dağları ile cümle
dağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Büyük çoğunluğu Himalaya Dağları üzerinde bulunur.وتقع معظمها في جبال الهيمالايا.
Taebaek Dağları'nın batısındaki bölgenin adı Yŏngsŏ, dağların doğusunun adı iste Yŏngdong'dur.المنطقة الغربية من سلسلة جبال تايبايك تدعى "يونغسو" بينما تسمى المنطقة الشرقية من سلسلة الجبال "يونغدونغ".
Dağların tanrıçasıdır.آبوس: إلهة الجبال.
Kii Dağları (紀伊山地 Kii Sanchi?)"من جبال منطقة القصيم".
Türkmen dağları eteklerinde kurulmuştur.ومعناه بالتركية سكان الجبال.
Ural Dağları'nın hemen doğusunda, Miass Nehri üzerindeki.تقع المدينة على السفح الشرقي لسلسة جبال الاورال الجنوبية، على نهر مياس.
Dağların su üstünde kalan kısmı ise, Gulf of Lune (Hilal Körfezi) ile ikiye bölünmüştü.وهو في سفح الجبل الذي سال بأهله وهم نيام، وينتهي عنده ورقان.
Ormanlar başlıca dağların kuzey yamaçlarında görülür, ayrıca bozkır ortasında korular da mevcuttur.تعتبر الغابات موجودة بشكل رئيسي في المنحدرات الشمالية للجبال، كما أن هناك أيضا بساتين في وسط السهوب.
Bu geçit Güney Karpat dağlarında bulunmaktadır.تقع هذه النقاط خارج الدائرة القطبية الجنوبية.
Dağların ortalama yükseltisi deniz seviyesinden yaklaşık 1200 metreye ulaşır ve kademeli olarak azalır.يبلغ متوسِّط ارتفاع هذه الهضبة الجبلية، حوالي 1200 مترٍ، فوق مستوى سطح البحر، وتنحدِر تدريجيا.
Dağların bulunduğu alanlar nüfus açısından tenhadır.مع العلم ان الجبل خالي الان من السكان.
4 Ağustos'ta muhalifler Kürt Dağları'nın batısına ve Haffa yönüne bir saldırı başlatmışlardır.في 14 أبريل ، شن داعش هجومًا على المحور الغربي لحي القدم .
Şerefettin Dağlarına yaslanır.وإلى الجبال كيف نصبت.
Şar Dağları da bu sıradağların güneydoğusunda, Arnavutluk, Kosova ve Makedonya toprakları içinde yer alır.وتقع جبال شار في الجنوب الغربي من سلاسل الجبال السابقة في أراضي ألبانيا، ومقدونيا، وكوسوفو.
Dağların üzerinde daireler çizerek uçan kondor, özlem duyulan özgürlüğü sembolize eder.يدور الصراع في جبال الكوندور التي ترمز إلى الحرية المنتظرة.
Bergama ilçesi de Yunt Dağları'nın büyük bir kısmını içine alır.أعطانه تشمل معظم جبال أوراسيا.
Talas Ala dağları üzerinde dört büyük dağ geçitleri vardır.توجد في البر الرئيسي للبلاد أربعة نطاقات جبلية هامة.
Doğusunda Nur dağları yer alır.يرتفع جبل إيدا في الشرق.
Evliya Çelebi ise “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar.” demiştir.ويوجد فيها جبل الحمة "حمة ماكسين" قال الشاعر حميد الوافي: ولقد بحمة ماكسين ذكرتها/ أنثى ولكن ليس كالفتيات .
Balkan Dağlarının sadece güney tarafları bölgeye dahil edilebilir.وبالطبع لا يمكن الرصد من هذا المكان سوى منطقة نصف الكرة السماوية الجنوبية .
Kayra Han ilk önce bir varlık yaratmış onun aracılığı ile de yeryüzünü, dağları, vadileri meydana getirmiştir.إضافة (واو) قبل هاء الغائب في الكلمة: معوه، عندوه، في (معه، عنده)، (كنّو : كأنه)، كنو يبلو: كأنه جبل.
Hindistan, Asya'yla çarpışmaya devam ederek Himalaya Dağları'nı meydana getirmeye devam etti.واصلت شبه القارة الهندية لتصطدم بآسيا والتي شكلت جبال الهيمالايا.
Fakat önünde bir engel bulunmaktadır. Bu engeli sahada Samanlı Dağları oluşturmaktadır.A evidência para isso é o verso em que Alá diz (interpretação do significado): 'E as montanhas como estacas' .
Blue ve John Crow Dağları Ulusal Parkı, Jamaika'daki bir millî parktır.O Parque Nacional das Montanhas Blue e John Crow é um parque nacional na Jamaica.
Sülvîs(Sülbüs) ve Koyê Tariye dağları ve diğer birçok sıradağ köyün etrafında yer almaktadır.Nasce das Ered Mithrin (Montanhas Cinzentas), e das Montanhas Sombrias, até se encontrarem pouco depois.
Artık tek kurtuluş yolunun batıya doğru dağları aşmak olduğunun farkına varmışlardı.Agora era evidente que a única saída era subir as montanhas a oeste.
Bu arada, İvan Vladislav Arnavutluk ve Makedonya dağlarındaki mevkilerini pekiştirdi.Neste ínterim, João Vladislau consolidou suas posições nas montanhas da Albânia e da Macedônia.
Savaşın son üç yılını Prag'ın güneyindeki Brdy dağlarında geçirdi.Passou os últimos três anos da guerra a viver nas montanhas Brdy, a sudoeste dePraga.
Video Yeni Zelanda'da Queenstown dağlarında ve Bethells Sahili'nde film edildi.O vídeo foi filmado ao ar livre na Nova Zelândia, nas montanhas de Queenstown e na Praia de Bethells.
C. l. targia (Geyr von Schweppenburg, 1916) Sudan'ın doğusunda Sahra Çölü'nün dağlarında yaşar.C. l. targia (Geyr von Schweppenburg, 1916) — Raça predominante nas montanhas do leste do Saara até o Sudão.
Otoyo'da kuzeye dönmekte ve Shikoku Dağlarını geçmektedir.Em Otoyo vira para norte e cruza os montes Shikoku.
Ilgaz dağları.Montanhas Capixabas.
G. c. garmani (Allen, 1876) :Peru'dan kuzeybatı Arjantin'e And Dağlarında bulunurlar.G. c. garmani (Allen, 1876): Andes, do Peru ao nordeste da Argentina.
Skene New York'ta bulunan Catskill Dağları'ndaki yazlık evinde 4 Temmuz 1900 tarihinde hayatını kaybetmiştir.Skene morreu na sua casa de Verão em Catskills, Nova Iorque, a 4 de julho de 1900.
İşte kıvrım dağları, bu şekilde oluşur."As gente de monte é assim.
FSLN’nin Nikaragua’daki yönetimi eline geçirmesinden üç sene önce dağlarında öldürülmüştür.Fonseca foi morto mais tarde, nas montanhas da Nicarágua, três anos antes da FSLN tomar o poder.
Kaysersberg, Colmar'ın kuzeybatısında, Vosges dağlarının doğu yamacında uzanmaktadır.Kaysersberg está localizada a noroeste de Colmar, nas encostas orientais dos Vosges.
Pamir Dağlarının bölümlerini içermektedir.Inclui parte das Montanhas Pamir.
Hint gergedanı, eskiden Himalaya Dağlarının çevresinde çok geniş bir alanda yaşardı.Mais recentemente, Hal começou a sentir um estranho impulso de viajar para as Montanhas do Himalaia na Índia.
Dağların tanrıçasıdır.Os gigantes da montanha.
Dağlar olarak da Zagros dağlarını belirtir.Tais montanhas eram consagradas à Baco e às Musas.
Ancak hiçbirisi, Fas'ın yüksek dağlarındaki Berberîleri hüküm altına alamadılar.Contudo, nenhum deles sabe que horrores os aguardam na proibida Cidade dos Ratos.
Dağlarında herkesin yürümesi kolay değildir.Assim ela aprende que a vida nas montanhas não é fácil.
Peak District, İngiltere'de Pennine Dağları'nın sonunun en güneyinde bulunan dağlık alan.O Peak District é uma área de planalto situada na porção mais meridional dos montes Peninos, na Inglaterra.
Teton Sıradağları, Kuzey Amerika'nın Rocky Dağları kesiminde bulunan bir dağ dizisidir.A Cordilheira Teton é uma cordilheira das Montanhas Rochosas na América do Norte.
Bölge, Kırım dağlarına olan yakınlığı ve kayalık arazi nedeniyle dikkat çekicidir.A área é notável por seu terreno rochoso devido a sua proximidade das Montanhas da Crimeia.
Dağların üzerinde daireler çizerek uçan kondor, özlem duyulan özgürlüğü sembolize eder.E a luta tem que ser reiniciada, e o condor que voa nas alturas é o símbolo da desejada liberdade.
Evliya Çelebi ise “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar.” demiştir.O rabino Johanan disse: "Há montanhas, planícies e vales.
Ülkenin en yüksek noktası Mourne dağlarında 848 metre yüksekliğindeki Slieve Donard'dır.O ponto mais alto é o Slieve Donard com 849 metros na província de Montanhas Mourne.
Dağların ve vadilerin Maui'nin kardeşlerinin balığı parçaladığı sırada oluştuğu söylenir.As montanhas e vales da ilha são supostamente formados como resultado da briga dos irmãos de Maui pelo peixe.
Yenişehir'in Bilecik tarafına ve dağların eteğine düşer.Ela aparece diante de Yuna na Ruína das Trevas.
Orta ve Güney Avrupa dağlarına yayılmıştır.Distribui-se pelas zonas montanhosas do centro e do sul da Europa.
Verçenik Dağı, Kaçkar Dağları'nda zirve.As montanhas cobertas pelas cinzas de Orodruin, a Montanha da Perdição.
Kuzeydoğuda Kentei Dağları vardır.Tem montanhas a nordeste.
Hüsrev, Tizpon'un savunması için destek sağlamaya çalışmak için Susiana dağlarına kaçmıştı.O xá havia fugido para as montanhas de Susiana para tentar reunir apoio para defender sua capital Ctesifonte.
Talas Ala dağları üzerinde dört büyük dağ geçitleri vardır.O AmazonBus percorre 40 pontos turísticos manauenses.
Güneyinde Yılanlı dağları vardır.Tem montanhas a sul.
Altay Dağlarının doğusuna düşer.Nasce nas montanhas Altai.
Bunlar bölgenin en yüksek dağlarıdır.Aqui localizam-se as montanhas mais altas da província.
İlçedeki dağlar Mardin Eşiği Dağları olarak adlandırılmaktadır.A colina tradicionalmente nomeia-se por montes.