RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Yahweh spoke with you face to face on the mountain out of the midst of the fire,
İsa dağdan inince büyük bir kalabalık Onun ardından gitti.When he came down from the mountain, great multitudes followed him.
Kutsal dağda Onunla birlikte bulunduğumuz için gökten gelen bu sesi biz de işittik.We heard this voice come out of heaven when we were with him on the holy mountain.
O, dağda bir yere sığınırım ben dedi."I shall go up a mountain," he said, "which will keep me from the water."
Metiner, "Avrupa'ya mesajımız şöyle: Bizim niyetimiz dağdakı Kürt insanları öldürmek degil."Our message to Europe is that we have no intention to kill the [Kurdish] people in the mountains.
Yine de her iki dağda da 10 km'den uzun alpinizm pistleri var.However, there are more than 10km of alpine tracks on both mountains.
Sonraki zooloji araştırmalarıyla dağdaki diğer kuş türleri de bulundu.Subsequent zoological surveys found other bird species on the mountain.
Sokakta veya dağda kimseyi görmedik.We didn't see anyone in the streets or on the mountain.
Üç kayakçıdan oluşan başka bir grup dağdan aşağı iniyor.Another set of three skiers comes down the mountain.
Moravica ve Studenica nehirlerinin kaynakları bu dağdadır.The Moravica and Studenica rivers of have their headwaters at this mountain.
2010'larda, ormansızlaşma dağda büyük bir sorun haline geldi.In the 2010s, deforestation has become a major problem on the mountain.
Pleione, Yunanistan'ın Arkadya adlı güney bölgesinde, Kyllini Dağı adlı bir dağda yaşıyordu.Pleione lived in a southern region of Greece called Arcadia, on a mountain named Mount Kyllini.
Musul ve Nasibin bir kez daha ele geçirilirken, Hamdaniler dağdaki kalelere kaçtı.Once again Mosul and Nasibin were captured, while the Hamdanids fled to the mountain fortresses.
Dağdaki standart rota Kuzeydoğu sırtıdır.The standard route on the mountain is the Northeast ridge.
Otoyol dağdan inerken güneydoğu yönünde ilerlemektedir.The highway heads in a southeastern route as it descends the mountain.
Çin Budizmi'ndeki dört kutsal dağdan biridir.Es ist einer der vier dem chinesischen Buddhismus heiligen Berge.
Çiltanlar (Kırklar)da Kayberenler gibi dağda yaşayıp hayvanları korurlardı.Thun Sie wie ich: Blicken Sie auf zu den Bergen, von denen Hilfe und Heil kommt!
Nif Dağı, Antik Çağ'da Olimpos adını taşımış 19 dağdan biridir.Der Nif Dağı ist einer der Berge, die in der Antike den Namen Olympos trugen.
Ardından gerillalarıyla tanışmak için dağdaki eğitim kampına doğru yol alır.Später besucht er die Bergschule, um selbst Steiger zu werden.
1. yüzyılda Romalılar bu dağda kamp kurup şehri kuşatmıştır.Bereits im 1. Jahrhundert bauten die Römer hier eine Festung in die Felsen.
Musalara ait iki önemli havuz Aganippe ve Hippocrene'e bu dağda bulunurdu.Die zwei Quellen Aganippe und Hippokrene befinden sich in dem Gebirge.
Dağdaki cüceler sevinçle karşılamıştır.In den Bergen hört man Majas Freudengesang.
Dağda mahsur kalmıştır ve aylardır orada yaşamaktadır.An dem schönen Tage will er hinauslaufen und auf einem Berge den Sonnenuntergang abwarten.
Köy adını,eteğinde kurulduğu dağdan almaktadır.Die Siedlung ist nach dem Berg benannt, auf dem sie liegt.
Bunu duyan Kratos, acılarını dindirmek için kendini yüksek bir dağdan Ege Denizi'ne atarak intihar eder.Von den Göttern enttäuscht, stürzt sich Kratos von einer hohen Klippe ins Meer, um sich das Leben zu nehmen.
Bu dağda 500'den fazla mağara bulunuyordu ve bunlar birbirine tüneller yoluyla bağlanıyordu.Cette montagne comprenait quelque 500 grottes calcaires, connectées entre elles par des tunnels.
Bu dağdan çıkan lavlar Van Gölü’ne kadar akmıştır.À quelle distance de la vile se trouve cette montagne?..." .
Yıldızeli ilçesi adını bu dağdan almıştır.L'exclave reçoit son nom de cette montagne.
Dağdan mı?La Sinistra ?
Sonraki zoolojik araştırmalarla dağdaki diğer kuş türleri de keşfedilmiştir.La découverte de Meston incita d’autres explorateurs à rechercher l’oiseau doré sur la même montagne.
Dağda bir çatışma sırasında ölmüştür.Il mourut dans un accident de montagne.
Bazı tilkilerin bu dağda yaşadığını biliyor muydun?¿Sabías que en esta montaña viven zorros?
O, dağdan geri dönmedi.No ha vuelto de la montaña.
Bu dağda tilkilerin yaşadığını biliyor muydun?¿Sabías que en esta montaña viven zorros?
“Yedi Kuday” emirlerinde bulunan “Yayuçı”larla berâber bu dağda yaşarlar.Contiene siete montañas nevadas, llamadas las siete hermanas (de syv søstre).
Bu durumda akarsu dağdan daha eskidir.La olita es más grande que la montaña.
Dağdan mı?Desde la montaña.
Köyün suyu dağdan su getirilerek, su deposu yoluyla evlerin musluklarına kadar basılmaktadır.Antes de manar a la luz, el agua es bombeada hasta el depósito de abastecimiento del pueblo.
O, dağdan geri dönmedi.Non è tornato dalla montagna.
Bu durumda akarsu dağdan daha eskidir.Più veloce della mia ala fu la Morte.
Daha sonra dağdaki bir eşkıyanın yanında tekrar karşılaşan Memo ve Sülo yine birbirine düşer.Con la gionta del Monte del Oro nouamente ritrouato.
Bu kardeşler dağda yaşamaktan sıkılmış ve yerleşmeye geçmek istemişler.Gli abitanti della collina videro distrutte le loro case e dovettero trasferirsi in pianura.
Dağda mahsur kalmıştır ve aylardır orada yaşamaktadır.На протяжении дальнейшего пребывания в горах он то появлялся, то исчезал.
Dağdan mı?Купить луну?
“Yedi Kuday” emirlerinde bulunan “Yayuçı”larla berâber bu dağda yaşarlar.От его рыка содрогнулись горы, семь скал семь раз отозвались, камни на склоне горы сдвинулись и покатились.
Yaylaları; Kayaaltı, Koçpınarı adını yanında bulunmuş olduğu dağdan almıştır.Удалившись в горы и поселившись в пещере, он молился за изгнавших его.
Taşıyabileceği iri ve ince malzemeleri (süprüntü-kum, kil silt, çakıl) dağdan aşağı taşır.قوڭۇر تاغ, Қоңур Тағ — «коричневая гора», кит. упр.
Çin Budizmi'ndeki dört kutsal dağdan biridir.На западе провинции Сычуань расположены горы Эмэйшань — одна из четырёх священных гор китайских буддистов.
Dağda bazı buzullar vardır.В горной части имеются заросли кустарников.
Ayrıca bu dağda çeşitli av da yapılır.Кроме того, в этом районе много различных гор.
Kısa bir süre sonra dağdan büyük bir patlama geldi.Однажды где-то в горах разбился самолёт.
Rüzgârlar, gündüzleri vadiden dağa doğru, geceleri ise dağdan vadiye doğru eser.Днём ветер дует вверх по долине и склонам, а ночью, наоборот, — с гор в долину и вниз в сторону равнины.
Dağdan kapılar açılmış ve üzerlerine cehennem ateşi yağdırılmış, bunun için yenilmişler.ولقد قاده في زيارة للمحكوم عليهم بالعذاب الأبدي في الجحيم، وصعد به فيما بعد، إلى جبل المطهر لغاية الفردوس.
Dağda geçirdiği yedi yıl sonra sonrasında öğrencileri olan yedi kişiyle karşılaşır.وهو آخر من تختتم به زيارة سبعة رجال.
“Yedi Kuday” emirlerinde bulunan “Yayuçı”larla berâber bu dağda yaşarlar.Sob o registro, sete cidades fortificadas são descritas, com seus dentro da muralha.
Dağda bir çatışma sırasında ölmüştür.Morreu em um acidente durante uma caminhada em montanha.
Felsefe, bugüne dek anladığım yaşadığım gibisi, yüksek dağda, buz içinde gönüllü yaşamaktır.”Algumas delas: "A filosofia é o exílio voluntário entre montanhas geladas."
Dağda yaşayan canlıların bir kısmı o bölgeye endemiktir.Algumas das plantas que se encontram na montanha são endémicas.
“Yedi Kuday” emirlerinde bulunan “Yayuçı”larla berâber bu dağda yaşarlar.In de mangroven staan er zeven soorten te boek die behoren tot zeven verschillende geslachten.
Dağdan kapılar açılmış ve üzerlerine cehennem ateşi yağdırılmış, bunun için yenilmişler.Zij konden slechts de verkoolde lichamen bergen, nadat een graafmachine het vuur had afgedekt met zand.