dağları ile cümle
dağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Núi lố lên , trũng sụp sâu xuống chốn mà Chúa đã định cho nó .
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Núi lố lên, trũng sụp sâu xuống chốn mà Chúa đã định cho nó.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Subieron las montañas; descendieron los valles al lugar que tú estableciste para ellos
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.suindu-se pe munţi şi pogorîndu-se în văi, pînă la locul, pe care li -l hotărîsei Tu.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.vuoret kohosivat ja laaksot laskeutuivat paikkoihin, jotka sinä olit niille valmistanut.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.(Vystoupily hory, snížilo se údolí), na místo, kteréž jsi jim založil.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Vystúpily na vrchy; sostúpily do údolí na miesto, ktoré si im založil.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Wstąpiły góry, zniżyły się doliny na miejsce, któreś im założył.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.ανεβησαν εις τα ορη, κατεβησαν εις τας κοιλαδας, εις τοπον, τον οποιον διωρισας δι' αυτα
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.Издигаха се планините, снишаваха се долините. На мястото, което беше определил за тях.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.יעלו הרים ירדו בקעות אל מקום זה יסדת להם׃
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.تصعد الى الجبال. تنزل الى البقاع الى الموضع الذي اسسته لها.
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.( 諸 山 升 上 、 諸 谷 沉 下 。 〔 或 作 隨 山 上 翻 隨 谷 下 流 〕 ) 歸 你 為 他 所 安 定 之 地
Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.( 諸山 升上 、 諸谷 沉下 。 〔 或 作隨山 上翻 隨 谷 下流 〕 ) 歸 你 為 他 所 安定 之地
Dağların derinlerinde yaşadığını söylüyorlar, çünkü orada kaliteli cevher bulabiliyormuş.De säger att han bor långt uppe i bergen- -för att det finns så bra malm där.
Dağların derinlerinde yaşadığını söylüyorlar, çünkü orada kaliteli cevher bulabiliyormuş.De siger, han bor oppe i bjergene, - - fordi der er så god malm her.
Dağların derinlerinde yaşadığını söylüyorlar, çünkü orada kaliteli cevher bulabiliyormuş.Dicen que vive en la profundidad de las montañas porque allí puede conseguir hierro de gran calidad.
Dağların derinlerinde yaşadığını söylüyorlar, çünkü orada kaliteli cevher bulabiliyormuş.Dicono che vive in mezzo alle montagne, perché lì trova minerali di alta qualità.
Dağların derinlerinde yaşadığını söylüyorlar, çünkü orada kaliteli cevher bulabiliyormuş.Dizem que ele vive nas montanhas porque, aqui, arranja minério de alta qualidade.
Dağların derinlerinde yaşadığını söylüyorlar, çünkü orada kaliteli cevher bulabiliyormuş.He sanoivat, että hän asuu kaukana vuorilla- -koska sieltä saa laadukasta malmia.
Dağların derinlerinde yaşadığını söylüyorlar, çünkü orada kaliteli cevher bulabiliyormuş.Podobno mieszka daleko w górach, bo tam może zdobyć wysokogatunkowe rudy.
Dağların derinlerinde yaşadığını söylüyorlar, çünkü orada kaliteli cevher bulabiliyormuş.Λένε ότι μένει στα βουνά γιατί εκεί βρίσκει πολύ καλό μετάλλευμα.
Dağların derinlerinde yaşadığını söylüyorlar, çünkü orada kaliteli cevher bulabiliyormuş.Говорят, он живёт высоко в горах, потому что там можно найти хорошую руду.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Dia tinggal di pegunungan tepat di perbatasan Afganistan.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Er lebt oben in den Bergen, direkt an der Grenze zu Afghanistan.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Fent él a hegyekben, éppen az afgán határ mentén.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Hij leeft hoog in de bergen, op de grens met Afghanistan.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Il vit dans les montagnes, juste à la frontière avec l'Afghanistan.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Mieszka w górach, na granicy z Afganistanem.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Ông sống trên núi ngay sát biên giới với Afghanistan.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Vive arriba, en las montañas, justo en la frontera con Afganistán.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Βρίσκεται στα βουνά, στα σύνορα με το Αφγανιστάν.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Він сидить собі високо у горах, саме на кордоні з Афганістаном.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Живее високо в планините, точно на границата с Афганистан.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Он живет высоко в горах, на границе с Афганистаном.
Dağların tepesinde,E' sulle montagne, proprio al confine con l'Afghanistan.
Dağların tepesinde,아프간과의 접경지대 산속에
Dağların tepesinde,Si locuieste sus in munti,
Dağların tepesinde,והוא גבוה בהרים,
Dağların tepesinde,وهو يقطن في أعالي الجبال
Dağların tepesinde,山奥にいます
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz.Kami dapat terbang di atas gunung, gunung api, kawah bekas tabrakan.
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz.산, 화산, 크레이터 위를 날 수 있습니다.
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz.On peut survoler les montagnes, les volcans, les cratères d'impact.
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz.Podemos sobrevolar montañas, volcanes, cráteres de impacto.
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz.Possiamo volare sopra le montagne, i vulcani, i crateri da impatto.
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz.Putem zbura deasupra munților, vulcanilor, craterelor de impact.
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz. Vadilerin üstünde uçuyoruz.Przeleci nad górami, wulkanami, kraterami, nad dolinami.
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz.We kunnen over bergen, vulkanen en inslagkraters vliegen.
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz.Wir können über Berge, Vulkane, Einschlagkrater fliegen.
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz.Μπορούμε να πετάξουμε πάνω από βουνά, ηφαίστεια, κρατήρες προσκρούσεων.
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz.Мы сможем пролететь над горами, вулканами, ударными кратерами.
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz.Ние можен да летим над планини, вулкани, кратери, образувани от удари.
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz.אנחנו יכולים לטוס מעל הרים, הרי געש, מכתשים.
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz.لانه سنتمكن من التحليق فوق الجبال , والبراكين , ودوائر الإرتطام
Dağların, volkanların, etki kraterlerin üstünden uçabiliyoruz.谷の上を飛ぶことができます
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.Du ser ikke formler hugget ind i bjergsider.
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.Je ziet geen vergelijkingen gebeiteld in berghellingen.
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.방정식이 새겨져있지 않지요.
Dağların yamacına yazılı denklemler göremezsiniz.Nevidíme rovnice vytesané do horských masívov.