dağları ile cümle
dağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!有 聲音從 但 傳揚 、 從以法 蓮山報 禍患
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Chúng ta cần thấy được những vực sâu, những ngọn núi dưới biển, và hiểu được cuộc sống dưới biển sâu.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Dobbiamo visitare le fosse profonde, le montagne subacquee, per conoscere la vita negli abissi del mare.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.우리는 깊은 바다의 협곡, 해저 화산을 보고 깊은 바다속의 삶을 이해할 필요가 있습니다.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Látnunk kell a mély árkokat, a víz alatti hegyeket, és meg kell értenünk a mélytengeri életet.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Meidän pitää nähdä syviä hautoja, merenalaiset vuoret, ja ymmärtää elämää meren syvyyksissä.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Necesitamos ver fosas profundas, las montañas submarinas, y entender la vida en el mar profundo.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Potrebujeme vidieť hlboké priekopy, podmorské hory, a porozumieť životu v morských hĺbkach.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Precisamos de ver as valas profundas, as montanhas submarinas, e compreender a vida no mar profundo.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Trebuie să vedem gropile adânci, munţii marini, şi să înţelegem viaţa din adâncuri.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Trzeba zbadać głębokie rowy i podmorskie góry i zrozumieć życie w głębinach morskich.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Vi behöver se djuphavsgravar, bergen under vattnet och förstå oss på livet i djupen.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Videti moramo globoke jarke, podvodna gorovja, in razumeti življenje v globokem morju.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.We moeten diepzeetroggen bekijken, de onderzeese bergen, en het leven in de diepzee leren begrijpen.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Πρέπει να δούμε τις βαθιές τάφρους, τα υποθαλάσσια βουνά, και να καταλάβουμε τη ζωή στη βαθιά θάλασσα.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Трябва да видим падините, подводните планини и да разберем живота в дълбокото море.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.אנחנו צריכים לראות תעלות עמוקות, את ההרים התת-ימיים, ולהבין את החיים במעמקי הים.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.نحتاج أن نرى الخنادق العميقة، الجبال المغمورة، ونفهم الحياة في أعماق البحار.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.海の生命を理解するためにもっと探査する必要があります さて次は北極に行きましょう
Doğu Avrupa'dan Orta Asya'ya -- Kafkas Dağları boyunca, Orta Doğu,Kelet-Európától Közép-Ázsiáig -- a Kaukázuson át, a Közel-Keletet,
Doğu Avrupa'dan Orta Asya'ya -- Kafkas Dağları boyunca,ממזרח אירופה למרכז אסיה --
Dünyaya bakın. Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.Bạn sẽ không thể thấy những đẳng thức được khắc ở dốc những ngọn núi
Dünyaya bakın. Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.Nevidíte přece rovnice vyryté na stěnách hor.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.(103:6) Бездною, как одеянием, покрыл Ты ее, на горах стоят воды.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Chúa lấy vực sâu bao phủ đất như bằng cái áo, Nước thì cao hơn các núi.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Chúa lấy vực sâu bao_phủ đất như bằng cái áo , Nước thì cao hơn các núi .
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Con el océano como con vestido la cubriste; sobre las montañas estaban las aguas
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Du hadde dekket den med dype vann som med et klædebon; vannene stod over fjellene.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Engkau menyelubunginya dengan samudra raya, airnya menggenangi puncak-puncak pegunungan
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.옷으로 덮음같이 땅을 바다로 덮으시매 물이 산들 위에 섰더니
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.L'oceano l'avvolgeva come un manto, le acque coprivano le montagne
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Med djupet betäckte du henne såsom med en klädnad; uppöver bergen stodo vattnen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Mit der Tiefe deckst du es wie mit einem Kleide, und Wasser standen über den Bergen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Priepasťou si to všetko prikryl ako rúchom. Nad vrchami stály vody.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Propastí jako rouchem byl jsi ji přioděl, i nad horami stály vody.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Przepaścią jako szatą przyodziałeś ją był, tak, że wody stały nad górami.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Sinä peitit sen syvyyden vesillä kuin vaatteella: vuoria ylempänä seisoivat vedet.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu a cobriste do abismo, como dum vestido; as águas estavam sobre as montanhas.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu îl acoperisei cu adîncul cum l-ai acoperi cu o haină; apele stăteau pe munţi,
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu l`avais couverte de l`abîme comme d`un vêtement, Les eaux s`arrêtaient sur les montagnes;
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.U hebt de diepten van het water bedekt als met een kleed. Het water reikte zelfs tot boven de bergen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Verdensdybet hylled den til som en Klædning, Vandene stod over Bjerge.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Vízáradattal, mint egy ruhával borítottad be azt, a hegyek felett is vizek állottak vala.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Z valovjem si jo ogrnil kakor z odejo, čez gore so stale vode.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Με την αβυσσον, ως με ιματιον, εκαλυψας αυτην τα υδατα εσταθησαν επι των ορεων
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Покрил си я с морето* като с дреха; Водите застанаха над планините.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.תהום כלבוש כסיתו על הרים יעמדו מים׃
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.كسوتها الغمر كثوب. فوق الجبال تقف المياه.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.你 用 深 水 遮 蓋 地 面 、 猶 如 衣 裳 . 諸 水 高 過 山 嶺
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.你 用 深水 遮 蓋 地面 、 猶如 衣裳 . 諸水 高過山嶺
Evet, kısa viski, doğru yanında iskoç dağlarıdan, favori tatil yerim.Có, thấp hơn râu, ngay bên cạnh Cao nguyên Scotland, một điểm nghỉ mát ưa thích.
Evet, kısa viski, doğru yanında iskoç dağlarıdan, favori tatil yerim. İzin verir misiz bize.Da, zona mediană, exact lângă ţinuturile Scoţiei, un loc preferat de vacanţă.
Evet, kısa viski, doğru yanında iskoç dağlarıdan, favori tatil yerim. İzin verir misiz bize. Hayır, Taj.Ano, Nízké Gatì, hned vedle Skotské vysoèiny, velmi oblíbené místo na dovolenou.
Evet, kısa viski, doğru yanında iskoç dağlarıdan, favori tatil yerim. İzin verir misiz bize.Ναι, οι Κάτω Τρίχες, ακριβώς δίπλα στα Σκοτσέζικα Νησιά, ένα τέλειο μέρος για διακοπές.
Evet, kısa viski, doğru yanında iskoç dağlarıdan, favori tatil yerim.Ja, de lager snorharen, die zijn juist naast de Schotse Hooglanden Een favoriete vakantie plek.
Evet, kısa viski, doğru yanında iskoç dağlarıdan, favori tatil yerim.Ja, spodnje dlačice, takoj poleg škotskih višav. Najljubša počitniška točka.
Evet, kısa viski, doğru yanında iskoç dağlarıdan, favori tatil yerim.Sí, la nutria, que vive en las tierras altas de Escocia... un lugar de veraneo.
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Du människobarn, vänd ditt ansikte mot Israels berg och profetera mot dem
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Du Menschenkind, kehre dein Angesicht wider die Berge Israels und weissage wider sie
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü İsrail dağlarına doğru çevir ve onlara karşı peygamberlik et.Embernek fia, vesd tekintetedet Izráel hegyeire, és prófétálj ellenök: