Dağa kayak yapmaya gideceğiniz zaman ise arabaya eşyalarınız için farklı aksesuarlar alabilirsiniz.それに備えた 装備品をつけるでしょう その間 ジップカーでは
Dağa tam bir kaos yaşanıyordu. Duyduklarımız şaşırtıcıydı ve pek çoğu birbiriyle çelişiyordu.Teljes zűrzavar volt a hegyen; a hírek zavarosak voltak, többségük ellentmondásos.
Dağa tam bir kaos yaşanıyordu. Duyduklarımız şaşırtıcıydı ve pek çoğu birbiriyle çelişiyordu.На горі було повне сум'яття; усі розповіді були сплутаними, більшість із них суперечили одна одній.
Dağa tam bir kaos yaşanıyordu.Era o confuzie totală pe munte.
Dağa tam bir kaos yaşanıyordu.Er was totale verwarring op de berg.
Dağa tam bir kaos yaşanıyordu.Es gab ein komplettes Durcheinander auf dem Berg.
Dağa tam bir kaos yaşanıyordu.Había mucha confusión en la montaña.
Dağa tam bir kaos yaşanıyordu.Il régnait une confusion totale sur la montagne.
Dağa tam bir kaos yaşanıyordu.Không ai biết vì sao.
Dağa tam bir kaos yaşanıyordu.Na górze panował totalny chaos.
Dağa tam bir kaos yaşanıyordu.Na hore vládol totálny zmätok.
Dağa tam bir kaos yaşanıyordu.Sulla montagna regnava il caos totale.
Dağa tam bir kaos yaşanıyordu.На горе была полная неразбериха.
Dağa tam bir kaos yaşanıyordu.На планината цареше пълно объркване.
Dağa tırmanmak için bunu giymesi gerekirdi.Esto debí dárselo a Kousaku ya que ha ido a la montaña.
Dağa tırmanmak için bunu giymesi gerekirdi.Ty nigdy nie zachowujesz się, jak prawdziwy rodzic.
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.Ahora mismo se detendrá en Nob y agitará su mano contra el monte de la hija de Sion, la colina de Jerusalén
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.Allerede samme dag står han i Nob; da svinger han sin hånd mot Sions datters berg, mot Jerusalem-haugen.
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.Ännu samma dag står han i Nob; han lyfter sin hand mot dottern Sions berg, mot Jerusalems höjd.
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.Endnu i Dag står han i Nob; han svinger Hånden mod Zions Datters Bjerg, Jerusalems Høj -
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.Ešte dnes v Nobe zastáť! Pohrozí svojou rukou vrchu dcéry Siona, pahrbku Jeruzalema.
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.g Nóbba [megyen] ma, hogy ott megálljon, és emeli már kezét Sion leányának hegye és Jeruzsálemnek halma ellen!
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.Hari ini musuh berada di kota Nob, dan di sana mereka mengepalkan tinju ke arah Bukit Sion, ke kota Yerusalem
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.Hoje mesmo parará em Nobe; sacudirá o punho contra o monte da filha de Sião, o outeiro de Jerusalém.
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.Încă o zi de oprire la Nob, şi ameninţă cu mîna lui muntele fiicei Sionului, dealul Ierusalimului.
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.Ještě téhož dne zastavě se v Nobe, pohrozí rukou svou hoře dcery Sionské, pahrbku Jeruzalémskému.
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.이 날에 그가 놉에서 쉬고 딸 시온 산 곧 예루살렘 산을 향하여 그 손을 흔들리로다
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.Še danes se ustavi v Nobu, že zavihti roko svojo proti gori hčere sionske, proti hribu jeruzalemskemu. –
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.Еще день простоит он в Нове; грозит рукою своею горе Сиону, холму Иерусалимскому.
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.И като предстои само днес в Ноб. Ще помаха с ръката си към хълма на сионовата дъщеря, Към хълма на Ерусалим.
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.עוד היום בנב לעמד ינפף ידו הר בית ציון גבעת ירושלם׃
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.اليوم يقف في نوب. يهز يده على جبل بنت صهيون اكمة اورشليم
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.當 那 日 、 亞 述 王 要 在 挪 伯 歇 兵 . 向 錫 安 女 子 的 山 、 就 是 耶 路 撒 冷 的 山 、 掄 手 攻 他
Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.當那日 、 亞述 王 要 在 挪伯歇兵 . 向 錫安 女子 的 山 、 就是 耶路撒冷 的 山 、 掄手 攻 他
En başta ihtiyaç duyacağınız şey, iyi bir kelime dağarcığıdır.Aprender Inglês demanda tempo e paciência.
En başta ihtiyaç duyacağınız şey, iyi bir kelime dağarcığıdır.처음에 여러분이 필요한 가장 중요한 것은
En başta ihtiyaç duyacağınız şey, iyi bir kelime dağarcığıdır.Le plus important, au début, est d'acquérir du vocabulaire.
En başta ihtiyaç duyacağınız şey, iyi bir kelime dağarcığıdır.Najważniejszą rzeczą, jakiej potrzebujesz na początek jest odpowiednie słownictwo.
En başta ihtiyaç duyacağınız şey, iyi bir kelime dağarcığıdır.Sin palabras, usted no tiene nada con que trabajar.
En başta ihtiyaç duyacağınız şey, iyi bir kelime dağarcığıdır.Zonder woorden, kunt u niet beginnen.
En başta ihtiyaç duyacağınız şey, iyi bir kelime dağarcığıdır.Το πιο σημαντικό στην αρχή είναι να αποκτήσετε λεξιλόγιο.
En başta ihtiyaç duyacağınız şey, iyi bir kelime dağarcığıdır.أهم شيء ستحتاجه فى البداية حصيلة جيدة من الكلمات
En başta ihtiyaç duyacağınız şey, iyi bir kelime dağarcığıdır.十分な語彙です 単語なしでは何もできません
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum. Canım isterse, tırmanak, tezahuratsız.Chci vylézt na horu nejvyšší, vyšplhat, ať nikdo neslyší.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.Chcę dosięgnąć najwyższej góry, wspiąć się, jeśli zechcę, bez krzyku.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.Chci vylézt na horu nejvyšší, vyšplhat, ať nikdo neslyší.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.El akarok jutni a legmagasabb hegyre, megmászom, ha úgy akarom, mindenféle ujjongás nélkül.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.Haluan saavuttaa korkeimmat vuoret, kiivetä ja unohtaa kaikki huolet.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.Ich will den größten Berg erreichen. Klettern, ganz in Ruhe.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.Ik wil de hoogste bergtop bereiken. Klimmen, als ik wil, zonder al het geschreeuw.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.I want to reach the greatest mountain, climb, if I want, without all the shouting.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.I want to reach the greatest mountain, climb, if I want, without all the shouting.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.Jag vill nå upp till de högsta bergen. Klättra, om jag vill, utan allt skrik.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.Je veux atteindre le plus haut sommet. Grimper, sans crier, tout en haut.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.난 가끔은 가장 높은 산에 올라 아무 소리 없이 있고 싶어요.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.Voglio raggiungere la montagna più grande, scalarla, se ne ho voglia, senza clamore.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.Хочу покорить высочайшую гору. Взобраться наверх без лишних слов.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.أريد أن أصل إلى أعلى الجبال، أتسلق، إذا أردت ذلك، بدون أي صياح.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.登りたきゃ登る 何も言わずに 知りたいのは
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, Canım isterse, tırmanmak, tezahuratsız.Chci vylézt na horu nejvyšší, vyšplhat, ať nikdo neslyší.