Ana içeriğe geç
Sözlük

dağ ile cümle

dağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Köy dağlarda yüksekte bulunmaktadır.The village is located high up in the mountains.
Bütün dağ sonbaharda renk değiştirir.The entire mountain changes color in autumn.
O, dağa tırmanmayı başardı.He managed to climb the mountain.
Ekvator'un başkenti Pichincha'nın dağlık ilinde, Quito'dur.The capital of Ecuador is Quito, in the mountainous province of Pichincha.
Biz şu dağa tırmanmak istiyoruz.We'd like to climb that mountain.
Şu dağa tırmanmak istiyoruz.We'd like to climb that mountain.
Musa ilahi emirleri taşıyan dağdan indi.Moses came down from the mountain bearing divine commandments.
Ben dağlarda bir yürüyüş yaptım.I took a walk in the mountains.
Buradan Fuji Dağı görülebilir.From here, one can view Mt. Fuji.
Erkek kardeşim Fuji dağına hiç tırmanmadı.My brother has never climbed Mt. Fuji.
Sonunda dağın tepesine ulaştık.Finally, we reached the top of the mountain.
Dağlarda bir evim var.I have a house in the mountains.
Dağıtıcılar olağanüstü bir pay istiyorlar.The distributors are asking for an exceptional margin.
Bir hafta içinde teröristler dağlardan inecekler.The terrorists will come down from the mountains in a week.
Yağmurda ve karda bile dağ tırmanışından zevk alırım.Even in rain and snow I enjoy mountain-climbing.
Dağlarda ağaçlar keser.He cuts down trees in the mountains.
Şu yüksek dağa bak.Look at this high mountain.
Bu yüksek dağa bak.Look at this high mountain.
Biz bu dağa Tsurugidake diyoruz.We call this mountain Tsurugidake.
O, onunla birlikte dağa tırmanmaya giderdi.She used to go mountain climbing with him.
Hava çok rüzgarlı ve saçım dağıldı.It's very windy and my hair got messed up.
Kışın o dağa tırmanmak aptalca olurdu.It would be stupid to climb that mountain in the winter.
Kışın böyle yüksek bir dağa tırmanmamalısın.You shouldn't climb such a high mountain in the winter.
Kışın öyle yüksek bir dağa tırmanmasaydın iyi olurdu.It would be better if you didn't climb such a high mountain in the winter.
Bisikletimi çaldın ve şimdi ben senin ağzını burnunu dağıtacağım.You stole my bike, and now I'm going to break your face.
Eğer dağda kar yağarsa, vadide hava soğuktur.If it snows on the mountain, it is cold in the valley.
Her zaman Fuji Dağı'na tırmanmak istedim.I've always wanted to climb Mt. Fuji.
Ben her zaman dağlarda küçük bir otel işletmeyi düşündüm.I've always wanted to run a small hotel in the mountains.
Dağ yeşildir.The mountain is green.
O ülkede en yüksek dağın adı nedir?What's the name of the highest mountain in that country?
Ubuntu ünlü bir Linux dağıtımıdır.Ubuntu is a popular Linux distribution.
Tom dağlarda saklanıyordu.Tom was hiding in the mountains.
Tom dağlara doğru işaret etti.Tom pointed towards the mountain.
Tom kartları dağıttı.Tom dealt the cards.
Tom birkaç yıl önce Fuji Dağı'na tırmandı.Tom climbed Mt. Fuji a few years ago.
Tom buradaki sıcak ve bunaltıcı yazlara dayanamıyor bu yüzden dağlara gidiyor.Tom can't stand the hot and muggy summers here, so he heads for the mountains.
Tom Mary ile birlikte dağa tırmanmaya giderdi.Tom used to go mountain climbing with Mary.
Tom Mary'nin dağlara ya da plaja gelip gelmiyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know if Mary will go to the mountains or to the beach.
Tom ve Mary gelecek yaz Fuji Dağı'na tırmanacaklar.Tom and Mary are going to climb Mt. Fuji next summer.
Sovyetler Birliği 1991 yılında dağılmıştır.The Soviet Union dissolved in 1991.
Sabah saatin beşinde dağınık ve bakımsız olmamı umarım kimse önemsemez.I hope nobody minds my being straggly and unkempt at five in the morning.
Onun ve Mary'nin Fuji dağına tırmandıkları zamanı Tom'un bana anlattığını hatırlıyorum.I remember Tom telling me about the time he and Mary had climbed Mt. Fuji.
Bu dağdaki manzara çok güzel.The scenery at this mountain is very beautiful.
Gazeteci çocuk hava nasıl olursa olsun gazeteleri dağıtır.The newspaper boy delivers newspapers no matter what the weather is like.
Güneşli bir hafta sonu bir dağ kaçamağı için mükemmeldir.A sunny weekend is perfect for a mountain getaway.
O dağa tırmanmak çok kolaydı.Climbing that mountain was a piece of cake.
O dağa tırmanmak çok oyuncağıydı.Climbing that mountain was a piece of cake.
Dağcı, bir kurt gibi açtı.The mountaineer was hungry as a wolf.
Dağcı bir kurt kadar açtı.The mountaineer was as hungry as a wolf.
Tom onun beynini dağıtmadan önce Mary'ye dizinden ateş etmiştiTom shot Mary in the knee before he blew her brains out.
Tom ve Mary dağlarda birkaç gün geçirmek istedi.Tom and Mary wanted to spend a few days in the mountains.
Buradan Fuji Dağı'nı göremezsiniz.You can't see Mt. Fuji from here.
Ben Fuji dağına üç kez tırmandım.I scaled Mt. Fuji three times.
Bazı insanlar denizi daha çok sever, diğerleri dağları daha çok sever.Some people like the sea more, others like the mountains more.
Yazı dağlarda geçirmek güzel olurdu.It would be nice to spend the summer in the mountains.
Onun dikkati dağılmış.He is distracted.
Dağın tepesi, yaklaşık olarak deniz seviyesinin 2000 metre üzerindedir.The summit of the mountain is about 2000 meters above sea level.
Şehir bir dağın eteğinde yer almaktadır.This city lies at the base of a mountain.
Tom şimdi dağlarda saklanıyor.Tom is now hiding in the mountains.
Kocam ve ben birlikte dağ tırmanışına giderdik.My hubby and I used to go mountain climbing together.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod