Ana içeriğe geç
Sözlük

dağlar ile cümle

dağlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dağlar atılmış renkli yünler gibi olur.The mountains like the tufts of carded wool.
Dağlarda evler yontarak güven içinde bulunuyorlardı.They used to hew dwellings in the mountains to live in security.
Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar.They will ask you about the mountains.
Böyle düşündüğünüz için mi dağlarda ince bir sanat eseri lüks villalar yontuyorsunuz?And dwellings hewed out of mountains ingeniously?
Denizde iken onları dağlar gibi dalgalar kapladığında, bütün kalpleriyle yalnız Allah'a yalvarırlar.When the waves overshadow them like a canopy, they pray to God with all-exclusive faith in Him.
Biz Davud'a tarafımızdan bir imtiyaz verdik: “Ey dağlar! Ey kuşlar!"Make long coats of mail," (We said), "and fix their links, and do the right.
Dağlar sür'atle yürüyecektir.The mountains move and fly away,
Denizde koca dağlar gibi yüzen gemiler O'nundur.His are the high-sailed vessels in deep ocean like the mountains.
Dağlar darmadağın edilip parçalandığı,The mountains bruised and crushed,
Dağlar ise atılmış rengârenk yüne döner. [101,5]The mountains like the tufts of (carded) wool,
Dağlar parçalanıp savrulduğu zaman,The mountains reduced to dust and blown away,
Orada, sağlam yüksek dağlar yarattık ve size tatlı bir su ihsan ettik.And placed in it lofty and broad stablisers, and gave you sweet water to drink?
Dağları da arzı tutan birer destek yapmadık mı?The mountains tent-pins?
Dağlar yürütülür, serab olur gider, her taraf dümdüz olur. [27,88; 101,5; 20,105-107; 18,47]The mountains put in motion turning into a mirage.
Dağlar nasıl da yeri tutup, dengeleyen direkler halinde dikilmiş.And the mountains, how they were fixed;
Dağlar atılmış yüne döner,The mountains like the tufts of carded wool.
Ve Rabbin arıya vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve kurdukların (kovanlar) dan evler edin,"Your Lord predisposed the bees to make their hives in mountains, trees and trellices,
Bu küstahlıktan ötürü neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar göçecektir.Which would cleave the skies asunder, rend the earth, and split the mountains,
Senden dağları sorarlar.They will ask you about the mountains.
Davud'un emrine dağları ve kuşları verdik. Biz bunları yapmıştık.It is We who did it.
"Ve dağlardan lüks köşkler yontuyorsunuz."And dwellings hewed out of mountains ingeniously?
Dağları onun emrine vermiştik; onunla birlikte akşamleyin ve tan doğumu (Tanrı'yı) yüceltirlerdi.We subjugated the chiefs (of tribes) to struggle day and night with him,
Okyanusta dağlar gibi akıp giden gemiler de O'nun ayetlerindendir.Ships sailing in the ocean like ensigns are a sign of His.
Dağlar yürütülüp silinecek,The mountains move and fly away,
Denizde dağlar gibi akıp giden gemiler O'nundur.His are the high-sailed vessels in deep ocean like the mountains.
Ve dağların paramparça edileceği zaman,The mountains bruised and crushed,
Yer ve dağlar kaldırılıp birbirine çarpılıp darmadağın edildiği zaman,And the earth and mountains heaved and crushed to powder with one levelling blow,
Dağlar ise atılmış yün gibi olur.The mountains like the tufts of (carded) wool,
Dağların ufalanıp savrulduğu,The mountains reduced to dust and blown away,
Üzerine yüksek dağlar yerleştirip size tatlı su içirmedik mi?And placed in it lofty and broad stablisers, and gave you sweet water to drink?
Dağlar yürütülmüş; serap olmuştur.The mountains put in motion turning into a mirage.
Dağları da çaktı.And stabilized the mountains
Ve dağlara, nasıl dikildi?And the mountains, how they were fixed;
Dağlar da atılmış yün gibi olur.The mountains like the tufts of carded wool.
Yeryüzünde kabara kabara yürüme. Çünkü sen yeri yırtamazsın, boyca da dağlara erişemezsin!And do not walk haughtily on the earth; you can never split the earth, nor be as high as the hills.
Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak!They ask you regarding the mountains; proclaim, “My Lord will blow them into bits and scatter them.”
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme; çünkü sen ne yeri yarabilirsin, ne dağlara boyca ulaşabilirsin.And do not walk haughtily on the earth; you can never split the earth, nor be as high as the hills.
Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: "Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak"They ask you regarding the mountains; proclaim, “My Lord will blow them into bits and scatter them.”
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen ne yeri delebilir ve ne de boyca dağlara ulaşabilirsin.And do not walk haughtily on the earth; you can never split the earth, nor be as high as the hills.
Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları un-ufak edecektir."They ask you regarding the mountains; proclaim, “My Lord will blow them into bits and scatter them.”
Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.They ask you regarding the mountains; proclaim, “My Lord will blow them into bits and scatter them.”
Yeryüzünde kibirli kibirli dolaşma sen ne yeri delebilirsin ne de dağlar kadar boylu olabilirsin.And do not walk haughtily on the earth; you can never split the earth, nor be as high as the hills.
Senden dağları sorarlar. De ki, "Rabbim onları ufalayıp savuracak."They ask you regarding the mountains; proclaim, “My Lord will blow them into bits and scatter them.”
Davud'a dağları ve kuşları boyun eğdirdik, onunla beraber tesbih ediyorlardı. Biz (bunları) yaparız.And with David We subjected the mountains to give glory, and the birds, and We were doers.
Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir üstünlük verdik: "Ey dağlar, onunla beraber tesbih edin.And We gave David bounty from Us: 'O you mountains, echo God's praises with him, and you birds!'
Dağlardan (geçen) beyaz, kırmızı, değişik renklerde ve simsiyah yollar (yarattık).And in the mountains are streaks white and red, of diverse hues, and pitchy black;
Orada yüksek yüksek dağlar meydana getirmedik mi?Set We not therein soaring mountains?
Dağlardan da beyaz, kırmızı renkleri değişik ve siyah yollar (kıldık).And in the mountains are streaks white and red, of diverse hues, and pitchy black;
Ve onda sabit yüksek dağlar var etmedik mi?Set We not therein soaring mountains?
Dağlardan da yollar var; beyaz, kırmızı, değişik renklerde. Ve simsiyah yollar da var.And in the mountains are streaks white and red, of diverse hues, and pitchy black;
Orada oturaklı, başını yücelere kaldırmış dağlar oluşturduk.Set We not therein soaring mountains?
Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir üstünlük verdik. "Ey dağlar ve kuşlar!And We gave David bounty from Us: 'O you mountains, echo God's praises with him, and you birds!'
Dağlardan (geçen) beyaz, kırmızı, degişik renklerde ve simsiyah yollar (yaptık).And in the mountains are streaks white and red, of diverse hues, and pitchy black;
Andolsun ki, biz Davud'a tarafımızdan bir fazilet verdik. "Ey dağlar!And We gave David bounty from Us: 'O you mountains, echo God's praises with him, and you birds!'
Dağlarda da yollar, beyazlı kırmızılı çeşitli renklerde ve kapkara topraklar var.And in the mountains are streaks white and red, of diverse hues, and pitchy black;
Denizlerde dağlar gibi akıp giden gemiler de O'nun kudretinin ve hikmetinin delillerindendir.and if He wills, He stills the wind, and they remain motionless on its back.
Katımızdan Davud'a lütufta bulunmuştuk: "Ey dağlar, ilahisine katılın; ey kuşlar sizler de."And We gave David bounty from Us: 'O you mountains, echo God's praises with him, and you birds!'
Hatta dağlarda bile beyaz, kırmızı veya rengarenk katmanlar vardır. Kargalar ise siyahtır.And in the mountains are streaks white and red, of diverse hues, and pitchy black;
Gemi, onları dağlar gibi dalga(lar) arasından geçirirken Nuh, bir kenarda duran oğluna.And it moved on with them amidst waves like mountains.
Gemi, içindekilerle dağlar gibi dalgalar üstünde akıp gidiyordu.And it moved on with them amidst waves like mountains.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod