酒的友人。
Dağlar yalnız orada değil, dünyanın başka taraflarında da henüz fazla yükselmemişti.只在此山中,雲深不知處。
"Gönlüm Dağlarda".” 山中蜃景。
Kuzeyi İzmit Körfezi, güneyi ise Samanlı Dağları ile çevrilidir.東郡大山南方有無雙山,北邊連接東巒大山。
Ayvalık ilçesinde dağlar denize dik uzandığından kıyılar girintili çıkıntılıdır.忽聞海上有仙山,山在虛無縹緲間。
Üç tarafı dağlarla çevrilidir, alt tarafında geniş bir ova bulunmaktadır.三座石阶曾为中山路一带与大窑沟之间的交通要道。
Dağlarda bazıları UNESCO koruması altında 15 millî park bulunmaktadır.该地区已经建立了十五个保护区,其中一些受联合国教科文组织的保护。
Verçenik Dağı, Kaçkar Dağları'nda zirve.克勤獻策弗納,逃之山中。
Yüksek dağların kayalık bölgelerinde yaşarlar.它們生活在高山上的寒冷地區。
Ayrıca Ural dağlarıyla da bağlantılı görünmektedir.和青山之間似乎也相當熟識。
Büyük Kafkas sıra daglarının güney eteğinde yer almaktadır.剪票口僅有南側一處。
Munzur Dağları, Yukarı Fırat bölgesinde bir dağsıradır.雨影沙漠是在高山边上的沙漠。
Etrafı yüksek dağlarla çevrilidir.周围被山脉高峰环绕。
Dağların su üstünde kalan kısmı ise, Gulf of Lune (Hilal Körfezi) ile ikiye bölünmüştü.说晋国人必定在殽山抗击秦军,殽有两座山头(山陵)。
Bir gün Li, dağlarda Wen ile dinlenmektedir.從來世運歸明主,漫道岐山日正輝。
Evliya Çelebi ise “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar.” demiştir.〔蒲角切〕” 《山海經》曰:“敦頭之山中多𩣡馬,牛尾白身一角,音如虎。
Pelóri Dağları’nın bir parçasıdır.《連山》為三易之一。
Bunun nedeni, hemen arkasında dağlar bulunmasıdır.城陷之後,鞏焴逃到山中隱居。
Kayalık dağlar boyunca göç ederler.日间在溪流石头下休息。
Bu bölümde büyük dağlara ve vadilere rastlanır.這一地區多山地和峽谷。
Breheimen Dağları'nın 1.671 kilometrekarelik (645 sq mi) kısmını kapsamaktadır.布萊海門國家公園面積1,671平方公里(645平方英里),大部分地區屬於布萊海門山。
Kolumbiya Buz Alanı (İngilizce: Columbia Icefield), Kanada'da Rocky Dağları'nda bulunan bir buz alanıdır.北美一处知名的冰原是哥伦比亚冰原,位于加拿大落基山脉。
Filmin bir sahnesinde Neşet Ertaş'ın "Karlı Dağlar" şarkısına yer verilmiştir.劇場盤收錄了山本彩的獨唱曲《攀爬架》。
Kidron Vadisi, Eski şehrin doğusuna doğru gider ve Zeytin Dağlarını ikiye ayırır.汲沦谷经过旧城以东,将橄榄山与城市隔开。
Kuzeydoğuda Kentei Dağları vardır.西北有荆山。
Munzur Dağları'nın zirvesinde birçok doğal göl bulunmaktadır.雨山的中心有一些餐馆。
Biliyoruz ki, zeybeklik geleneği içinde dağa giden, dağlara çıkan kişiye “zeybek oldu” denilmektedir.敬德以告世民,世民曰:“公心如山岳,虽积金至斗,知公不移。