dağları ile cümle
dağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.Пак ще насадиш лозя на самарийските планини; Ония, които ги насадят, те ще ядат плода им.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.עוד תטעי כרמים בהרי שמרון נטעו נטעים וחללו׃
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.تغرسين بعد كروما في جبال السامرة. يغرس الغارسون ويبتكرون.
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.又 必 在 撒 瑪 利 亞 的 山 上 、 栽 種 葡 萄 園 、 栽 種 的 人 要 享 用 所 結 的 果 子
Samiriye dağlarında yine bağ dikeceksin; Bağ dikenler üzümünü yiyecekler.又 必 在 撒瑪利亞 的 山上 、 栽種 葡萄園 、 栽種 的 人 要 享用 所 結 的 果子
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.Aku akan membelokkan dia, dan membawa dia keluar dari daerah jauh di utara, ke gunung-gunung Israel
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.A zavrátim ťa a povediem ťa a dovediem ťa od najďaľších krajov severa hore a dopravím ťa na vrchy Izraelove.
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.És elcsalogatlak és vezetgetlek, és felhozlak messze északról, és beviszlek Izráel hegyeire.
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.e te farei virar e, conduzindo-te, far-te-ei subir do extremo norte, e te trarei aos montes de Israel.
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.Ik zal u vanuit het verre noorden opdrijven naar de bergen van Israël.
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.Jeg vender dig, leder dig og fører dig op fra det yderste Nord og bringer dig til Israels Bjerge.
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.너를 돌이켜서 이끌고 먼 북방에서부터 나와서 이스라엘 산 위에 이르러
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.Minä kuljetan sinua, talutan sinua, nostatan sinut pohjan periltä ja annan sinun hyökätä Israelin vuorille.
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.Te voi tîrî, te voi aduce, te voi sui din fundul miazănoaptei, şi te voi aduce pe munţii lui Israel.
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.И поверну тебя, и поведу тебя, и выведу тебя от краев севера, иприведу тебя на горы Израилевы.
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.ושבבתיך וששאתיך והעליתיך מירכתי צפון והבאותך על הרי ישראל׃
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.واردك واقودك واصعدك من اقاصي الشمال وآتي بك على جبال اسرائيل
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.我 必 調 轉 你 、 領 你 前 往 、 使 你 從 北 方 的 極 處 上 來 、 帶 你 到 以 色 列 的 山 上
Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp İsrailin dağlarına getireceğim.我 必調轉 你 、 領 你 前往 、 使 你 從 北方 的 極處 上來 、 帶 你 到 以色列 的 山上
‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.Én menéndek elõtted, és az egyenetleneket megegyenesítem, az érczajtókat összetöröm, és leütöm a vaszárakat.
‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.Ja pojdem pred tebou a vyrovnám to, čo je nerovné, skrúšim medené dvere a železné závory posekám.
‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.Já před tebou půjdu, a cesty křivé zpřímím, vrata měděná potru, a závory železné posekám.
‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.Ja przed tobą pójdę, a krzywe drogi wyprostuję, wrota miedziane skruszę, a zawory żelazne porąbię;
‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.Jaz bom hodil pred teboj in poravnaval, kar ni ravno; vrata jeklena razbijem in polomim železne zapahe,
‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.내가 네 앞서 가서 험한 곳을 평탄케 하며 놋문을 쳐서 부수며 쇠빗장을 꺽고
‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.Minä käyn sinun edelläsi ja tasoitan kukkulat, minä murran vaskiovet ja rikon rautasalvat.
‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.Ta sẽ đi trước mặt ngươi, ban bằng các đường gập ghềnh; phá vỡ các cửa bằng đồng, bẻ gãy then gài bằng sắt;
‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.Аз ще ходя пред тебе И ще изравня неравните места; И ще разбия медните врати, И ще строша железните лостове;
‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.Я пойду пред тобою и горы уровняю, медные двери сокрушу и запоры железные сломаю;
‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.אני לפניך אלך והדורים אושר דלתות נחושה אשבר ובריחי ברזל אגדע׃
‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.انا اسير قدامك والهضاب امهد. اكسر مصراعي النحاس ومغاليق الحديد اقصف.
‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.我 必 在 你 前 面 行 、 修 平 崎 嶇 之 地 . 我 必 打 破 銅 門 、 砍 斷 鐵 閂
‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.我 必 在 你 前面 行 、 修平 崎嶇 之 地 . 我 必 打破 銅門 、 砍斷 鐵閂
Şili ile Bolivya arasında, And Dağları tamamen değişir.1.500 dặm về phía nam của khu vực nhiệt đới, giữa Chile và Bolivia, dãy núi Andes đã hoàn toàn thay đổi.
Şili ile Bolivya arasında, And Dağları tamamen değişir.Chile és Bolivia között, az Andok egészen megváltozik.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Áll lábujjhegyen a ködös hegycsúcsok.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Berdiri berjinjit di puncak gunung berkabut.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor. Gitmiş olacak ve canlı ya da kalmak ve ölmek gerekir.안개 산 꼭대기에서 발끝을 의미합니다. 가 있어야하며 살고, 아니면 여기서 죽던해야합니다.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor. Gitmiş olacak ve canlı ya da kalmak ve ölmek gerekir.עומד על קצות האצבעות על פסגות ההרים ערפילי. ואני חייב ללכת ולחיות, או להישאר ולמות.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor. Gitmiş olacak ve canlı ya da kalmak ve ölmek gerekir.يقف على رؤوس الأصابع على قمم الجبال الضبابية. ولا بد لي من أن يكون قد انتهى والعيش ، أو البقاء ويموت.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor. Gitmiş olacak ve canlı ya da kalmak ve ölmek gerekir.ジュリエットYond光は昼光、私はそれを知って、私ではありません。
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Là viết tắt của ngón chân trên đỉnh núi sương mù.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Seisoo varpaillaan siitä Misty Mountain Tops.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Si erge in punta di piedi sulle cime delle montagne nebbiose.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Stands de puntillas sobre la cima de las montañas brumosas.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Stands la pointe des pieds au sommet des montagnes brumeuses.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Stands ponta dos pés sobre os cumes das montanhas enevoadas.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Stands zijn tenen op de mistige bergtoppen.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Standuri vîrful picioarelor pe vârfurile de munte ceţos.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Står tæer på tågede bjergtoppe.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Står tå på den dimmiga fjälltopparna.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Steht auf dem nebligen Berggipfel Zehenspitzen.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Stojaki na palcach mgliste szczyty.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Stojala prsti na meglen gorski vrhovi.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Stojí na špičkách hmlisté hôr.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Stojí na špičkách mlhavé hor.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Βάσεις μύτες των ποδιών στην ομιχλώδη βουνοκορφές.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Стенды цыпочках на туманные горные вершины.
Sisli dağların tepelerine sessizce duruyor.Щандове пръсти върху мъгливите върхове на планината.
Size ulaşmak için dağları geçtim.Atravessei a montanha para chegar junto de vocês.