Ana içeriğe geç
Sözlük

dağlar ile cümle

dağlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu dağlar üzerinde yerleşim yerlerine yakın tepelerde yayla yerleri kurulmuştur.ぎざぎざのかみそりを背負った山々が、空に頭をそびやかしている。
Her iki halkında İsviçre dağlarından gelmiş olmasıda mümkündür.スイスなどの山地の住民によって用いられる。
Buz tabalakarı coğrafi unsurlarla sınırlı değildir (dağlar vb. sınırlayıcı unsurların üstünde oluşurlar).嵐山 雪美(あらしやま ゆきみ) 声 - 松来未祐 歩鳥の母。
Dağları; Zeyfe, Göldağı , Kabak tepe, Kızıleniş'tir.その他に、荒神(こうじん)山と栗生(くりう)山がある。
Gaia bunu göze alamaz oğlundan ve saltanatından vazgeçerek dağları yaratıp oralardan çıkmamıştır.墳丘の一部は地山を削り出して造成され、葺石は施されていない。
Deresi ve dağları çoktur.山地や丘陵が多い。
Antarktika'dan tafoni San Francisco yakınlarındaki dağlardan tafoni oluşumu.サンフランシスコ近辺の山岳に見えるタフォニ地形。
Trodos Dağları (Karlıdağ), Kıbrıs'ta geniş bir alana yayılan dağ kitlesidir.四国山地の山中、高知県境に位置する。
Arka tarafını çepedçevre saran dağlar, önünde ise ucu bucu görülmedyedn yeşil ovalar sarmış.丘陵を構成する岩盤を削って整形し、その上に盛土で墳丘を盛り上げて造成した。
Bu kez Sırp köylülerin çoğu dağlara kaçmayı başardı.多くのキリスト教徒が山岳地帯に逃れることとなった。
Bütün adalar ortadan kalktı, dağlar yok oldu.島々はみな逃げ去り、山々は見えなくなった。
Kii Dağları (紀伊山地 Kii Sanchi?)高知県境の山。
Ilgaz dağları.大山の部下。
Uçurumluk dağlara ise Yar adı verilir.築山古墳(つきやまこふん)は古墳の名称である。
Adıgeler ise, dağlara sığındılar.創業者は、山中潤。
Dağları meşeliktir.大山祇命を祀る。
Dağlar üzerinde birçok yayla yer alır.山中鹿介(山中幸盛)の逸話がいくつか存在する。
Bolkar Dağları göllerine çıkmak için Adana, Pozantı ilçesi, Darboğaz mahallesi uygundur.室井 幸斎(むろい こうさい) 演 - 山中崇 「開明軒」で賄い飯を食べさせてもらっている売れない文士。
Bunun yanında yaklaşık 300.000 kişi And Dağları'nın diğer tarafında Arjantin'de yaşamaktadır.アルゼンチン側では約300,000人がアンデス山脈に居住している。
Kolumbiya Buz Alanı (İngilizce: Columbia Icefield), Kanada'da Rocky Dağları'nda bulunan bir buz alanıdır.コロンビア氷原(コロンビアひょうげん)とは、カナディアン・ロッキーに存在する氷原である。
Elveda elveda, dumanlı dağlar.山岸章さんのご冥福を祈る。
Dağların ve vadilerin Maui'nin kardeşlerinin balığı parçaladığı sırada oluştuğu söylenir.山と谷はマウイの兄弟が争った結果作られたと言われている。
And Dağları, dünyanın en uzun sıradağlar zinciridir.美陶(びとう) 七大陸中最も山岳地の多い大陸。
Dağlardaki at sürülerini korur.主戦騎手・山中馬之助。
Huş ağacı da, dağlarda kümeler halinde yetişir.武蔵御岳山の山上に鎮座する。
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.山はそれほど高くない。
Dağlardan toplanan otlardan yapılır.山中に碑が建てられている(位置)。
Dağlar, kuzey batıdaki hâriç, genellikle çıplaktır (ağaçsızdır).山路は嶮しく、谿(たに)の径(みち)もあぶない。
Önceki kitapta Ali Safa ile Hamza'yı öldüren İnce Memed atını dağlara sürer.山風剛十郎(やまかぜ ごうじゅうろう) 秩父山風派の元頭領で伝説の鬼打ちの一人。
Dağlarda su bolluğu dikkati çeker.山間部では降水量が多い。
Kıvrımlı yapılar daha sonra yüzeye ulaşır, genellikle dağ kuşakları (sıra dağlar) oluşturur.県道は佐世保湾を臨みながら山間部の中腹を進む。
Çam fıstığı (kozak, künar, iç), dağların zirvelerine kadar yakın yerlerde yetişir.御山(おやま、みやま) 御山(おやま) 山の敬称、尊称。
Dağların su üstünde kalan kısmı ise, Gulf of Lune (Hilal Körfezi) ile ikiye bölünmüştü.『山上宗二記』においては、紹鴎が目指した茶の湯の境地とは 枯れかじけ寒かれ であったとされる。
Phou Bia (Laoca: ພູເບັ້ຍ), Laos'ta Annamite Dağları'nın zirvesi olan bir dağdır.ビア山(Phou Bia、ラオス語: ພູເບັ້ຍ)は、アンナン山脈の南部にあるラオス国内最高峰の山である。
O zamanki Puslu Dağlar'daki goblinlerin kralı olan Golfimbul idi.ガストン とある山でゴブリン族の王として君臨していたゴブリン。
Blue Ridge Dağları genel ismini uzaklardan bu dağların mavimsi olarak görülmesinden almıştır.ブルーリッジ山脈という名は、遠方から見た時に青くかすみがかかって見えることから名づけられた。
Dağlar, sıradağ şeklinde uzanır.山中に鎮座する。
Bunun üzerine çevredeki dağların demir madeninden yapıldığını fark ederler ve demiri eriterek çıkarlar.海岸近くの石灰岩地から山地にかけてみられる。
Orta kuşaktaki yüksek dağlarda da etkili olmaktadır.主に標高の高い山岳地帯で見受けられる。
Dağlar hemen hemen parkın merkezindedir.公園のほぼ中央部に位置する。
Sündiken Dağları genel olarak birinci zaman arazilerinden oluşur.御陣山遺跡は主として縄文時代の遺跡である。
Bu sıralarda dağlarda direniş devam ediyordu.山内はこの時点での回答を保留した。
Dağlar, çoğu yerde geniş vadi oluşumların olanak vermeyecek şekilde yüksektir.この御恩報じたいは山々なれど、もう余命はいくばくもあり申さぬ。
Sıcak günlerde sıklıkla olmasa da dağların yüksek kesimlerine kar yağmaktadır.山間部では標高が高いためしばしば積雪がみられる。
Ormanlarda, dağlarda dolaşan yankı (aks-i sada) perisi.山上(やまがみ) 正十字騎士団団員。
Dağlar, ilk inşa edildiği o günlerde çok daha yüksekti.これは当時登頂された最も高い山だった。
Bozdiyarlılar Dumanlı Dağlar’ın batısından göç eden topluluğa denmekteydi.町域の西部にそびえる白木山から命名した。
Klarceti, dağlarından ve kayalıklarından dolayı girilemeyen bir yer idi.^ 淳和天皇は、遺詔により山陵を興さず散骨された。
Çünkü buradaki dağlar, doğudakiler kadar yüksek değildir.この山脈はヒマラヤほどの高度はない。
“Dağlar”, 1979.^ 紺戸、1979年。
Dağlarda bol miktarda kuşburnu, böğürlen ve ahududu da mevcuttur.下山には幔幕(まんまく)が張られている山と戸帳の山がある。
Dağ köyü olarak nitelendirilemeyecek şekilde etrafı dağlarla çevrelenmiştir.山人以外の村人たちの山への出入りを禁じている。
Muazzez yolda ölür; Yusuf karısını gömer ve atını dağlara sürer.娘の菊草(きくそう)は大山誠之助(大山巌の弟)の妻となった。
Bunlar bölgenin en yüksek dağlarıdır.この地方では一番高い山である。
Dağlar ise yenilmez yiğitler olarak görülürler.そこから御嶽山が見える。
Mukaddimeden sonra yeryüzünün denizlerini, dağlarını, ırmaklarını ve göllerini anlatır.因りて其の山を号(なづ)けて、那羅山と曰ふ。
Bir gün Li, dağlarda Wen ile dinlenmektedir.それは飯盛山で白虎隊が自刃した日である)。
Nadir bulunur ve karlı dağlarda yaşadığı söylenir.彼には自分が山に住んでいるとなかなか言い出せない。
Bu dağların hepsi Asya'daki Himalaya ve Karakurum silsileleri içerisinde yer alırlar.それらの山は全てアジアのヒマラヤ山脈、およびカラコルム山脈にある。
Dağların arasını araştırıp yol bulalım.山岳部に入部し登山と出会う。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dağlar ile cümle - Sayfa 36 - dağlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App