dağları ile cümle

dağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Size ulaşmak için dağları geçtim.Crucé la montaña para encontraros.
Size ulaşmak için dağları geçtim.Ho attraversato la montagna per arrivare da te.
Size ulaşmak için dağları geçtim.Jag gick för att hinna ifatt er.
Size ulaşmak için dağları geçtim.Jeg gik over bjerget for at indhente jer.
Size ulaşmak için dağları geçtim.Szedłem na przełaj, żeby być przed wami.
Size ulaşmak için dağları geçtim.Ylitin vuoren saavuttaakseni teidät.
Size ulaşmak için dağları geçtim.Διέσχισα το βουνό για να σας προλάβω.
Size ulaşmak için dağları geçtim.Я перешёл гору, чтобы дойти до вас.
Sonraki yıl Kanada dağlarında binicilik yaptım.El siguiente año cabalgué en las Montañas Rocosas canadienses.
Sonraki yıl Kanada dağlarında binicilik yaptım.בשנה שלאחר מכן יצאתי לטיול רכיבה בהרי הרוקי הקנדיים.
Sonraki yıl Kanada dağlarında binicilik yaptım.私は皆さんに この場で警告を発する
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSela(45:4) Пусть шумят, вздымаются воды их, трясутся горы от волнения их.
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaainda que as águas rujam e espumem, ainda que os montes se abalem pela sua braveza.
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaA protož nebudeme se báti, byť se pak i země podvrátila, a zpřevracely se hory do prostřed moře.
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaaunque sus aguas rujan y echen espuma, y se estremezcan los montes por su braveza. (Selah
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaAzért nem félünk, ha elváltoznék is a föld, ha hegyek omlanának is a tenger közepébe:
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelabiar laut mengamuk dan bergelora, dan bukit-bukit gemetar oleh pukulannya
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaChiar dacă ar urla şi ar spumega valurile mării, şi s'ar ridica pînă acolo de să se cutremure munţii. -
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaDärför skulle vi icke frukta, om än jorden omvälvdes och bergen vacklade ned i havsdjupet;
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaDầu nước biển ầm ầm sôi bọt, Và các núi rúng động vì cớ sự chuyển dậy của nó.
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaDầu nước_biển ầm_ầm sôi bọt , Và các núi rúng_động vì cớ sự chuyển dậy của nó .
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaDerfor frykter vi ikke, om jorden omskiftes, og om fjell rokkes i havets hjerte,
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSela바닷물이 흉용하고 뛰놀든지 그것이 넘침으로 산이 요동할지라도 우리는 두려워 아니하리로다(셀라)
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaom end deres Vande bruser og syder og Bjergene skælver ved deres Vælde. - Sela.
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaPerciò non temiamo se trema la terra, se crollano i monti nel fondo del mare
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaPrzetoż się bać nie będziemy, choćby się poruszyła ziemia, choćby się przeniosły góry w pośród morza;
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaSentähden emme pelkää, vaikka maa järkkyisi ja vuoret meren pohjaan vajoaisivat,
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaŠumé naj in se penijo njegove vode, in gore naj se gibljejo od navala njegovega. (Sela.)
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelawenngleich das Meer wütete und wallte und von seinem Ungestüm die Berge einfielen. (Sela.)
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaκαι αν ηχωσι και ταραττωνται τα υδατα αυτων και σειωνται τα ορη δια το επαρμα αυτων. Διαψαλμα.
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaАко и да бучат и да се вълнуват водите им, И планините да се тресат от надигането им. (Села).
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaיהמו יחמרו מימיו ירעשו הרים בגאותו סלה׃
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelaتعج وتجيش مياهها. تتزعزع الجبال بطموها. سلاه
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSela其 中 的 水 雖 匉 訇 翻 騰 、 山 雖 因 海 漲 而 戰 抖 、 我 們 也 不 害 怕 。 〔 細 拉
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSela其中 的 水 雖匉訇 翻騰 、 山雖 因 海漲 而 戰抖 、 我 們 也 不 害怕 。 〔 細拉
Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.Air terus surut dan pada tanggal satu bulan sepuluh, puncak-puncak gunung mulai tampak
Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.Drie maanden later kwamen ook de andere bergtoppen boven het zakkende water uit.
Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.In vode so vedno bolj upadale do desetega meseca: deseti mesec, prvi dan meseca se pokažejo vrhovi gorá.
Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.물이 점점 감하여 시월 곧 그달 일일에 산들의 봉우리가 보였더라
Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.Nước cứ lần lần hạ cho đến tháng mười; ngày mồng một tháng đó, mấy đỉnh núi mới lộ ra.
Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.Nước cứ lần_lần hạ cho_đến tháng mười ; ngày mồng một tháng đó , mấy đỉnh núi mới lộ ra .
Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.Вода постоянно убывала до десятого месяца; в первый день десятого месяца показались верхи гор.
Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.והמים היו הלוך וחסור עד החדש העשירי בעשירי באחד לחדש נראו ראשי ההרים׃
Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.وكانت المياه تنقص نقصا متواليا الى الشهر العاشر. وفي العاشر في اول الشهر ظهرت رؤوس الجبال
Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.水 又 漸 消 、 到 十 月 初 一 日 、 山 頂 都 現 出 來 了
Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.水 又 漸消 、 到 十月 初 一 日 、 山頂 都 現出來了
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.A vízfelszín alatti csúcsok, a fenékhegyek.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.De toppen die niet uit het water komen zijn de zeebergen.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.Die Gipfel, die nicht aus dem Wasser steigen, sind Unterwasserberge.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.물 밖으로 나오지 않는 꼭대기는 해산입니다.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.Les sommets qui ne sortent pas de l'eau sont des monts sous-marins.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.Los picos que no salen del agua son las montañas marinas.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.Những đỉnh nằm dưới nước là các núi đáy biển.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.Os cumes que não emergem da água são os montes submarinos.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.Piscurile ce nu ies din apă sunt munţii subacvatici.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.Puncak yang tidak muncul dari air adalah gunung bawah laut.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.Szczyty, które nie wychodzą na powierzchnię, to podwodne góry.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.Ty vrcholy, co nedosahují nad hladinu jsou podmořské hory.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.Vrcholy, ktoré nevyčnievajú nad hladinu mora sú podmorskými horami.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.Οι κορυφές που δεν βγαίνουν από το νερό είναι τα υποθαλάσσια βουνά.

İlgili Sayfalar