dağları ile cümle
dağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.Nie widzimy równań wyrzeźbionych na górskich stokach.
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.Non si vedono equazioni scolpite sulle montagne.
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.No ven ecuaciones inscriptas en las montañas.
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.Nu vedeţi ecuaţii cioplite în munte.
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.Sie sehen keine Gleichungen in Berghänge eingemeißelt.
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.Vous ne verrez pas d'équations taillées sur le versant des montagnes.
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.Δε βλέπετε εξισώσεις χαραγμένες στις βουνοπλαγιές.
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.Вы не увидите уравнений, вырезанных на склонах гор.
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.Не се виждат уравнения, издълбани в планинските склонове.
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.חקוקות על צלעות ההרים.
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.متعرجة على جوانب الجبال
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.もしそうであるなら、人間が、
Dağları sağ salim aştık.Conseguimos atravessar a montanha em segurança.
Dağları sağ salim aştık.Hemos conseguido atravesar la montaña.
Dağları sağ salim aştık.Pääsimme turvallisesti vuoren läpi.
Dağları sağ salim aştık.Przeprawiliśmy się bezpiecznie pod górą.
Dağları sağ salim aştık.Siamo riusciti a uscire sani e salvi dalla montagna.
Dağları sağ salim aştık.Vi klarade oss genom berget.
Dağları sağ salim aştık.Vi klarede os gennem bjerget.
Dağları sağ salim aştık.Διασχίσαμε εύκολα το βουνό.
Dağları sağ salim aştık.Мы благополучно прошли через гору.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Apoi am poziţionat acești munți pe insulă, împrejurul acestui soi de vale centrală înverzită.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Colocamos estas montañas en la isla, alrededor de este verde valle central.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Diese "Berge" platzieren wir dann auf der Insel, wo sie ein zentrales grünes "Tal" umgeben.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.녹지계곡을 중심으로 섬의 곳곳에 산들을 배치하는 것이 였습니다.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Následne sme tieto vrchy umiestnili na ostrov, aby obklopovali akési hlavné zelené údolie.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Poi abbiamo piazzato queste montagne sull'isola, intorno a questa vallata verde centrale.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Và chúng tôi đặt những ngọn núi này trên ngôi đảo, bao quanh một cái thung lũng xanh trung tâm.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.We zetten die bergen dan op het eiland, met in het midden een groene vallei.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Έπειτα, τοποθετήσαμε τα βουνά στο νησί, όπου πλαισιώνουν μία μεγάλη πράσινη κοιλάδα.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.Затем расположить эти "горы" на острове, окружив ими подобие зелёной долины прямо по центру.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.После да поставим тези планини на острова, около този вид централна зелена долина.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.אז אנחנו ממקמים את ההרים האלה על האי, מקיפים סוג של עמק ירוק מרכזי.
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.ومن ثم وضعنا هذي الجبال على الجزيرة تحيط بهذا النوع من الوادي الأخضر المركزي
Daha sonra bu dağları adanın üstüne yerleştirdik, ve böyle merkezi bir yeşil vadiyle çevirdik.中央の緑の谷を囲むように それらの山を島に配置します
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Bo głos opowiadającego idzie od Danu, a tego, który ogłasza nieprawość, z góry Efraim.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!,Căci un glas care porneşte dela Dan şi vesteşte nenorocirea, o vesteşte dela muntele lui Efraim.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Car une voix qui part de Dan annonce la calamité, Elle la publie depuis la montagne d`Éphraïm.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Dari kota Dan, serta dari pegunungan Efraim telah datang utusan-utusan yang membawa kabar buruk
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Denn es kommt ein Geschrei von Dan her und eine böse Botschaft vom Gebirge Ephraim.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Ecco, una voce reca la notizia da Dan, si annunzia la sventura dalle montagne di Efraim
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!For en røst kommer med tidende fra Dan og varsler ondt fra Efra'ims fjell.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Från Dan höres ju en budbärare ropa, och från Efraims bergsbygd en som bådar fördärv.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Kajti glas oznanja iz Dana in proglaša nesrečo z Efraimovih gorá.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!단에서 소리를 선포하며 에브라임 산에서 재앙을 공포하는도다
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Lebo hlas oznamujúceho počuť od Dána a toho, ktorý ohlasuje neprávosť, od vrchu Efraimovho.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Mert hírmondó szava hangzik Dán felõl, és Efraim hegyérõl vészhirdetõ.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Nebo hlas oznamujícího přichází od Dan, a toho, kterýž ohlašuje nepravost, s hory Efraim.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Porque uma voz anuncia desde Dã, e proclama a calamidade desde o monte de Efraim.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Sillä kuule! Sanansaattaja Daanista, onnettomuuden julistaja Efraimin vuorilta!
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Thi hør, en Råber fra Dan, et Ulykkesbud fra Efraims Bjerge:
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Vanuit Dan en vanaf de berg Efraïm is uw oordeel aangekondigd.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Vì có tiếng đến từ đất Ðan, từ gò Ép-ra-im rao truyền tai vạ.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Vì có_tiếng đến từ đất Ðan , từ gò Ép - ra-im rao truyền tai_vạ .
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Διοτι φωνη αναγγελλει εκ του Δαν και κηρυττει θλιψιν απο του ορους Εφραιμ.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Защото глас известява от Дан И прогласява скръб от Ефремовата гора, казвайки:
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Ибо уже несется голос от Дана и гибельная весть с горы Ефремовой:
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!כי קול מגיד מדן ומשמיע און מהר אפרים׃
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!لان صوتا يخبر من دان ويسمع ببلية من جبل افرايم.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!有 聲 音 從 但 傳 揚 、 從 以 法 蓮 山 報 禍 患