dağları ile cümle
dağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.Върховете, които не се показват от водата са подводните планини.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.Пики, которые не выходят на поверхность воды, называются подводными горами.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.הפסגות שלא בולטות מעל המים הן ההרים התת-מימיים.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.القمم التي لا تَخرج عن المياه هي الجبال البحرية.
Su yüzeyine çıkmamış tepeler de deniz dağlarıdır.海山が海面から出ると島になります
Tavan Dağları'nın yakınında.Il est près des Montagnes Tavan.
Tavan Dağları'nın yakınında.Valószínűleg a Takla Makán sivatagban van.
Tavan Dağları'nın yakınında.Πιθανόν είναι στην έρημο Τάκλα Μακαν στην Κίνα, τώρα.
Tavan Dağları'nın yakınında.انه الان حتما في الصين في صحراء تكلا مكان
Tibet dağlarına gitsek, politik egemenliğin sert yüzünü görürsünüz.제가 최근에 많은 연구를 하고 있는 지역인데, 정치적 지배의 거친 얼굴을 볼 수 있습니다.
Tibet dağlarına gitsek, politik egemenliğin sert yüzünü görürsünüz.láthatjuk a politikai elnyomás durva arcát.
Tibet dağlarına gitsek, politik egemenliğin sert yüzünü görürsünüz.Там видно звіриний вишкір політичного панування.
Tibet dağlarına gitsek, politik egemenliğin sert yüzünü görürsünüz.היכן שאני עורך לאחרונה מחקרים רבים, תוכלו לראות שמדובר בפרצופה המכוער של השליטה הפוליטית.
Tibet dağlarına gitsek, politik egemenliğin sert yüzünü görürsünüz.حيث أجري مؤخراً العديد من الأبحاث سترى أنه الوجه الفظ للسيطرة السياسية.
Tibet dağlarına gitsek, politik egemenliğin sert yüzünü görürsünüz.露骨な占領支配を目にします 民族を集団虐殺し 物理的に死滅させることは
Tropik kuşağın 2,500 km kadar güneyinde, Şili ile Bolivya arasında, And Dağları tamamen değişir.Etwa 2400 km südlich der Tropen, zwischen Chile und Bolivien, verändern sich die Anden vollständig.
Tropik kuşağın 2,500 km kadar güneyinde, Şili ile Bolivya arasında, And Dağları tamamen değişir.Uns 2500 km a sul dos trópicos, entre o Chile e a Bolívia, a Cordilheira dos Andes muda completamente.
Umursamiyorum. Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."He estado en la cima de la montaña, y he visto la Tierra Prometida".
Umursamiyorum. Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Jag har varit till bergstoppen, och jag har sett det förlovade landet".
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.(103:10) Ты послал источники в долины: между горами текут,
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.A ki elbocsátja a forrásokat a völgyekbe, hogy folydogáljanak a hegyek között;
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Du läßt Brunnen quellen in den Gründen, daß die Wasser zwischen den Bergen hinfließen,
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Du lät källor flyta fram i dalarna, mellan bergen togo de sin väg.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Engkau membualkan mata air di lembah-lembah, anak sungai mengalir di antara bukit-bukit
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.És tu que nos vales fazes rebentar nascentes, que correm entre as colinas.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Fai scaturire le sorgenti nelle valli e scorrono tra i monti
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.God laat de bronnen ontspringen en als kleine beekjes langs de berghellingen naar beneden klateren.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Han lar kilder springe frem i dalene; mellem fjellene går de.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Il conduit les sources dans des torrents Qui coulent entre les montagnes.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Kilder lod du rinde i Dale, hen mellem Bjerge flød de;
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.여호와께서 샘으로 골짜기에서 솟아나게 하시고 산 사이에 흐르게 하사
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Kterýž vypouštíš potoky přes údolé, aby tekli mezi horami,
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Który wypuszczasz źródła po dolinach, aby płynęły między górami,
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ngài khiến các suối phun ra trong trũng , Nó chảy giữa các núi .
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ngài khiến các suối phun ra trong trũng, Nó chảy giữa các núi.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Púšťaš pramene riečišťami, aby tiekly pomedzi vrchy.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Sinä kuohutit laaksoista lähteet, jotka vuorten välillä vuotavat.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ti izpuščaš studence po dolinah, da tečejo med gorami;
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Tú eres el que vierte los manantiales en los arroyos; corren entre las colinas
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Tu faci să ţîşnească izvoarele în văi, şi ele curg printre munţi.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ο εξαποστελλων πηγας εις τας φαραγγας, δια να ρεωσιν αναμεσον των ορεων
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ти си, Който изпращаш извори в доловете За да текат между планините.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.המשלח מעינים בנחלים בין הרים יהלכון׃
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.المفجر عيونا في الاودية. بين الجبال تجري.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.耶 和 華 使 泉 源 湧 在 山 谷 、 流 在 山 間
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.耶和華 使 泉源 湧 在 山谷 、 流 在 山間
Ve Phoenix Adaları bu deniz dağları bakımından çok zengindir.A Fénixove ostrovy sú veľmi bohaté na tieto podmorské hory.
Ve Phoenix Adaları bu deniz dağları bakımından çok zengindir.A obok Wysp Phoenix jest ich niezwykle dużo.
Ve Phoenix Adaları bu deniz dağları bakımından çok zengindir.A Phoenixovy ostrovy jsou na tyto hory velmi bohaté.
Ve Phoenix Adaları bu deniz dağları bakımından çok zengindir.Dan Kepulauan Phoenix sangat kaya akan gunung bawah laut itu.
Ve Phoenix Adaları bu deniz dağları bakımından çok zengindir.E as Ilhas Fénix são muito ricas em montes submarinos.
Ve Phoenix Adaları bu deniz dağları bakımından çok zengindir.E le Isole Phoenix sono molto ricche di monti sottomarini.
Ve Phoenix Adaları bu deniz dağları bakımından çok zengindir.En bij de Phoenix Eilandengroep zijn er veel onderzeese bergen.
Ve Phoenix Adaları bu deniz dağları bakımından çok zengindir.Érdekes tény. A Főnix-szigetek nagyon gazdagok ilyen tengeri hegyekben.
Ve Phoenix Adaları bu deniz dağları bakımından çok zengindir.Insulele Phoenix sunt foarte bogate în astfel de munţi submarini.
Ve Phoenix Adaları bu deniz dağları bakımından çok zengindir.또 피닉스 제도는 이런 해산이 풍부하고
Ve Phoenix Adaları bu deniz dağları bakımından çok zengindir.Les îles Phoenix ont beaucoup de ces montagnes sous-marines.
Ve Phoenix Adaları bu deniz dağları bakımından çok zengindir.Und die Phoenixinseln sind äußerst reich an Unterwasserbergen.
Ve Phoenix Adaları bu deniz dağları bakımından çok zengindir.Và Quần đảo Phượng hoàng rất giàu các núi này.
Ve Phoenix Adaları bu deniz dağları bakımından çok zengindir.Y las Islas Fénix son muy ricas en montañas marinas.