Ana içeriğe geç
Sözlük

dağıtma ile cümle

dağıtma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Mieli też trochę rybek, które pobłogosławiwszy, kazał i one przed lud kłaść.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Môn đồ cũng có mấy con cá nhỏ; Ðức Chúa Jêsus tạ ơn rồi, cũng khiến đem phân phát như vậy.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Môn_đồ cũng có mấy con cá nhỏ ; Ðức_Chúa_Jêsus tạ ơn rồi , cũng khiến đem phân_phát như_vậy .
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Og de hadde nogen få småfisker, og han velsignet dem og bød at også de skulde deles ut.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Og de havde nogle få Småfisk; og han velsignede dem og sagde, af også disse skulde lægges for.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.También tenían unos pocos pescaditos. Y después de bendecirlos, él mandó que también los sirviesen
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Tinham também alguns peixinhos, os quais ele abençoou, e mandou que estes também fossem distribuídos.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Und hatten ein wenig Fischlein; und er dankte und hieß die auch vortragen.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Volt egy kevés haluk is. És hálákat adván mondá, hogy tegyék eléjök azokat is.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Ειχον και ολιγα οψαρακια και ευλογησας ειπε να βαλωσι και αυτα.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Было у них и немного рыбок: благословив, Он велел раздать и их.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.І мали рибок кілька; й поблагословивши, казав покласти й те.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.ויהי להם מעט דגים קטנים ויברך ויאמר לשום לפניהם גם את אלה׃
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.وكان معهم قليل من صغار السمك. فبارك وقال ان يقدموا هذه ايضا.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.又 有 幾 條 小 魚 . 耶 穌 祝 了 福 、 就 吩 咐 也 擺 在 眾 人 面 前
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.又 有 幾條 小魚.耶穌祝 了 福 、 就 吩咐 也 擺在 眾人 面前
Bir kez daha, burada sadece dağıtma özelliği kullanacağız.Igen skal vi bruge den distributive lov og gange ind i parentesen.
Bir kez daha, burada sadece dağıtma özelliği kullanacağız.이 식에도 분배법칙을 적용해보죠
Bir kez daha, burada sadece dağıtma özelliği kullanacağız.Takže znovu, pouze zde využijeme distributivní zákon.
Bir kez daha, burada sadece dağıtma özelliği kullanacağız.Още веднъж, ние просто ще направим разпределителното свойство тук.
Bir kez daha, burada sadece dağıtma özelliği kullanacağız.اذاً مرة اخرى، سوف نستخدم خاصية التوزيع هنا
Bir komiser muavini, sokağın karşısında duran Müslüman'ları dağıtmaya çalışıyordu.Dieser Seargant kam heraus und versuchte die Muslime zu verscheuchen.
Bir komiser muavini, sokağın karşısında duran Müslüman'ları dağıtmaya çalışıyordu.상사-그 밖으로 나온 하 고 이슬람교도 추격 하려고 누가 길 건너 서 있었다.
Bir komiser muavini, sokağın karşısında duran Müslüman'ları dağıtmaya çalışıyordu.كان هناك جراح - خرج وحاول طرد المسلمين الذين كانوا واقفين على جانب الشارع.
Bir satır kart dağıtmayı deneניסיון לסדר מחדש שורה של קלפים
Bu biraz da problem yaratan bir yol kesendi çünkü polis sürekli biriken kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu.A creat un ambuteiaj, ceea ce a fost problematic pentru ca politia tot incerca sa elibereze zona de multime.
Bu biraz da problem yaratan bir yol kesendi çünkü polis sürekli biriken kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu.Fermava il traffico, il che è stato problematico perchè la polizia doveva continuamente disperdere la folla.
Bu biraz da problem yaratan bir yol kesendi çünkü polis sürekli biriken kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu.Fez parar o trânsito, o que foi problemático porque a polícia ia tentando afastar as multidões.
Bu biraz da problem yaratan bir yol kesendi çünkü polis sürekli biriken kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu.사람들이 지나가다가 모두 서서 쳐다보는게 문제가 조금 되기는 했었습니다. 왜냐면 계속 경찰들이 사람들을 해산 시켰어야 했거든요.
Bu biraz da problem yaratan bir yol kesendi çünkü polis sürekli biriken kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu.Les gens s'arrêtaient, ce qui était un problème parce que la police s'évertuait à disperser la foule.
Bu biraz da problem yaratan bir yol kesendi çünkü polis sürekli biriken kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu.Na chodnikach powstał korek co było problemem ponieważ policja ciągle próbowała rozpędzić tłumy.
Bu biraz da problem yaratan bir yol kesendi çünkü polis sürekli biriken kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu.Tác phẩm ít nhiều làm tắc đường, và gây nhiều khó khăn bởi cánh sát phải liên tục giải tán đám đông.
Bu biraz da problem yaratan bir yol kesendi çünkü polis sürekli biriken kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu.זה גרם לעיכובי תנועה, מה שהיה בעייתי כי המשטרה ניסתה לפזר את הקהל שנעמד וצפה.
Bu biraz da problem yaratan bir yol kesendi çünkü polis sürekli biriken kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu.هذا كان نوعا ما نهاية للطريق, والذي سبب شاكلة لأن البوليس ظل يحاول ان يفرق التجمعات
Bu biraz da problem yaratan bir yol kesendi çünkü polis sürekli biriken kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu.警察は群集の交通整理をしなければいけなかったのですから しかしとても楽しかったのです 私にとってパフォーマンスをすることはすばらしいことでした
Bu bir eksi olsaydı eksi işareti parantez içine dağıtmamız gerekirdi ancak değil. .Als dit een min zou zijn dan hadden we het minteken moeten verspreiden, maar het is geen minteken.
Bu bir eksi olsaydı eksi işareti parantez içine dağıtmamız gerekirdi ancak değil. .-- hvis der var et minustegn her, skulle vi ændre fortegn i den anden parentes, men det er der ikke.
Bu bir eksi olsaydı eksi işareti parantez içine dağıtmamız gerekirdi ancak değil. .Jeśli tu byłby minus to wtedy musielibyśmy rozdzielić znak ujemny, ale tak nie jest.
Bu bir eksi olsaydı eksi işareti parantez içine dağıtmamız gerekirdi ancak değil. .Kdyby to bylo minus, přenesli bychom znaménko minus, ale ono není.
Bu bir eksi olsaydı eksi işareti parantez içine dağıtmamız gerekirdi ancak değil. .괄호 앞에 - 가 있었다면 음의 부호를 분배하여 곱해야 했겠지만 여기서는 아닙니다
Bu bir eksi olsaydı eksi işareti parantez içine dağıtmamız gerekirdi ancak değil. .Ако това беше минус, тогава ние трябваше да разпределим отрицателния знак, но то не е.
Bu bir eksi olsaydı eksi işareti parantez içine dağıtmamız gerekirdi ancak değil. .Якщо б тут стояв мінус, ми повинні б були змінити знак, але за дужками плюс.
Bu bir eksi olsaydı eksi işareti parantez içine dağıtmamız gerekirdi ancak değil. .اذا كانت هذه عملية طرح فسكون علينا ان نوزع الاشارة السالبة، لكنها ليست كذلك
Bu çarpmada dağıtma özelliğinin tanımından gelir. -그냥 7이라고 하자면, 아마 당신은 7x8x-7x5 라고 했을 겁니다
Bu çarpmada dağıtma özelliğinin tanımından gelir. -7 krát 8x minus 7 krát 5 (nebo minus 5 krát 7).
Bu çarpmada dağıtma özelliğinin tanımından gelir. -اذا كان هذا كالعدد 7 مثلاً، فنقول، حسناً، ان هذا سيكون 7 × 8x - 7 × 5 او -5 × 7
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Admettons que vous deviez rendre la justice dans ce procès.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Andaikan kalian memutuskan keadilan untuk kasus ini.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Forestil jer, I besluttede retfærdigheden i denne sag.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Giả sử bạn đang xem xét công bằng cho vụ kiện này.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.여러분이 이 사건의 정의를 판가름하고 있다고 생각해보세요.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Nehmen wir an, Sie haben über die Gerechtigkeit in diesem Fall zu entscheiden.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Předpokládejme, že rozhodujete tento případ.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Presupunem ca trebuia sa decideti asupra dreptatii in acest caz.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Stel je voor dat jij beslist wat juist is in deze zaak.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Suponham que tinham que decidir a justiça deste processo.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Supponete di essere voi a decidere cosa è giusto in questo caso.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Tegyük fel, hogy igazságot kell tenniük ebben az ügyben.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Ustedes estaban impartiendo justicia en este caso.
Bu davada adalet dağıtma yetkisi sizde olsun, diyelim.Załóżmy, że wydajesz wyrok w tej sprawie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod