Ana içeriğe geç
Sözlük

dağ ile cümle

dağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Dünyanın en yüksek dağı hangisi?What's the world's highest mountain?
Dünyadaki en yüksek dağ hangisi?What's the highest mountain in the world?
Ben dağları, deniz kenarına tercih ederim.I prefer the mountains to the seashore.
Kitaplar odanın etrafına dağılmıştı.Books are scattered around the room.
Dağı sever misin?Do you like the mountain?
Kuzey Amerika'daki en yüksek dağ hangisidir?What is the tallest mountain in North America?
Dağlar kadar fark var.There is a big difference.
Dağlarda yürüyüşü seviyorum.I like hiking in the mountains.
Geçen hafta sonu piknik için dağlara gittim.Last weekend I went for a picnic in the mountains.
Bu sadece buz dağının görünen kısmı mı?Is this just the tip of the iceberg?
Missouri'nin hem dağları hem de ovaları vardır.Missouri has both mountains and plains.
Birçok insan, Rushmore dağını görmek için Güney Dakota'ya gider.Many people go to South Dakota to see Mount Rushmore.
Fuji dağı Japonya'nın en ünlü dağıdır.Mt. Fuji is Japan's most famous mountain.
Onun evi dağın eteğinde.Her house is at the foot of the mountain.
Tom kartları kesti ve dağıtmaya başladı.Tom cut the cards and started dealing.
Tom dağlarda üç gün kaldı.Tom survived three days in the mountains.
Tom'un Mary tarafından dikkati dağıtıldı.Tom was distracted by Mary.
Tom dağınık, değil mi?Tom is scruffy, isn't he?
Oda çok dağınıktı.The room was very untidy.
Bu, manzarasıyla ünlü bir dağdır.This is a mountain famous for its scenery.
Fuji Dağına bir kez daha tırmanmak istiyorum.I'd like to climb Mt. Fuji once again.
Ben dağlarda yürümekten hoşlanırım.I like to hike in the mountains.
Her yere dağılmış boş teneke kutular vardı.There were empty cans scattered all over the place.
Kent, kıyı bölgesi ve komşu dağlar arasındaki sınırda yer alıyor.The city lies on the border of the coastal area and the neighboring highland.
Önümüzdeki pazartesiden önce her şeyi dağıtmak için elimizden geleni yapacağız.We'll do our best to deliver everything before next Monday.
Dikkatimi dağıtmayı bırak.Stop distracting me.
Dağ tırmanışına gitmek istiyorum.I want to go mountain climbing.
Birçok renk ve boyutlarda kristaller onun masasının karşısında dağıldı.Crystals of many colors and sizes were scattered across his desk.
Senin el yazın dağınık.Your handwriting is messy.
Tornado zarar vermeden dağıldı.The tornado dissipated without harm.
Haritalar tüm askerlere dağıtıldı.Maps were distributed to all the soldiers.
Onların dikkatini dağıtmasına izin verme.Don't let them distract you.
Onun senin dikkatini dağıtmasına izin verme.Don't let him distract you.
Tom dağa tırmanmaktan zevk alır.Tom enjoys mountain climbing.
Tom gazeteleri dağıtır.Tom delivers newspapers.
Fuji Dağı gün batımında muhteşem görünüyor.Mt. Fuji looks spectacular at sunset.
Dan Linda'yı kaçırmak için polisin dikkatini dağıtmaya çalıştı.Dan tried to distract the police to let Linda escape.
Son zamanlarda düşen kar, dağı beyaza boyadı, bu gerçekten güzel.The snow that fell recently has coloured the mountain white, it is truly beautiful.
Dağın zirvesine ulaşmayı başardılar, ama geri inerken bir kaza geçirdiler.They succeeded in reaching the mountain summit, but had an accident when coming back down.
Galileo ilk önce Ay'da Dünya'daki gibi dağlar bulunduğunu keşfetti.Galileo first discovered that the Moon had mountains just like Earth.
Tom bu dağa üç kez tırmandığını söylüyor.Tom says he's climbed this mountain three times.
Yarın sabah dağıtılacak.It'll be delivered tomorrow morning.
Tom Mary'nin kaçabilmesi için polisin dikkatini dağıtmaya çalıştı.Tom tried to distract the police so Mary could escape.
Tom Mary kaçabilsin diye polisin dikkatini dağıtmaya çalıştı.Tom tried to distract the police so Mary could escape.
Hemen her hafta sonu dağcılık yapmaya gideriz.We go mountain climbing almost every weekend.
O, bu dağ silsilesinde tek şelaledir.It's the only waterfall in this mountain range.
Bu çok dikkat dağıtıcı.It's very distracting.
Bu dağdan inmek yaklaşık üç saat alacaktır.Getting down this mountain will take about three hours.
Tom, içip efkarını dağıtmaya çalıştı.Tom tried to drink his problems away.
Herhangi bir şey dağıtmadım.I didn't hand out anything.
Açık bir günde buradan Fuji dağını görebilirsiniz.On a clear day, you can see Mt. Fuji from here.
Mont Blanc Alpler'de en yüksek dağdır.The Mont Blanc is the highest mountain in the Alps.
Dağın tepesinde bir türbe vardır.There is a shrine atop the mountain.
Dağın tepesinde bir tapınak vardır.There is a shrine atop the mountain.
Everest Dağının yüksekliği ne kadar?How high is Mount Everest?
Tom'un odası çok dağınık.Tom's room is very messy.
Yüksek bir dağın zirvesinde hava çok incedir.The air is very thin at the top of a high mountain.
Almanya'daki en yüksek dağın adı nedir?What's the name of the highest mountain in Germany?
Gün doğumunu tam zamanında görmek için dağın tepesine gittik.We made it to the top of the mountain just in time to see the sunrise.
Gün gri ve dağlarda çok kar var.The day is gray and there is much snow in the mountains.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dağ ile cümle - Sayfa 12 - dağ kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App