dağları ile cümle
dağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.«Figlio dell'uomo, volgi la faccia verso i monti d'Israele e profetizza contro di essi
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Filho do homem, dirige o teu rosto para os montes de Israel, e profetiza contra eles.
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Fils de l`homme, tourne ta face vers les montagnes d`Israël, Et prophétise contre elles!
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.,,Fiul omului, întoarce-ţi faţa spre munţii lui Israel, prooroceşte împotriva lor,
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et."Hai manusia fana, pandanglah gunung-gunung Israel, dan sampaikanlah pesan-Ku tentang hukuman bagi mereka
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Hỡi con người, hãy xây mặt về các núi của Y-sơ-ra-ên, và nói tiên tri nghịch cùng nó,
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Hỡi con_người , hãy xây mặt về các núi của Y-sơ-ra-ên , và nói tiên_tri nghịch cùng nó ,
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et."Ihmislapsi, käännä kasvosi Israelin vuoria kohti ja ennusta niitä vastaan
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.인자야 너는 이스라엘 산을 향하여 그들에게 예언하여
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Menneskesønn! Vend ditt åsyn mot Israels fjell og spå mot dem
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Menneskesøn, vend dit Ansigt mod Israels Bjerge, profeter imod dem
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et."Mensenzoon, kijk naar de bergen van Israël en profeteer tegen hen.
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et."Oh hijo de hombre, pon tu rostro hacia los montes de Israel y profetiza contra ellos
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Sin človečji, obrni obličje na gore Izraelove in prorokuj zoper nje
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Synu člověčí, obrať tvář svou proti horám Izraelským, a prorokuj proti nim,
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Synu človeka, obráť svoju tvár proti vrchom Izraelovým a prorokuj proti nim
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Synu człowieczy! obróć twarz twoję ku górom Izraelskim, a prorokuj przeciwko nim,
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Υιε ανθρωπου, στηριξον το προσωπον σου προς τα ορη του Ισραηλ και προφητευσον εναντιον αυτων,
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Сине човешки, насочи лицето си към Израилевите планини, и пророкувай на тях, казвайки:
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.сын человеческий! обрати лице твое к горам Израилевым и прореки на них,
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.בן אדם שים פניך אל הרי ישראל והנבא אליהם׃
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.يا ابن آدم اجعل وجهك نحو جبال اسرائيل وتنبأ عليها
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.人 子 阿 、 你 要 面 向 以 色 列 的 眾 山 說 豫 言
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.人子 阿 、 你 要 面向 以色列 的 眾山說 豫 言
Farkettik ki dünyanın en büyük sıra dağları denizin altında uzanmaktaydı.-att den största bergskedjan ligger under havsytan.
Farkettik ki dünyanın en büyük sıra dağları denizin altında uzanmaktaydı.지구상의 가장 거대한 산맥은 바다 밑에 있다는 것을 깨달았지요.
Farkettik ki dünyanın en büyük sıra dağları denizin altında uzanmaktaydı.Odkryliśmy. że największy łańcuch górski leży pod wodą.
Farkettik ki dünyanın en büyük sıra dağları denizin altında uzanmaktaydı.We beseften dat het grootste gebergte op aarde onder water ligt.
Farkettik ki dünyanın en büyük sıra dağları denizin altında uzanmaktaydı.Ние осъзнахме, че най-голямата планинска верига на Земята се намира под морското дъно.
Farkettik ki dünyanın en büyük sıra dağları denizin altında uzanmaktaydı.שרכס ההרים הגדול ביותר על כדור הארץ נמצא מתחת לים.
Farkettik ki dünyanın en büyük sıra dağları denizin altında uzanmaktaydı.أن معظم الجبال الضخمة في العالم تقع تحت سطح البحر.
Farkettik ki dünyanın en büyük sıra dağları denizin altında uzanmaktaydı.「中央海嶺」が野球ボールの縫い目のように広がっていました
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Ainda no ano passado, acabei por subir o Monte Kilimanjaro, a montanha mais alta de Africa.
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.A nawet w zeszłym roku zdobyłem Kilimanjaro, najwyższą górę Afryki.
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Bahkan tahun lalu, akhirnya saya mendaki Gunung Kilimanjaro, gunung tertinggi di Afrika.
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Chiar anul trecut am ajuns să escaladez muntele Kilimanjaro, cel mai înalt din Africa.
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Dokonca som minulý rok vystúpil na Kilimanjaro, najvyšší vrch v Afrike.
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Dokonce loni, jsem skončil výstupem na Kilimandžáro, nejvyšší horu Afriky.
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Gerade letztes Jahr wanderte ich den Kilimanjaro hoch, den höchsten Berg in Afrika.
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Lani sem splezal na Kilimandžaro, najvišjo goro v Afriki.
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Még tavaly is, a Kilimandzsáró csúcsára menő túrán kötöttem ki, ami a legmagasabb hegy Afrikában.
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Thậm chí vào năm ngoái, tôi đã leo lên đỉnh Kilimanjaro, ngọn núi cao nhất châu Phi.
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Zo beklom ik vorig jaar Mount Kilimanjaro, de hoogste berg in Afrika.
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Ακόμα πέρσι, κατέληξα να περπατάω πάνω στο βουνό Κιλιμάντζαρο, το ψηλότερο βουνό στην Αφρική.
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.А в прошлом году я взобрался на Килиманджаро, самую высокую гору Африки.
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Дори миналата година се изкачих на Килиманджаро, най-високата планина в Африка.
Geçen sene bile,Afrika'nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Навіть минулого року, я опинився на вершині Кіліманджаро, найвищої гори Африки.
Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.A bárka pedig a hetedik hónapban, a hónak tizenhetedik napján, megfeneklett az Ararát hegyén.
Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.A koráb spočinul siedmeho mesiaca sedemnásteho dňa toho mesiaca na vrchoch Ararata.
Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.Am siebzehnten Tage des siebenten Monats ließ sich der Kasten nieder auf das Gebirge Ararat.
Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.Ðến tháng bảy , ngày mười_bảy , chiếc tàu tấp trên núi A-ra-rát .
Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.Ðến tháng bảy, ngày mười bảy, chiếc tàu tấp trên núi A-ra-rát.
Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.El día 17 del mes séptimo se asentó el arca sobre los montes de Ararat
Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.In ladja je obstala sedmi mesec, sedemnajsti dan meseca na gorovju Araratskem.
Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.În luna a şaptea, în ziua a şaptesprezecea a lunii, corabia s'a oprit pe munţii Ararat.
Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.I odpoczął korab miesiąca siódmego, siedemnastego dnia tegoż miesiąca, na górach Ararad.
Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.칠월 곧 그 달 십칠일에 방주가 아라랏 산에 머물렀으며
Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.Le septième mois, le dix-septième jour du mois, l`arche s`arrêta sur les montagnes d`Ararat.
Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.Nel settimo mese, il diciassette del mese, l'arca si posò sui monti dell'Ararat
Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.Niin arkki pysähtyi seitsemäntenä kuukautena, kuukauden seitsemäntenätoista päivänä, Araratin vuorille.